Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Cumhurbaşkanlığı bağış kabul eder mi?

21 Eylül 2020

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İletişim Başkanlığı kararnamesinde esaslı değişiklikler yaptı.

İletişim Başkanlığı'na, “stratejik iletişim ve kriz yönetimine ilişkin politikaları belirlemek, bu kapsamda ulusal ve uluslararası alanda yürütülecek faaliyetlerde tüm kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak” görevi verdi.

Yeni görev için bir de daire başkanlığı kuruldu. Daire başkanlığına tanımlanan yeni görevler tartışma başlattı. Algı operasyon merkezi kurulmasından, yeni ve ağır bir sansür sisteminin geldiğine kadar.

İktidara yakın medya siteleri derhal savunmaya geçti. Onlara göre tek amaç, dezenformasyon ve manipülasyonla mücadele etmek.

DÖNER SERMAYE, YARDIM VE BAĞIŞLAR

Fakat aynı kararnamede bir başka madde var ki “Cumhurbaşkanlığı gibi bir makam nasıl olur da bağış ve yardım kabul eder?” sorusunu sorduruyor.

O maddeyle, İletişim Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'na bağlı bir “döner sermaye” kuruluyor. Döner sermaye, yaygın ama tartışmalı bir işletme türü.

İletişim Başkanlığı için “Niye döner sermaye” sorusuna iki cevap yazılmış:

– Başkanlığın hizmetlerine ait yayın, bilgi, belge satışı,

– Bilgi işlem, dizgi, baskı, teknik danışmanlık, eğitim, proje, araştırma ve benzeri hizmetler.

İletişim Başkanlığı'nın döner sermayesi, “bu amaçla konulan ödenekler, Hazinece verilecek ayni yardımlar, döner sermaye faaliyetlerinden elde edilecek kâr ile bağış ve yardımlardan” meydana gelecek.

Devletin başı olan bir kurum; dışarıdan, şirketlerden, vakıflardan belki fonlardan bağış ve yardım kabul etmesine neden ihtiyaç duysun?

En yüksek makamda tartışılmış olmalı.…

BAĞIŞLARIN KAYNAĞI AÇIKLANSIN

Zaten sonraki madde fikir veriyor:

“Mal ve hizmet alımları, kiralama, araç, gereç, araştırma, eğitim tanıtım giderleri ve (buraya dikkat) faaliyet alanına giren hizmetler için görevlendirilecek personele yapılacak harcırah ödemeleri.”

Belli ki, döner sermaye için bütçede aktarılacak ödenek, hatta onu Erdoğan'ın beş kat arttıracak olması bile harcamalara yetmeyecek.

Söylemek lazım ki, Cumhurbaşkanlığı makamını, propaganda faaliyeti için bağış ve yardımlara açık bir kurum haline getiren bu düzenleme rahatsız edicidir.

Şimdi döner sermayesi çıkarılacak yönetmeliği beklemek gerekiyor. Bakalım o yönetmelikte “bağış ve yardımların tutarları ile kimlerden alındığına dair kaynak açıklanır” diye bir madde olacak mı?

Aksi takdirde bu bağışlara yardımlara dair türlü türlü spekülatif tartışmaların önüne geçilemez.

Ulaştırma Bakanlığı alay mı ediyor?

“Kocaeli Şehir Hastanesi Tramvay Hattı Yapım İşi” geçen hafta ihale edildi.

Ulaştırma Bakanlığı'nın yine 21/b  usulüyle yaptığı ihaleye dört firma/firma ortaklığı katıldı.

En uygun teklif, 284 milyon TL ile Eze İnşaat'tan gelmiş görünüyor. Fakat ihale sonuçları ile yaklaşık maliyet tutarına bir arada baktığınızda, tesadüf kelimesiyle açıklanamayacak bir gariplik var. 2020/454688 kayıt no'lu bu ihalenin yaklaşık maliyeti: 323 milyon 491 bin 722 TL, 16 kuruş. İşte bu tutar, iki tur yapılan ihalede, Eze İnşaat'ın ilk turdaki teklifiyle aynı.

Hem de kuruşu kuruşuna…

Nasıl oluyor?

Eze'nin bu ihaleyi kazanacağı önceden belli miydi?

Yoksa bakanlık bu milletle alay mı ediyor?

Cengiz'e ihale teklifi kadar kolaylık

Rize İyidere'ye lojistik liman ihalesini iki ay önce duyurdum. Firma, firma ortaklığının katıldığı 21/b ihalesinde en uygun teklifin Cengiz +Yapı ve Yapı'dan geldiğini de.

(Bu ihalenin yazdığım gibi sonuçlandığını geçen hafta Yusuf Demir imzalı haberde okudunuz.)

O teklif, 1 milyar 370 milyon 106 bin 30 TL 20 kuruş'tu.

O yazıda kritik bir soru yönelttim: Bir ihaleye katılmak için sadece o amaçla yan yana gelen iki şirketi bakanlık nasıl olup da önceden bilebilirdi?

Tabii ki cevap gelmedi.

Ama çok ilginç bir bilgiye ulaştım.

Meğer bu devlet Cengiz'e, bu ihalede verdiği teklif tutarı kadar vergi, resim harç istisnası kolaylığı sağlamış! İnanmayan 8 Eylül tarihli Resmi Gazete'deki Ticaret Bakanlığı tebliğine bakabilir.

Cengiz'in temmuzdaki ihalede verdiği teklif ile ağustos ayında devletin ona sağladığı vergi istisnaları tutarı kuruşu kuruşuna aynı!

Bu “tesadüf” (!) büyük ihtimalle 24 Temmuz'daki yazımda Ulaştırma Bakanlığı'na sorduğum sorunun da cevabıdır. Ama bu cevap fazlasıyla tuhaftır. Temmuzdaki ihalenin göstermelik olduğuna dair kuvvetli şüphe uyandırmaktadır çünkü.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more