Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

“Atatürk’ü sevmek ibadettir”

2 Ağustos 2020

Atatürk'ü sevmeyen kim olursa olsun, ben de onu sevmem.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Atatürk'ü sevmiyor. Ben de onu sevmiyorum.

Ali Erbaş, Ayasofya'nın açılışında Atatürk'e lânet okudu. Ben de Erbaş'a lânet duygularıyla bakıyorum.

Türkiye'nin 3'üncü Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Milli Mücadele'de “Galip Hoca” adıyla savaşmış, Mustafa Kemal Atatürk'ü yakından tanımış, emrinde görev yapmıştı.

Celâl Bayar'ın “Atatürk'ü sevmek ibadettir” sözü ünlüdür.

Bayar bu sözü bana da söylemişti. 1986 yılında, 103 yaşında ölmeden 4 ay önce onu, Günaydın Gazetesi'nin Genel Müdürü Kemal Kınacı ile birlikte Kadıköy Çiftehavuzlar'daki köşkünde ziyaret etmiştik. Celâl Bayar ile yaptığımız görüşme o dönemin en yüksek tirajlı gazetesi olan Günaydın'da yayınlanmıştı.

Celâl Bayar konuşma sırasında bana aynı ünlü sözünü tekrarlayınca, yanımızda bulunan eski Turizm Bakanı Barlas Küntay “Atatürk'ü sevmek millî ibadettir” diyerek cümleye “millî” kelimesini eklemişti.

★★★

34 yıl sonra bu olayı neden yazdım?

Dün Halk TV'de “Görkemli Hatıralar” programı vardı ve Türk Tanıtma Vakfı Başkanı Kemal Baytaş programın sunucusu Serhan Asker'in konuğuydu.

Söz, elinde kılıçla Ayasofya'da hutbe okuyan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'tan açılınca, Kemal Baytaş haklı bir tepki göstererek “Kılıçla neyi simgeledi, anlamış değilim” dedi.

Gerçekten, Ali Erbaş, bir Ortaçağ silahı olan, savaş, kan ve ölümü sembolize eden kılıçla minbere çıkarak ne demek istedi?

Selam ve sevgi dini olan İslâm'ı, savaş isteyen, kan döken, IŞİD benzeri bir din gibi mi göstermeye çalıştı? Bu ilkelliği neden yaptı?

Kemal Baytaş programda “Ali Erbaş'ın yerine ben olsam, kılıçlı mesaj vermezdim” dedi ve ekledi:

“Bir elime zeytin dalı, diğer elime beyaz bir güvercin alarak minbere çıkar, tüm dünyaya, dostluk, barış ve uygarlık mesajı verirdim. Onun, Atatürk'ü lânetleyen ifadelerini de nefretle karşıladım. Celâl Bayar'ın ‘Atatürk'ü sevmek ibadettir' sözünü ona hatırlatıyorum. Celâl Bayar bir vatanseverdi. Tüm vatanseverler, Atatürk'ü de severler.”

Opera Sanatçısı Tenor Erdal Şen de Atatürk'le ilgili güzel türkü ve şarkılarla programa renk kattı.

Futbolda tehlike!

Türkiye'de, Süper Lig ve diğer bütün liglerde küme düşme kaldırıldı.

Kararı Türkiye Futbol Federasyonu almış gibi görünüyor ama, emrin yukarıdan geldiği kesin…

Gazetelerde, iktidara teşekkür ilanları görüyoruz. Küme düşen takımlar, kurtuldukları için sevinçli. İyi de, aslında tüm bunlar Türkiye futbolunun aleyhinde…

Böyle bir kararın başka ülkelerde örneği yok.

Eski dönemin ünlü Federasyon Başkanlarından Mustafa Kemal Ulusu'ya “Nedir durum?” diye sordum. Anlattı:

“Federasyon Başkanı daha önce ‘Liglerde düşmenin kalkması düşünülemez' diye konuşuyordu. Şimdi ne oldu? Mahcup oldu! Federasyon özerkliği olan bir kuruluştur. Hiçbir güç kararlarına asla etki edemez, karışamaz. Karıştığı takdirde, Avrupa Futbol Birliği UEFA ve Dünya Futbol Birliği FİFA müdahil olur.

Federasyon siyasi baskıya boyun eğip, hem de Spor Bakanı'nın başkanlık yaptığı toplantıda liglerde düşmeyi kaldırdı!

Bu karara UEFA ve FİFA ne diyecektir? Müdahale edecek midir? Bunu yakında göreceğiz!

Durum bence tehlikeli! Eğer Türk takımlarının Avrupa Kupaları'ndan men kararı çıkarsa, bunun hesabını kim verecek?

Türkiye Futbol Federasyonu'nun hatayı acilen telafi etmesi, buna gücü yetmiyorsa derhal istifa etmesi gerekir.

Eski bir Futbol Federasyonu Başkanı olarak uyarıyorum: Haklarındaki en hayırlı iş istifa olacaktır!”

GÜNÜN SÖZÜ

Dinde zorlama yoktur. Doğru yol, eğri yoldan ayrılmıştır. (Kur'an)

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more