Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Bu coğrafyada gözleri var!

30 Eylül 2020

“Bir millet, iki devlet”

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi özetleyen cümledir bu…

Kardeşliğin, sevginin ifadesidir.

Azerbaycan'a yapılan saldırıyı, bize yapılan saldırı gibi kabul edip, kardeşlerimizin yardımına koşmalıyız. Nitekim öyle yapıyoruz!

★★★

Ermenistan, Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini 28 yıldır işgal altında tutuyor.

1992 yılında Rus ordusunun da desteği ile katliam yaparak işgal etmişlerdi…

Şimdi yeniden hücum ettiler!

Arkasında kendisini kışkırtan bir güç olmasa Ermenistan bu çılgınlığı yapabilir mi?

3 milyon nüfusa sahip bir ülke, 10 milyonluk bir ülkeye saldırabilir mi?

Üstelik Ermenistan açlık derecesinde fakir, Azerbaycan ise petrol zengini…

Saldırının tek açıklaması Ermenistan'ın arkasında Rusya'nın ve muhtemelen Fransa'nın olduğudur.

Hesap nedir?

Türkiye'yi “Yunanistan-İsrail-Ermenistan” üçgeninde sıkıştırmak!

Buna “Şeytan üçgeni” diyorlar.

★★★

Ermenistan aynı haydutluğu 1992 yılında da yapmış, Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işgal etmişti… Dağlık Karabağ ve çevresi 28 yıldır Ermeni işgali altındadır.

Fakat bu defa Ermeni Ordusu sert kayaya çarptı. Çünkü Azerbaycan, eski Azerbaycan değildi. Hazırlıklıydı. Böyle hain bir saldırıyı tetikte bekliyordu. Derhal “Savaş hali” ilan etti ve karşı hücuma geçti.

İlk iki gün Ermeni ordusu 24 tank, 15 uçaksavar, 18 İnsansız Hava Aracı (İHA) kaybetti.

550'den fazla Ermeni askeri öldürüldü, geçmiş yıllarda kaybedilen 7 köy işgalden kurtarıldı.

Ermeni ordusunun ünlü subaylarından Hava Taburu Komutanı Yarbay Babayan çarpışmalarda vurularak hayatını kaybetti.

Ermeniler, dışarıdan parayla getirttikleri PKK'lı teröristleri de Azerbaycan'a saldırtıyor ama ne yapsalar nafile… Yıllardır Türk subayları tarafından eğitilen Azerbaycan Ordusu iyi savaşıyor, vatan topraklarını fedakârca savunuyor.

Eğer Birleşmiş Milletler Örgütü'nün aracılığı ile “Erken bir ateşkes” sağlanmazsa, Azerbaycan ordusu, işgal altındaki topraklarının önemli bir bölümünü kurtaracak gibi görünüyor.

Şartlar ne olursa olsun, kardeş Azerbaycan'a desteğimiz sürecek.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar “Kederde ve kıvançta daima bir ve beraberiz. Azerbaycan'ı asla yalnız bırakmayız.” diyor.

★★★

Türk askeri şu anda birçok cephede savaşıyor.

Emperyalist devletler, Türkiye'yi Azerbaycan'da da cephe açmaya zorluyor. Böylece Türkiye'yi daha da zor durumda bırakmak istiyorlar.

Biz bunların hepsiyle başa çıkabiliriz. Ancak… İçeride birbirimizi yemeyi bırakmalı, ekonomimizi toparlamalı, insanlarımızı kamplara ayırmaktan vaz geçmeliyiz.

AKP iktidarı “Sen-Ben”, “Bizden olanlar- Bizden olmayanlar” gibi ayrımcı politikaları bırakıp ülkede birlik ve beraberliği sağlamazsa, bizi bu coğrafyada rahat yaşatmazlar!

1920'de Sevr Antlaşması ile ülkemizi paramparça etmişlerdi. Yurdu, Ata'mız Mustafa Kemal kurtardı. Bu defa yeni bir Mustafa Kemal bulabilir miyiz, bilemiyorum!

Anlayan varsa beri gelsin!

Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Beyefendi dün müthiş bir lâf söyledi ve:

“Döviz kuru benim için hiç önemli değil, oraya bakmıyorum!” dedi.

Vay canına! Bir yaşıma daha girdim!

Ülkede yediğimiz içtiğimizden tutun, köprü geçişleri bile dolara bağlı… Nasıl önemli olmuyor? Biri çıkıp da anlatsa bize…

Döviz kurları dün tarihi zirve yaptı!

Dolar 7.85 liraya kadar yükseldi…

Euro 9. 16 lira oldu…

Sterlin 10 lirayı aşıp, 10.10 lira oldu…

Ülkede içtiğimiz su fiyatları bile dövize endeksliyken, Maliye Bakanı için hiç önemli değil ha? Anlayan varsa beri gelsin!

GÜNÜN SÖZÜ

Bu âlemde sadece yaşamak bile düşman kazanmak için yeter!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more