Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Aklın yolunu bırakmayalım!

1 Mart 2020

Çirkin bir oyun içindeyiz.

Stratejik ortağımız (!) Amerika ve sözde mutabık kaldığımız Rusya ile dostluğun (!) acı sonucu, verdiğimiz ŞEHİTLER oldu.

Yalnız ABD ve Rusya değil, Avrupa Birliği ülkeleri ve NATO, hepsi de ikili oynuyor, verilen sözler tutulmuyor, anlaşmalara uyulmuyor.

İngiltere, Almanya ve Fransa sadece kınama mesajları yayınladı ve başsağlığı diledi, o kadar!

“Biz neden Suriye'deyiz? Ne uğruna savaşıyoruz?” sözleri gerçekçidir ama artık bunları tartışmanın bir anlamı kalmamıştır.

İstesek de, istemesek de Suriye çamuruna batmış durumdayız ve orada şehitler veriyoruz.

Elbette ki bu kayıpların siyasi sorumluları var.

Suriye politikamız daha ilk gününden itibaren yanlıştı. “Emevi Camii”nde Cuma namazı kılmak gibi bir ihtiras uğruna gencecik askerlerimiz savaş cehennemine sokulmuştu!

Bu politikalar elbette ki eleştirilir ama şimdi geçmişin hatalarını tartışmanın zamanı değildir. Artık “Girmememiz gerektiği halde girdiğimiz bu bataklıktan nasıl kurtuluruz?” diye düşünmemiz gerekiyor.

Akılcı yol budur.

★★★

Hain saldırıların arkasında Rusya var. “Dostum, kardeşim” diye hitap edilen Putin'in barbarlığı bu… Belki de düşürdüğümüz Rus savaş uçağının intikamını alıyor!

Rusya, Suriye Devlet Başkanı Esad'ı kanatlarının altına almış durumda…

Ortada şu gerçek var: Esad ile oturup anlaşmadan Suriye sorunu çözülemez.

Muhalefet liderleri Kılıçdaroğlu ve Akşener bu akılcı yolu gösteriyor ama iktidar “Biz Esad'la görüşmeyiz, bir katille aynı masaya oturmayız!” diye direniyor.

Devlet işleri inatla yürümez, akılcı bir siyaset ve diplomasiyle yürür.

Bu gerçek kabul edilmediği sürece bir çözüm olmaz ve Suriye'den şehitler gelmeye devam eder.

Batılıların çirkin oyununu bozmak için aklın yolundan ayrılmamamız gerekiyor.

Asker gözü ile İdlib

E. Albay Tahsin Ataizi, Suriye sorunu ve İdlib çıkmazını emekli iki general arkadaşı ile uzun uzun konuşup çözüm yollarını aradıktan sonra bana gönderdiği mesajda, asker gözüyle, yaşanan sorunları (özetle) şöyle anlatıyor:

★★★

 Hataları vaktiyle düzeltmez, gerekli uyarıları yapmazsak, iş işten geçtikten sonra yol gösteren çok olur.

*Şehidimiz bir kişi olsa dahi, karşı tarafta tank, top, zırhlı araç, cephanelik ve çok sayıda düşman bertaraf edilse bile, bu misillemeler asla şehidimizi geri veremez. “Öcümüzü aldık, kanımız yerde kalmadı” sözleri bizi teselli edemez. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar!

 Suriye ordusuna karşı bir harekâtın hava desteği olmadan başarılı olmayacağı, güya mutabık (!) kaldığımız Rusya tarafından engelleneceği bellidir. Bu bilindiği halde, hava desteğinden mahrum kuvvetlerimizi harekete geçirmek büyük bir basiretsizlik ve hatadır! Yapılan savaştır ve savaşlarda hava desteği şarttır!

 Batı'nın mülteci diye kabul etmediği, kendi ülkelerini savunmadan savaştan kaçan vefasız kişileri ülkemize kabul etmek hatadır. Kendi ülkelerine faydası olmayan bu vasıfsız kişilerin Türkiye'mize ne faydası olabilir?

 Atatürk'ün “Yurtta barış, dünyada barış” ve “Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir!” sözleri unutulmamalıdır.

*Ülkemize karşı bir saldırı olmadıkça, petrol avcısı ülkeler için savaşa girilmemeli, evlâtlarımız feda edilmemelidir.

 Müslüman geçinen ve kendi yurtları için savaşmaktan kaçan kişileri, firari çapulcuları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaparak ilerideki seçimlerde oy avcılığı planlanıyorsa bu ülkemize verilecek büyük bir zarar olur ve tarih bunu affetmez!

 İdlib çıkmazında şehit olan kahraman evlâtlarımıza Allah'tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

Gereksiz küçük bir inat, bazen büyük bir savaşa sebep olabilir!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more