Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Elimizde fenerle adalet arıyoruz!

14 Kasım 2020

Hep “Adalet… Adalet” diyoruz…

Sinoplu Diyojen gibi elimizde fenerle adalet arıyoruz.

Türkiye'nin en hayati sorunlarından biridir bu…

AKP iktidarı döneminde yargı bağımsızlığını kaybetti. Türkiye, adalet sisteminin çöktüğü her ülke gibi tüm alanlarda gerisin geriye gitti!

“Adalet” deyince ülkede içi sızlamayan pek az kişi vardır sanırım!

Yerel mahkemelerin, en yüce yargı organı olan Anayasa Mahkemesi'ni dinlemediği bir ülkede “Hukuk yerle yeksan olmuş” demektir!

★★★

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup toplantısında yeni bir yargı düzenlemesinden bahsetti.

Reform diye bir şeylerin hazırlanacağı anlaşılıyor. Fakat… Bu kaçıncı reformdur?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AKP grup toplantısında “Yargı bağımsızlığından” bahsedip, “Hukukun üstünlüğü” gibi sözler söylediği günün ertesi, siyasi bir partinin genel başkanı “Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla” apar-topar gözaltına alındı.

Doğru Parti Genel Başkanı ve eski Sağlık Bakanı Rifat Serdaroğlu'nun, İzmir Çeşme'de yaptığı bir konuşma nedeniyle, Ankara Esenboğa Havalimanı'nda yolu kesildi.

Polis “Üzerini arayıp seni savcılığa götüreceğiz!” dedi.

Serdaroğlu haklı olarak:

“Ben terörist değilim!” diye itiraz etti.

Polisin kendisine “Sen” diye hitap etmesine de tepki gösteren Serdaroğlu:

“Benim çocuğum yaşındasın. Bana ‘Sen' diye hitap edemezsin. Ben bu ülkede bakanlık yaptım. Bana ‘Siz' diye hitap edeceksin!” dedi.

İş uzayacaktı ama neyse ki Esenboğa Havaalanı'nda aklı başında bir polis amiri de vardı. O duruma el koyunca Serdaroğlu'nun üzeri aranmadı ve Ankara Çubuk Cumhuriyet Savcılığı'na götürüldü.

İfadesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret kastı olmadığını, eleştiri hakkını kullandığını söyleyen Rifat Serdaroğlu, ifadesini imzaladıktan sonra serbest bırakıldı.

Dava açılıp açılmayacağına İzmir Çeşme Cumhuriyet Savcılığı karar verecek.

★★★

Muhalif gazetecilerin sabaha karşı evleri basılarak emniyet müdürlüğüne götürüldüğü…

Siyaset adamlarının teröristler gibi yaka-paça yakalanıp savcının karşısına çıkartıldığı…

Muhalif gazeteci, iş adamı ve siyasetçilerin mahkemeye çıkarılmadan aylarca cezaevlerinde tutulduğu bir ülkede hukuk var demek mümkün müdür?

Ya da ne kadar hukuk vardır?

Bunu herkesin takdirine bırakıyorum!

Hakkında 120 dava var!

Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu, Esenboğa Havaalanı'nda gözaltına alınması olayından sonra tepkisini şu sözlerle gösterdi:

“Bu ülkeye hizmet edenleri ifadeye çağırırken devlet adabı içinde çağırmak lâzım. Hangi savcı çağırdı da gitmedik?

Hakkımda 120 dava var. Hepsi de iktidarı eleştirme hakkımı kullandığım için…

Türkiye hukuk devleti vasfını kaybetti.

Namuslu insanlar, vatanseverler, herkes tehdit altında!

‘At izi it izine karıştı' demek böyle bir şey olsa gerek.

Biz Türk yargısına, Türk polisine, sonuna kadar güveneceğiz ama her şey devlet adabı içinde olmalı!”

Türkiye'de şimdiye kadar yapılan reformlar bir işe yaramadı. Şimdi yeni bir “Hukuk reformu” hazırlandığı haberleri geliyor. Dileriz bu defa gerçek anlamda bir reform olur.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün “Kıyamet kopsa da adalet sağlansın” sözleri biraz umut vericidir. Bakan, özetle şöyle diyor:

“Haksız yere tutuklu kalan kişiye ‘pardon' denilen günler artık geri gelmeyecek. Asıl olan tutuksuz yargılamadır. Tutukluluk istisnadır. Haksızlık ve mağduriyete neden olmamak lâzım. Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!”

GÜNÜN SÖZÜ

Ülkemizin adaleti: Kimine hay hay! Kimine vay vay!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more