Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

80 ilden getirecekler 80 ile götürecekler

4 Eylül 2020

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, COVID-19'un en çok Ankara'da yaygınlaştığına dikkat çekti. Bakanlığın kapattığı hastaneler yeniden açılıyor.  COVID-19'un Ankara'da yaygın olduğu bilinmesine karşın Türkiye'nin 80 ilinden gelecek adliye personeli Pazar günü sınava girecek. Sınavdan sonra da bunlar memleketine dönecek. Virüs Ankara'ya gelmesin, Ankara'dan da diğer illere yayılmasın ne yapsın?

Sınavın ayrıntısıyla ilgili bölüme geçmeden önce CHP'nin doktor kökenli Ankara Milletvekili Servet Ünsal'ın anlattığı vahim konuya değinmek gerekiyor. Ankara Şehir Hastanesi'nde bir maskenin iki kişiye kullandırılmaya çalışıldığını öne sürüyor. Ünsal, “Karantina süresi 14 gün olmasına karşın, virüse yakalanan İŞKUR'dan gelen personelden 8 gün işe gitmeyenin sözleşmeleri fesih ediliyor” diyor.

BIRAKIP KAÇIYORLAR

Servet Ünsal, doktor olması nedeniyle hastane içinden de bilgiler alıyor. İşte bize anlattıklarından bir bölüm:

“Ankara Şehir Hastanesi'nde yoğun bakım yatak sayısı iki katına çıkarılmasına rağmen 180'den fazla hasta yoğun bakıma alınmayı bekliyor. Şehir hastanesinde odalardaki yoğun bakım yatağı sayısı artırılmasına, hatta koridorlarda hasta yatırılmasına karşın ihtiyaca yetmiyor.

Kapatılan Numune Hastanesi'ne şimdi yoğun bakım ünitesi kuruldu. Kapatılan diğer hastanelerde de yoğun bakım ünitelerinin açılması gündemde. Çünkü hasta sayısına yetmiyor. Saklamasalar, gerçek sayıları zamanında açıklasalardı bu kadar artış da olmazdı. Sağlık personeli de yoruldu. İnsanlar kurallara uymaz oldu.”

80 İLDEN GELECEKLER

Ünsal'dan bu olumsuzlukları dinlerken, 5 Eylül'de yaklaşık 15 bin adliye personeli görevde yükselme sınavı için Ankara'ya çağrıldı. COVID-19'un Ankara'da zirve yaptığı bir dönemde 80 ilden sınav için Ankara'ya getirilmek de ne oluyor?

Adalet Bakanlığı adına Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak bu sınava nasıl izin verildi? Hem Ankara'da salgının ileri boyutta olduğu söylenecek, hem de 80 ilden insanları sınav için Ankara'ya çağıracaksınız. Milli Eğitim Bakanlığı sınava sadece Ankara'da yapmak yerine, her il'de olmasa da bölgesel olarak belli illerde yapması çok mu zor olacaktı?

Adalet Bakanlığı'nın yazısı

Sınavı kaçırmamak için tedavi altında olan, izole durumdaki personelin Ankara'ya geleceğine ilişkin yazışmalar, açıkçası Adalet ve Sağlık Bakanlığı'nı korkuttu. Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerine sorduğumda, buna karşı önlem alındığını, COVID-19 tedavisi görenlerin sınava girmesini engelleyecek çalışma yapıldığını söylediler.

SINAV ERTELENMELİ

Hem, Ankara'da kritik bir süreç yaşandığını açıklayacaksınız, hem de tüm illerden 15 bin kişiyi Ankara'ya çağıracaksınız. Farklı illerden gelenler, aynı sınıfta sınava girecek. Onların arasından virüsü taşıyan olabileceği gibi sınav sırasında, yolculukta virüs kapıp bunu memleketine götürenler de çıkacaktır.

