Nedim Türkmen
Nedim Türkmen

‘İzaha davet’, örtülü nereden buldun mu?

Ülkemizde, 9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Kanun'un 22'nci maddesiyle, Vergi Usul Kanunu'nun mülga 370'inci maddesi, “İzaha Davet” başlığı altında yeniden düzenlenmiş ve bu kapsamda haklarında henüz vergi incelemesine başlanılmamış veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş mükellefler için izaha davet müessesesi getirilmişti.

25 Temmuz 2017 tarihli ve 30134 sayılı Resmi Gazete'de izaha davet müessesesine ilişkin 482 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile izaha davetin kapsamı ve şekli, ön tespitin niteliği, izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek merciler, davet yapılacaklar, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslar belirlenmişti.

UYGULAMA BAŞARISIZ…

İzaha davet müessesesinde, 07 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 25'inci maddesiyle, Vergi Usul Kanunu'nun “İzaha Davet” başlıklı 370'inci maddesinde yapılan değişiklik ile izaha davet edilenlerin izahta bulunma süreleri ile beyanname verme ve ödeme süreleri 15 günden 30 güne çıkarılmıştı. Ayrıca, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk Lirası'nı geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının yüzde 5'ini aşmayan mükelleflere maddede yer alan şartlar dahilinde ziyaa uğratılan vergi üzerinden yüzde 20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi düzenlemesi yapılmıştı.

30 Temmuz 2020 Tarihli ve 31201 Sayılı Resmi Gazete'de izaha davet uygulamasına ilişkin 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlandı. Daha önce yürürlükte olan 482 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği de yürürlükten kaldırıldı.

VERGİ ZİYAINDA BOŞLUK YOK

İzaha davet uygulaması kapsamına daha önce sınırlı konular alınmıştı. Yeni düzenlemede vergi ziyaı hallerine bağlı kalınmaksızın, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilebilecektir. Bu uygulama, izaha davet edilen mükelleflerle ilgili yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesini önlemekte veya vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda mükellefleri belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

Vergi Usul Kanunu'nun 359'uncu maddesinde yer alan kaçakçılık fiilleriyle verginin ziyaa uğratılmış olabileceği hallerde haklarında ön tespit yapılanlar izaha davet edilmeyecektir. Ancak, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk Lirası'nı geçmeyen veya bu tutarı geçse dahi ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının yüzde 5'ini aşmayan mükelleflere SMİYB ön tespit yazısı tebliğ edilecek ve uygulamadan faydalanacaklardır.

SORUN SiSTEMDE…

İzaha davet uygulaması dört yıllık uygulamasında başarısız olmuştur. Başarısızlığın temel nedeni, izaha davet edilen mükelleflerin izahları komisyonlar tarafından kabul edilmeyerek yapılan ön tespitlerin doğru olduğu varsayımı ile hareket edilmesidir. Aynı anlayışı yeni düzenlemede de görmek mümkündür. Sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura kullanımı ile ilgili olarak 100.000 TL'nin üzerinde olanlar, 100.000 TL'yi aşsa bile toplam mal ve hizmet alışlarının yüzde 5'ini aşan fatura kullanımına ilişkin idarece yapılan tespitlerin doğru olduğu veri kabul edilmiş, bu tutarın üzerindeki fatura kullanımları kapsam dışında bırakılmıştır. İdarenin sahte fatura düzenleme ve kullanımına ilişkin olarak düzenlemiş olduğu vergi tekniği raporları ve vergi inceleme raporlarına dayanılarak yaptığı tarhiyatların vergi yargı organları tarafından büyük oranda iptal edildiği gerçeği unutulmuştur.

İzaha davet müessesesi kapsamında mükelleflerden ya da mükellef olmayanlardan çoğunlukla banka hesaplarına yatan paralarla ilgili olarak izahat istenmiştir. Verilen izahatlar kabul edilmemiş, bankalara yatan bütün paralar kayıt dışı gelir kabul edilerek, incelemeye sevk yapılmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın başarısız olan bu düzenlemede ufak düzeltmeler yaparak başarı beklemesi hayalciliktir.

Gelir Vergisi sistemimizde gelirin tespitinde “kaynak kuramından” “net artış” kuramına  geçerek, mükelleflere “harcama ve tasarrufunun kaynağını” sormak, “malı” değil “parayı” takip eden bir sistem getirmek varken, başarısız olduğu belli bir sistemde ısrar etmek ve bu sistemi yasal altyapısı olmadan mükelleflere “nereden buldun” sorusunu sormak için kullanmak niyetinizin sorgulanması sonucunu doğuracaktır.