Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Vatana ve millete iyilik nasıl yapılır?

24 Nisan 2020

“Anam beni Malatya'da kabak tarlasında çalışırken doğurmuş. (1936) Babam, en yakın arkadaşı tarafından dolandırılınca parasız kalıp üzüntüsünden 52 yaşında vefat etmiş.
Babam öldüğünde ben 6 aylıkmışım.
Anam bize hem analık, hem babalık yaptı.
17 yaşındayken İstanbul'un yolunu tuttum. (1953) İstanbul'da terzi çırağı olarak işe başladım.
Meslekte ilerleyince Londra'da eğitim fırsatı yakaladım.
Londra'da ‘Tailor and Cutter Academy'yi bitirdim, böylece ‘Doktor terzi' oldum.

Cevdet Sunay, Turgut Özal, Süleyman Demirel gibi cumhurbaşkanları, Alpaslan Türkeş gibi parti liderleri, Vehbi Koç, Sakıp Sabancı, Erdoğan Demirören gibi işadamları, Ayhan Işık, İzzet Günay gibi sinema aktörlerinin terziliğini yaptım.”

★★★

Bugün artık kendisini emekliye ayıran ünlülerin terzisi Yusuf Kenan, hayatının öyküsünü yazdığı “İğne ile İpliğin Dansı” kitabında anlatıyor bunları…

84 yaşındaki Yusuf Kenan, 17 yaşında ayrıldığı memleketi Malatya'ya bir okul daha kazandırıyor.

Yıllar önce Malatya'da 288 öğrencinin eğitim gördüğü “Yusuf Kenan Lisesi”ni yaptırmıştı.

Lisenin açılışına 8'inci, Cumhurbaşkanı Turgut Özal da gelmiş, millete hizmet için yaptırdığı bu okul nedeniyle Yusuf Kenan'ı kutlamıştı.

Şimdi o lisenin yanına anne ve babasının adını verdiği “Nazife-Mustafa Küçükaslan Anadolu Lisesi”nin temellerini attırdı.

Bu yılın sonunda inşaatı tamamlanacak olan okul için Malatya Valisi Aydın Baruş'un makamında Malatya İl Eğitim Müdürü Ali Tatlı ile mukavele imzalandı. Sözleşmede Vali Aydın Baruş'un da onay imzası bulunuyor.

Okulda 700 öğrenci eğitim görecek.
İstanbul'da bulunan Yusuf Kenan ve eşi Filiz Hanım, koronavirüs salgını nedeniyle temel atma törenine gidemediler ama töreni video ile izlediler.

Yusuf Kenan, “Her şeyimi borçlu olduğum anam ve babamın aziz hatırasını yaşatacağım ve memleketime böyle yararlı bir hizmette bulunduğum için mutluyum, huzur içindeyim” diyor.

★★★

Eğitim, milletlerin hayat kaynağıdır. Geleceğin büyükleri olan çocuklarımız iyi bir eğitimle ülkemize faydalı elemanlar olacaktır. Okul yapmak, irfan yuvaları açmak, ülkeye yapılacak en büyük iyiliklerden biridir. Milletini, seven herkes, eğer imkânı varsa, milletine Yusuf Kenan gibi bu iyiliği yapar.

İlginç notlar…

Muğla Gazeteciler Cemiyeti'nin “Meslekte Büyüklerimiz” adlı WhatsApp grubu üyelerinden Çetin Çiğdem'in gönderdiği ilginç notları sizlerle paylaşmak istedim:

* Adolf Hitler, 17 yaşındayken İstanbul'a gelip Haydarpaşa Garı'nın inşaatında Alman işçi ve ustalarla birlikte 2 yıl çalışmıştır.

* Likyalı erkekler, ölülerini gömerlerken, şeytan yüzlerini görüp sonradan kendilerine musallat olmasın diye kadın kılığına girip yüzlerini gizliyorlardı. “Şeytan görsün yüzünü” deyimi buradan gelir.

* Atatürk'ün “Türk, öğün, çalış güven” sözünde geçen “öğün” kelimesi övünmek anlamında değil, Orhun yazıtlarında Bilge Kağan'ın Türklere hitaben söylediği “Türk, bodun, ertin, ökün” sözündeki “ökün” kelimesinden gelir ve “düşün, ders al” anlamındadır.

* “Kel alaka” sözündeki “Kel” Fransızca “Ne” anlamına gelen “Quel” kelimesinden gelir ve “Ne alaka” anlamında kullanılır. Zamanında, her cümlesine Fransızca birkaç kelime katıp artistlik yapan biri tarafından Türkçe'mize girmiş.

* Tuvalet anlamında kullandığımız “100 numara”, İngilizce'deki “loo” kelimesinden gelir ve tuvalet anlamındadır.

* “Napolyon kirazı” diye bir şey yoktur. Kirazıyla ünlü Bursa Uluabat'ın eski adı “Apolyont” idi. Vatandaşın dili Apolyont'a dönmeyince oldu size “Napolyon kirazı”

* Firavunlar sineklerden korunmak için yanlarında, her taraflarına bal sürülmüş çıplak köleler bulundururdu.

* Esenboğa Havalimanı adını Ankara Savaşı'nda Timur'un meşhur fil ordusunun komutanı olan “İsen Buga” adından alır ve “sağlıklı, mutlu öküz” anlamına gelir.

* Rakı 45 derecedir. İçindeki anason 40 derecede çözülür. Bu nedenle rakı renksizdir. Su katıldığında alkol derecesi 40'ın altına düştüğü için anason çözünür ve rakı beyaz renkte görünür hale gelir.

★★★

Yağmur altında…
Temel misafirliğe gitmiş… Gece vakti tam evine dönecekken şiddetli bir yağmur başlamış…
Ev sahipleri: “Bu yağmurda sokağa çıkılmaz, evimiz müsait, geceyi burada geçir” diye ısrar etmişler.
Temel “Tamam, peki, kalayım” demiş…
Sonra bir bakmışlar ki Temel ortada yok…
İçeriyi dışarıyı aramışlar, yok!
Bodrum katına bakmışlar, üst katlara çıkmışlar, çatı katını aramışlar, yok!
Bu aramalar devam ettiği sırada kapı çalınmış, gidip açmışlar…
Bakmışlar ki gelen Temel…
Yağmurdan sırılsıklam olmuş, üzerinden sular damlıyor…
“Nereye gittin yahu?” demişler.
Temel “Bir koşu eve gidip pijamamı alıp geldim!” demiş.

GÜNÜN SÖZÜ

Yaptığın iyilikleri düşünme, sana yapılan iyilikleri ise unutma

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more