Zaman varken Adalet, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları ortak çalışma yapıp sınavı ertelemeli ya da sınavı bulundukları illerde yapmalı. Önlemleri gevşeteceksiniz, sonra “Yeni vaka sayısı, iyileşen hastadan fazla. Bugün de şu kadar kişi vefat etti” diye açıklama yapacaksınız.

ÖNLEMİ ŞÖYLE

Adalet Bakanlığı tarafından Başsavcılıklara gönderilen genelgede “Sınava katılan personelin sınav sonrası iş ve personel durumuna göre uzaktan veya dönüşümlü çalışma yöntemlerine tabi tutulmasının
uygun olacağı”
belirtildi. Bunun anlamı “Sınava girenler Ankara'da COVID-19'a yakalanabilir. O yüzden çalışma düzenini yeniden belirleyin” demektir.

Sağlık Bakanlığı'nın önlemini de Adalet Bakanlığı'nın sorusu üzerine verilen cevaptan öğreniyorum: O yazıda şu uyarıda bulunuluyor:

Adalet Bakanlığı'nın yazısı

“Sınav tarihinde COVID-19 nedeniyle karantinaya alınmış olan personelin 5 Eylül 2020 tarihinde Ankara'da yapılacak olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına alınması uygun değildir.”

Ya bir de “Uygundur” deselerdi. Adalet Bakanlığı, adaletsizlik olmaması için karantina altında bulunduğu Sağlık Bakanlığı tarafından resmen bildirilen personel için Pazar günü yapılacak sınava eşdeğer bir sınav yapacak. Pazar günü yapılacak sınav, COVID-19'un Ankara'da daha artmasına, sınava gelen adliye personelinin de görevli oldukları illere virüsü taşımalarına neden olmaz.

Öğrenciye burs vermek istiyorsanız

Dünya genelinde ortaya çıkan COVID-19 salgını nedeniyle ülkemizde de okullar 16 Mart 2020 tarihinde eğitim-öğretime ara vermişti. 31 Ağustos itibarı ile telafi eğitimleri başladı. 21 Eylül'de ise yüz yüze eğitimin başlaması planlanıyor. Salgın, bu haliyle devam ederse bunun zor olduğunu da belirtelim. Yani, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Özel okulların, vakıf üniversitelerinin açılıp açılmayacağı belirsiz olmasına rağmen ücretlerine zam yaptı. Bu durum, dar gelirli öğrencileri ve ailelerini daha da zorlayacaktır. Vakıf-19 Çorumlular Vakfı Başkanı Alper Bilan, “Vakıf üniversitelerine yüzde 25 zam yapıldı. Aynı şekilde özel okullar da zamlandı. Burs alan öğrencilerimizin çoğunun ücretini destek amacıyla başka insanlar veriyor. Şimdi onlar da zor durumda. İsteğimiz, vakıf ve özel okulların yaptıkları zammı geri çekmesidir” diyor.

OKUL GİDERİ

Eğitim İş Sendikası sosyo-ekonomik düzeyi farklı üç bölgede piyasadaki 137 ürünün gerçek fiyatları üzerinden araştırma yaptırdı. Okula başlangıç giderleri şöyle:

Okul öncesi eğitime başlayan bir öğrencinin okula başlangıç gideri 1.402 TL olarak saptandı. Geçen yıla göre artış yüzde 17.3 oldu.

İlkokul 1'inci sınıfa başlayan öğrencinin başlangıç gideri 2.302 TL olarak bulundu. Geçen yıla göre artış oranı yüzde 27'yi buldu.

Ortaokula başlayan öğrencinin başlangıç gideri 2.453 TL oldu. Geçen yıla göre artış oranı yüzde 23'ü buldu.

Liseye başlayan öğrencinin gideri 2.529 TL olarak belirlendi. Geçen yıla göre artış yüzde 17.97 olarak hesaplandı.

Tüm eğitim kademelerindeki ortalama artış ise yüzde 21.31 olarak gerçekleşti. Yapılan bu araştırmada, belirtilen rakamlar içerisinde, alınan bağışlar, sınıfların düzenlenmesi için toplanan paralar, velilerin çocuklarına verdikleri harçlıklar bulunmuyor.

