Sözcü Plus Giriş
MEHMET YAŞİN

Caddenin Lezzetleri

14 Şubat 2020

Lezzetleri uzaklarda aramaktan, burnumun dibindekileri göremez oldum. Onun için karı da bahane edip, Anadolu gezilerine bir süreliğine ara verdim. Bu sefer yakındaki lezzet duraklarının peşine düştüm.

KEMİK SUYUNA ÇORBA

İlk durağım Fenerbahçe'deki Suppla-Broth oldu. İşletmeci Simge Uzkurt Bodur, aklını kemik suyuna takmış. Kemikten çıkan suyun her derde deva olduğu konusunda ısrarcı.

Bu sağlıklı ve lezzetli suyu tanıtabilmek için küçücük bir “kemik suyu çorbası barı” açmış. Mekan gerçekten de çok küçük. İki masa, bir bar ve 6 iskemle var.

Simge hanım bu mekanda hem kemik suyu çorbalarını üretiyor, hem de müşterilere servis yapıyor. Kemikler Çanakkale'den geliyormuş ve antibiyotik verilmeyen kuzuların kemikleriymiş.

İşe bir şat kemik suyu ile başladım. Bu ufak bardaktaki içecek yemeklerin lezzeti konusunda ilk ip ucunu verdi.Ardından etli, nohutlu, tahinli çorba ile zencefilli, limonlu çorbanın tadına baktım.

Mekan küçük ama mönü zengindi. Çeşitli baharatlarla tatlandırılmış “artizan kemik suları” ayrıca “Suppla Lezzetleri” başlığı altında çorba çeşitleri mönüde sıralanmıştı.

Fırında kemik iliği ise bir baş yapıttı.

İsteyene kavanozla da kemik suyu veriliyordu. Bu sağlıklı lezzeti denemenizi öneririm.

KÖFTENİN DOĞRU ADRESİ

Göztepe'de, Bağdat Caddesi üstündeki Rumeli Köftecisinin geçmişi biraz eski. 1963'te Bayrampaşa'da küçük bir dükkanda başlayan yolculuk, İstanbul'un bir çok semtine kona kona Göztepe'ye kadar gelmiş.

Makedonyalı dedenin torunları, ondan aldıkları reçetelerle lezzetli köfteler yapıyorlar. Parmak Rumeli köftesi, tuzlu kaymakla sunulan Balkan köftesi, pideyle birlikte damakları şenlendiriyor.

Köftelerin dışında, Soka denen tuzlu kaymaklı acı dolmalık biber, patlıcan ve domatesli biber ezmesi Ajvar, Rumeli usulü cacık, ızgara isli sucuk, patatesli ciğer tava mönüdeki diğer lezzetler.

Köfte seviyorsanız bu adresi bir kenara not edin.

PİZZAYI KİM SEZMEZ Kİ

Bağdat Caddesi üstünde uğradığım bir başka lezzet durağı da, Çiftehavuzlar'daki Olivias Pizza oldu.

Önünde geniş bir verandası olan, sakin görünümlü, iştah açıcı sarımsak kokularının uçuştuğu bir mekandı. 10 yıllık bir geçmişi varmış.

Ustalar hamurları ile çok övünüyorlar. Az mayalı, dinlendirilmiş hamur kullanılıyormuş. Bir pizzada kullanılan hamurun ağırlığı ise 230 grammış.

New York ile Napoli stili pizzaların karışımı ağır basıyor. Yani kenarları kalınca, ortası daha ince ve sulu.

Ben Göden sucuğu ile tatlandırılmış pizza ile Milano ve Margarita türü pizzaların tadına baktım. Lezzet ve kıvam yerli yerindeydi.

Eğer giderseniz önden sarımsaklı ekmeği yemeyi ihmal etmeyin.

SAKATAT SEVİYORSANIZ

Cadde turunda en son uğradığım lezzet durağı, Caddebostan'daki Cadde Nazende oldu. 60 kişilik, şık, ferah bir mekandı.

Mönüyü inceleyince ne seçeceğimi şaşırdım. Bütün yemekler ağız sulandırıcıydı ve hepsi de favori yemeklerimdi. Seçim konusunda Uluç Şef yardımcı oldu. Şef mutfağının aşığı. Yemekleri yaparken ve anlatırken kendinden geçiyor adeta.

Onun tavsiyesine uyarak önce bir sakatat ziyafeti çektim: Biraz süt kuzusu kokoreç, böbrek ve uykuluk karışık ızgara, dana paça tirit, işkembeli nohut. Tabii ki hepsinden bir iki çatal. Ama aklım onlarda kaldı.

Ardından Tire Köftesi, yeşil biber tempura, balık yumurtası tava, kuzu fırın, portakal soslu karidesli enginarın tadına baktım.

Hepsi birbirinden lezzetliydi ama balık yumurtasının tadı bir başkaydı.

Sanırım bir kez daha gidip, damağımı şenlendiren bu yemeklerin bazılarından doya doya yiyeceğim.

Cadde Nazende'nin Kadıköy yakasının en lezzetli lokantalarından biri olduğunu söyleyebilirim. Aklınızda olsun.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more