“Uçan cümleler”e karşı 5N 1K

Bizim gazetecilikte bir haberin omurgasını altı kritik soruya (5 N ve 1 K) verilen yanıtlar oluşturur. Yanıtlar ne kadar netse, haber de o kadar somut ve gerçektir.

Şimdi gelin yukarıdaki fotoğraf üzerinden o altı soruyu sorarak haberi analiz edelim:

-(Birinci Soru) Kim?

Köylüler

-(İkinci soru) Ne?

-Protesto eylemi yapmışlar.

-(Üçüncü soru) Nasıl?

Onlarca traktörle, yürüyerek, korna çalarak.

-(Dördüncü soru) Neden?

Kredi borçlarını ödeyemeyen 19 çiftçinin traktörü haczedildiği için.

-(Beşinci soru) Ne zaman?

27 Kasım 2020 günü

-(Altıncı soru) Nerede?

-Amasya merkeze bağlı Büyük Kızılca Köyü'nde.

★★★

Gördüğünüz gibi “ne” sorusunun yanıtı, fotoğrafın yansıttığı haberin esasına dikkat çekiyor ama “neden” sorusu, haber içindeki diğer haberlere işaret ediyor.

O sorunun yanıtını okuyunca 19 çiftçinin traktör almak için çektikleri kredinin taksitlerini zamanında geri ödeyemediğini, faizleriyle borçların katlandığını ve 19 traktörün jandarma eşliğinde gelen haciz memurlarınca köylülerden alındığını da öğreniyoruz!

Büyük ihtimalle protestoya katılan diğer köylüler arasında da kredi taksitlerini ve faizleri geri ödeyemeyen ve yakında aynı sonla karşılaşacak isimler var.

Düşünsenize bir kere, borcunuzu ödeyebilmeniz için sahip olduğunuz en önemli sermayeniz traktörünüz ve o da elinizden alınıyor.

O andan itibaren çiftçi nasıl ödeyebilir ki borçlarını?

Daha da önemli olan soru ise şu:

“Acaba Türkiye genelinde Amasya'daki köylülerin durumunda olan kaç köylü var?”

Neticede bu ülkede tohum, gübre, mazot fiyatları altında ezilip mahsulü düşük fiyatlara satmak zorunda kalan yüz binlerce köylü yaşıyor.

★★★

Türkiye'de vergi borçlarına yapılandırma şansı getirilirken, hükümete yakın büyük patronların milyonlarca lirayı bulan vergi borçları silinirken çiftçilerin traktör borçlarının kapsam dışı tutulması nasıl izah edilebilir ki?

Ne yazık ki olay somut unsurlarıyla bu kadar “gerçek”ken ilgili haberler hükümete yakın yayın kuruluşlarında yer bulamıyor.

Bunları haber yapan gerçek gazeteciler ve medya kuruluşları da “muhalif” olarak etiketleniyor.

İktidar yanlılarına sorsanız “onların aklı ermez bu işlere, muhalefet onları yoldan çıkarıyor” yanıtını alırsınız.

Hatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 26 Temmuz 2019 günü söylediği şu sözleri anımsayanlar “oturun oturduğunuz yerde eskiden Büyük Kızılca'da traktör mü vardı” da diyebilirler:

“Traktörü kullandım, biçer-döveri de kullandım. Bayağı da iyi oluyor. Ahhh ahhh bir zamanlar Polatlı'da acaba traktör var mıydı? Traktör var mıydı yaaaa… Biçer döver zaten hak getireeee…”

★★★

Yukarıda gördüğünüz fotoğraf size önemsiz gibi gelebilir ama Türkiye'deki gerçekler ile iktidarın görmemizi istediği fotoğraf arasındaki farkı çok net bir şekilde gösteriyor.

Altındaki sorular ve yanıtlardan oluşan haber de size önemsiz gelebilir ama bu tür haberlerin, “ekonomimiz uçuşa geçti” gibi “uçan cümleler”in kolunu kanadını kırdığını da unutmamak gerekiyor.

İnsan söylemeden edemiyor:

İyi ki hâlâ o altı soruyu soran ve yanıtlarını arayan gazeteciler var!