Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Tarımın hali içler acısı!

7 Ekim 2020

AKP iktidarının, tarım ve hayvancılığa karşı vurdumduymazlığı devam ederse, ileriki yıllarda kıtlık dönemleri yaşayabiliriz.

Kıtlık, “Açlık” demektir.

Bugün Türk çiftçisi kan ağlıyor, iktidar ise çiftçinin dertleriyle ilgilenmiyor.

Elbette ki, “Dolar-Euro” bulduğumuz sürece aç kalmayız. Dışarıdan satın alırız. Ancak… Ya o dövizi bulamaz hale gelirsek?! Merkez Bankası'nda döviz rezervleri eridi, eksiye düştü… Devlet Amerikan ilâç şirketlerine olan yaklaşık 2.3 milyar dolar borcunu ödeyemedi. Amerikan Büyükelçisi, ABD'li şirketlerin Türkiye'ye ilaç gönderemeyeceğini hatırlattı.

İlaç sıkıntısı kapıda!

Tarım ve gıda maddelerinde de aynı durum olursa ‘tarıma boş verdiğimiz' için saçımızı-başımızı yolarız!

★★★

“Patates tarlada kaldı!” diyen Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, maliyeti 90 kuruş olan patateste fiyatın 65 kuruşa kadar düştüğünü söyleyerek Türk tarımının dramını anlattı.

İki yıl önce cepleri yakan patates, bu yıl ürün bolluğu yüzünden tarlada kaldı.

Çiftçi çok zorda… Başta elektrik fiyatları olmak üzere üreticilerin üzerindeki girdi yükü her geçen gün artıyor. Bankalara olan borçlar hızla büyüyor.

Dayanılmayacak oranda zarar ederek ağır darbe yiyen üreticilerin çoğu, iflas etmese bile, para kazanamadığı bu işi yapmaya devam edemeyecek!

Durum eğer böyle sürerse, önümüzdeki yıl, yeteri kadar tarım ürünü bulabilir miyiz, bilemiyorum!

★★★

Bu yıl patates rekoltesi 5 milyon 200 bin ton…

Aşırı düşen fiyatlar nedeniyle patates hasadı buruk başladı.

Patates ihracatına destek verilerek yeni pazarlar bulunması lâzım.

Oysa devlet, tam tersine, sanki çiftçilerin zararını istiyormuş gibi, ihracatı sınırlandırmıştı.

7 Ocak'ta getirilen ihracat sınırlaması, sonunda kaldırıldı ama ne çare ki, geçen süre içinde dış pazarlar kaybedildi!

Dünyayı kıtlık bekliyor. Bunu görmeli ve tarıma her zamankinden daha fazla yatırım yaparak çiftçiyi desteklemeliyiz!

Benim enflasyonum!?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon rakamlarını gördükçe gülüyorum…

Gülüşüm acı acıdır. Sitemkârdır. Manidardır!

TÜİK yetkilileri “Krizi saklayıp, keriz yerine koyuyorlar bizi!”

TÜİK'e göre yıllık enflasyon yüzde 11.47, aylık enflasyon ise yüzde 0.97 imiş…

İnanırsanız tabii…

Bunlar sizi, bizi, hepimizi çok mu aptal zannediyor, nedir?

Kabaran elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyenler, ceplerine hançer gibi saplanan çarşı-pazar fiyatlarını görenler, enflasyonun ne olduğunu anlamıyorlar mı?

Ben, çeşitli ürünlere (elektrik, doğalgaz, akaryakıt, yağ, peynir, ekmek, et, balık vs.) geçen yıl ne ödüyordum, bu yıl ne ödüyorum? Ona bakıyorum!

Faturaları karşılaştırıyor, aradaki farkı hesaplıyor, kendi enflasyonumu buluyorum.

Benim enflasyonum en az Yüzde 30… Fazlası var, azı yok!

Millet eğilip-bükülen rakamlardan bıktı artık!

Bunlar günün birinde doğru söylemeye başlasalar bile kimse inanmayacak!

TEBESSÜM

İlginç bir bilgi!

Mali müşavir olduğu için hayatı hesap kitapla geçen okurum Yüksel Yılmaz, ilginç bir bilgi gönderdi. Diyor ki:

“Bugün bütün dünya aynı yaşta! Neden mi?

İsterseniz siz kendiniz hesaplayın…

Yaşınızı ve doğum yılınızı toplayın… 2020 çıkacak…

Yalnız sizin değil, herkesin 2020… Bu kesin bir gerçek! Çok kişinin yaşını hesapladım, hep öyle çıktı!

İnanmayan bir denesin!”

GÜNÜN SÖZÜ

Bizim siyasileri salgının ağır şoku bile uyandıramadı!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more