Sözcü Plus Giriş
MURAT MURATOĞLU

Hikayeyle ekonomi düzelseydi…

26 Haziran 2020

Finansal adımlarını ve söylemlerini şiar edindiğim ülkemizin güzide ekonomisinin lideri; “TL'ye güvenen, Türk varlıklarına ve şirketlerinin büyüme hikayesine inanan herkes kazanacak” dedi…

Bu kadar açık yüreklilikle şahsım ve milletim adına teşekkür etmeyi bir borç bilirim kendisine… Hayran oldum “hikayesine inanan” kelimeleriyle bugünkü durumu özetlemesine…

★★★

Gerçekten yıllardır “hikaye” anlatıyorlar. İşin ilginci inanan da buluyorlar! Anlattıklarına aldanan sayısı her geçen gün azaldıkça daha fazla hayal satmak zorunda kalıyorlar.

Sorun zaten Türkiye'ye veya Türk Lirası'na güvenmememiz değil… Sorun ülkeyi yönetenlere güvenmememiz. Bunu onlar da biliyorlar.

★★★

Bundan 5 yıl önce 2015'te dolar 2.5 lira olduğunda alanlar yaya kalacaktı… 3 lira olduğunda alanın eli yanacaktı… 4 lira olduğunda yanlış algıydı… 5 lira olduğunda köpüktü…  6 lira olduğunda sentetikti… Kendisi ekonominin başına geçtiği gün dolar kuru 4.67 idi… Türk Lirası'na inananlar her daim kaybetti.

★★★

Hadi biz güvenelim de… Yandaş firmalar bile güvenmiyor ki!

Yollar, köprüler, havalimanları, hastaneler… Neden dolar bazında yapılıyor bütün ihaleler? Niye Türk Lirası'nı kabul etmiyor bu şirketler?

Bırakın Türk Lirası'na güvenmemelerini, Türk adaletine bile güvenmiyorlar! Olası anlaşmazlıklarda Londra'daki mahkemeleri yetkilendirip sözleşmeyi öyle imzalıyorlar.

★★★

Hadi hikayeye inandım. Türk Lirası'na güvendim. Paramı bankada mevduata yatırdım. Aldığım net faiz yüzde 7 oranında… Yıllık resmi enflasyon yüzde 11-12 civarında… Bakma açıklanana… Gerçeği yüzde 20 olsa bile öpüp koy başına…

Apaçık zarardayım bu yatırımla. Para göz göre göre eriyor bankada… Altın veya döviz alsan yüzde 1 vergi kesiliyor anında… Nasıl kazanacağız, şu hikayeyi baştan bir kez daha anlatsana…

★★★

İlla “Borsaya girin” diyorsan yabancı yatırımcı kaçıyor arkasına bakmadan. Dünyanın en büyük borsa endeksi sağlayıcısı; “Türkiye'yi önerdiğimiz gelişen ülkeler liginden düşürebiliriz” açıklamasını yaptı.

Sebebi sağlıklı fiyat oluşamaması, bazı işlemlerin kısıtlanması olarak gösterildi. Bu başarılı yönetim sayesinde Bahreyn, Ürdün ve Lübnan borsaları düzeyine indirileceği müjdesi verildi.

★★★

Dolar fiyatları artmasın diye yurtdışına kapıları kapadılar. Borsa düşmesin diye açığa satışı yasakladılar.

Ne yabancı geliyor. Ne yatırım yapılıyor. Ne menkul kıymet alacak sıcak para uğruyor. Ne Türkiye ile swap yapacak Türk Lirası isteyen ülke bulunuyor.

Bu hikayenin mutlu sonla bitmeyeceği aşikâr… Gökten üç elma düşse emin olun hepsini kendileri kapar. Prenses kurbağayı sabaha kadar öpse ekonomiden yine cacık olmaz mevcut yönetimle!

Ağlamıyorum gözüme kredi kaçtı!

Merkez Bankası'nın açıkladığı resmi kredi batığı 150.6 milyar liraya ulaştı. Bir de bunun resmi olmayanı vardı. Kim bilir o nereye çıktı?

Şöyle ki; bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 3 trilyon 220 milyar liraya ulaştı. Son bir yılda 680 milyar lira arttı. Kallavi para basıldı. Bunun 416 milyar lirası kamu bankaları aracılığıyla dağıtıldı.

★★★

“Sorun nerede?” derseniz, şirketlerin dönmeyen kredilerini yapılandırıp sanki batık değilmiş gibi davranılıyor. Hatta batık şirkete daha çok kredi verilip yüzdürülüyor.

Bankacılık mevzuatına göre banka borcunun vadesinin gelmesini takip eden 90'ıncı günde borcun taksiti hâlâ ödenmemişse borç takibe alınır. Bu süre 180 güne uzatıldı.

Krediyi alan en son taksitini 6 ay önce ödeyebilmiş. Oysa borç, faiziyle beraber her geçen gün artıyor. Takibe dahi alınamıyor! Sorunlu kredi sayılmıyor.

Tabii sorunlu demek işin kibarcası… O kredilerin çoğu zaten battı!

★★★

Türkiye'de bankalar ortalama 7 kat-8 kat kaldıraçla çalışırlar. Diyelim ki 100 lira sermaye koyuyorsa 550 lira da mevduat toplar. Piyasalardan da borçlanma senedi, sendikasyon vasıtasıyla 150 lira bulsalar, yaklaşık 800 liralık iş yaparlar.

Zira o 100 lira öz kaynakla binaları, şubeleri, bilgisayar sistemini, çalışanları, ekipmanı, masrafları finanse ederler…

★★★

Krediye dönüşen topladığı diğer paralardır… Ağırlıklı olarak vatandaşın mevduatıdır.  Verdiği kredilerin yüzde 10'u batsa öz sermayenin 80 lirası sıkıntıya girer.

Bankalar kredi verirken teminat alıyorlar… Kredi ödenemeyince eve, fabrikaya el koyuyorlar… Haliyle illa paranın bir miktarını kurtarıyorlar… Peki ya batık oranı daha artarsa?

★★★

Kredi derecelendirme kuruluşu gavur S&P çıktı; “Türkiye'de Eylül 2019'da yüzde 10 düzeyinde olan sorunlu kredilerin yüzde 20 seviyesini aşmasını bekliyoruz” dedi.

Hiç çarpma yapıp hesaplamayın, bozmayın moralinizi… Hem de son kredi furyasında dağıtılan kredileri hesaplamadan bunları söyledi.

Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinin en büyük derdi hiç şüphesiz verilmiş, verilen, verilecek kredilerin ödenememesi… Göremiyorlar mı bunun geleceğini!

★★★

Bırakın sanayiyi, alışveriş merkezlerinin, restoranların, berberlerin dahi işi azaldı. Yalandan bir canlanma… Geçecek yakında… Birkaç aya karınca su içer yaklaşan durgunlukta.

Gelirler artmıyorsa ne olacak ki başka?

Nitekim ülke büyümüyorsa gelirler artmıyor demektir. Size bir sır vereyim ama bunu ekonomiyi yönetenlere söylemeyin. Boş yere başınız belaya girmesin. Ülke küçülüyor!

Verilen kredilerin hatırı sayılır bir kısmı ödenemeyecek. Çok değil, sonbaharda ülke fena terleyecek! Salgın normalleşse bile ekonomi anormalleşecek!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more