Sözcü Plus Giriş
PINAR TURAN

Varoşum… Varoşsun… Varoş!

24 Şubat 2020

Bugünlerde insanların özellikle de kadınların birbirlerini aşağılamak için sıkça kullandıkları ‘varoş' kelimesinin anlamını herkes ayrı tanımlıyor.

Ortak olan tek nokta bu kelimenin hakaret olarak kullanıldığı.

Genellikle de kadınların eski sevgililerinin yeni sevgilileri için kullandıkları bir sıfat olarak karşımıza çıkıyor.

Şöyle ki; bu kelime eski sevgilinizin yeni kız arkadaşının veya yeni sevgilinizin eski kız arkadaşının seviyesinin sizinkine ulaşmasının asla mümkün olamayacağını belirtiyor.

Eski sevgiliniz sizden sonra daima kalitesiz ve seviyesi düşük biriyle beraber olacağı malumdur ya da yeni sevgiliniz hep böyleleriyle beraber olmuş ve sonunda sizinle birlikte kaliteye ulaşmıştır.

Siz onun için adeta ulaşılmaz bir dağ, erişilmez bir varlık, hayallerin ötesinde bir mutluluk kaynağısınızdır ve zaten sizden sonra ulaşabileceği herhangi bir mertebe olamayacağından seviye doğal olarak düşecektir.

İşte sizden önce veya sonra gelen düşük seviyeli kadınların hepsi varoştur. Ayrıca onları varoş olarak niteleyerek, kendinizin varoş olmadığını da söylemiş olursunuz.

Oysaki ancak bir varoş, bir başkasının varoş olduğunu iddia edebilir! Ne demişler “Varoş, varoşu gözünden tanır”.

***

Aslında, varoş kelimesi kent ya da kasabada, merkezin dışında, uzağında kalan, dış mahalle anlamına geliyor.

Yani ‘varoş' sözlük anlamıyla kişiler için kullanılan bir sıfat değil. Kırsal kesimlerden şehre göç etmiş, gelirken kendi kültürünü de getirmiş, gelir düzeyleri ve eğitim seviyeleri düşük kişilerin yaşadığı, gecekonduların çoğunlukta olduğu kenar mahalleleri tanımlayan bir sözcük.

Kentleşmenin, köyden şehirlere göçün devasa boyutlara ulaştığı günümüzde böyle bölgelerde doğup büyüyen insanlar için kullanılan bir sıfat halini almış durumda. Bir nevi galat-ı meşhur, yani “herkesin doğru bildiği yanlış” da denilebilir.

Köyden şehre göçün hızlanmaya başladığı, özellikle 1950'li yıllar sonrasında ilk gelenler kendi kültürlerini, değerlerini korumuş bu sebeple de çevresine ve yeni geldiği ortama tam adapte olup, uyum sağlayamamıştır.

Bu kaybolmuşluğun sonraki jenerasyonlara aktarımı ve birçok değerin üst üste binmesiyle bir kavram karmaşası yaşanmış ve iki kültürün arasında melez bir kültür ortaya çıkmıştır.

‘Varoş’ kelimesi günümüzde eğitimsiz , kırsal kesim kökenli, görgüsüz insanların tanımlamak için kullanılır ve bu da yaklaşık ülkemiz insanının yüzde 90'ını kapsar.

Çoğunluk kendine ‘varoş’ sıfatını yakıştıramasa da yaptığı hareketler ya da söylediği sözlerle varoş olmaktan kurtulamaz.

Mesela nedir bir insanı ‘varoş’ yapan hareketler? Birkaç örnek verelim;

* Çamaşırları balkona asıp, herkesin gözü önünde kurutmak.

* Bütün binanın çerçeveleri kahverengiyken, doğramaları beyaz yaptırmak.

* Zemin katta oturduğu için asansör ve çatı giderlerinin kendini ilgilendirmediğini düşünmek.

* Binanın dış görünümünü umursamadan balkon kapatmak

* Arabasında veya evinde müziğin sesini sonuna kadar açıp dinlemek.

* Çöpü saatinden önce kapının dışına bırakmak.

* Apartmanın ortak bölgelerini evinin bir bölümüymüş gibi çeşitli eşyalarını koyarak kullanmak. (Bisikleti kapının yanına koymak gibi)

* Çöpünü arabanın camından sokağa atmak

* Ayakkabıları evin kapısında çıkarıp, daha da fenası orada bırakmak

* Sıra beklemeyi bilmemek, başkasının sırasını almayı kurnazlık saymak

* Öksürürken, hapşırırken, esnerken ağzını kapatmamak

* Ağzı açık, sesli yemek yemek

* Topluluk içerisinde ağzı açık sakız çiğnemek

* Etrafı rahatsız edecek derecede yoğun kokular kullanmak

* Toplu taşıma araçlarındaki koltuklara yayılmak, bacakları açarak oturmak ve poşetleri, çantayı yandaki koltuğa koymak

* Sinema veya tiyatroda sürekli yanındakiyle konuşmak

Kısacası eskilerin adab-ı muaşeret dediğimiz kurallardan yoksun ve bihaber olmak, direkt varoşluğun göstergesidir.

Aslında bu kurallar ve davranış biçimleri; ailede görerek, yaşayarak öğrenilen, aile terbiyesi dediğimiz ve bir insanı görgülü, saygılı yapan kurallardır.

Adab-ı muaşeret kurallarına uymak sadece kibarlık etmek değil, medeni ve eğitimli biri olduğunuzun yani ‘varoş’ olmadığınızın göstergesidir.

Büyük şehirlerde karma ve melez kültürlerle yaşayan çocuklarımız maalesef bu varoş kültüre aşina olarak büyümek zorundalar.

Medya ve televizyondaki diziler, çıkar kaygısıyla bu varoş kültürü hem beslemekte hem de desteklemektedir.

Bundan tek kurtuluş yolumuz ilkokullarda okuma yazmadan önce, adabı muaşeret kurallarının çocuklara öğretilip, benimsetilmesidir.

Bunu da düzgün bir eğitim ve bilgiyle destekleyebilirsek, işte o zaman bu varoş kültürden kurtulabiliriz belki.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more