GÜZEL BİR ÖRNEK

Osmaniye'nin Düziçi İlçesi'ne bağlı Yarbaşı Beldesi 4 bin nüfuslu. Mustafa Kaynar, 4 oy farkla belde belediye başkanlığını AKP'den alıp CHP'ye kazandırdı. Kısıtlı olanaklarına rağmen, farklı uygulamalarıyla önemli yol aldı.

CHP'li Yarbaşı Belediye Başkanı Mustafa Kaynar, eğitim ve kooperatifçiliğe önem veriyor. Kadınlar üzerinden kooperatif kurdular. Belde halkının gelirini artırmak, hayvancılığı teşvik etmek için neler yaptığını Kaynar'dan dinliyoruz:

“3 bin tavuk alıp vatandaşlara dağıttık. Şimdi, yumurtalarını da satıyoruz. 40 bin adet ata tohumdan ürettiğimiz domates fidesi dağıttık. Hayalimiz ise öğrencilerimize burs vermek. Orman vasfını yitirmiş yerlere zeytin fidesi dikmeye başladık. Sayıyı ilk aşamada 13 bine çıkaracağız. 10 zeytin fidanından alacağımız zeytin, bir öğrencinin bursunu karşılayacak. 100 dönüm alana anaç fıstık diktik.  Çalışanlarımızın alacağı olan 350 bin lirayı ödemenin ve onlara 500'er lira harçlık vermenin de mutluluğu içindeyim.”

S.S. Yarbaşı Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi,  “10 zeytin fidanı, 1 öğrenci” sloganıyla burs verecek. Siz zeytin fidanı diktirerek orman vasfını yitirmiş alanı yeniden doğaya kazandıracaksınız, çevreye duyarlılığınız devam edecek, hem de zeytinlerden elde edilen gelirle çocukların eğitimine bursla destek olacaksınız. Her fidan için 50 lira desteğiniz bile önemli.

Yarbaşı'na taziye evi ve park yapılması için Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Yarbaşı'nın ünlü zeytin ve zeytinyağı markası ‘Yarbaşım'ın Ankara'da Halk Marketler'de satışı için de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş destek olacak.

ADIMA BAHÇE

Okuyucularımız gibi ben de bu önemli çalışmaya ailece destek verdik, katkıda bulunduk. Sizlere bu çalışmayı duyurdum. Belediye Başkanı Mustafa Kaynar, büyük bir vefa örneği gösterip bir zeytin bahçesine de “Araştırmacı Yazar Saygı Öztürk Anısına” yazılı tabela diktirmiş. O bahçede dikilen zeytin ağaçlarında ailemizin isimleri de mevcut. Size bir de adınıza dikilen fidanın hangi bahçede kaçıncı sırada olduğuna ilişkin bilgi de veriliyor.

Önce ‘Fahri Tapu Belgesi'i geldi. Arkasından da adımın yazılı olduğu tabela dikilirken çekilen fotoğraf ulaştı. Hiç bilmediğim, hiç görmediğim, yakın döneme kadar da hiç tanışmadığım insanların bu kadirşinaslığı açıkçası beni çok duygulandırdı. O zeytinlerden elde edilecek gelirle birkaç yıl sonra öğrencilere burs verilecek olmasını bilmek de sevindirdi.

Siz de zeytin fidanı diktirip öğrencilere burs vermek istiyorsanız;  S.S. Yarbaşı Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, IBAN: TR 1200 0640 0000 160310570365 numaralı hesabına destekte bulunabilirsiniz. Ayrıca, 0541 797 30 05 numaralı telefonunu arayabilirsiniz. Diktirdiğiniz fidanlarda sevdiklerinizin adı ölümsüz ağaç olan zeytinde hep yaşayacak, doğaya, istihdama, eğitime de destek vermiş olacaksınız.