Sözcü Plus Giriş
SERPİL YILMAZ

Salgında kartlardan 18 milyar TL az harcadık

7 Haziran 2020

Küresel strateji ve yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman Türkiye Ofisi'nin “Covid-19 Kredi Kartı Harcamaları Üzerinden Türkiye Ekonomisine Etki Analizi” raporu, kayıtlı ekonomideki küçülmenin sinyalini veriyor.

Rapor, Mart-Mayıs 2020 dönemi kredi kartı harcamalarında 18 milyar TL'lik düşüş saptadı.

Aynı dönemde Covid-19'dan olumsuz etkilenen sektörlerde kredi kartı harcamaları 40 milyar TL azalırken, olumlu etkilenen sektörlerde 23 milyar TL'lik artış ortaya çıktı.

Sektörler arasında ortaya çıkan farklılıkların büyüklüğü karşısında “Kimi kazandı, kimi kaybetti” demek mümkün…

27 Mart-15 Mayıs  dönemi, 2019-2020 yılı karşılaştırmasına göre salgından olumlu etkilenen işler:

Gıda-İnternet Üzerinden Yapılan Alışverişler-Doğrudan Pazarlama-Market ve Alışveriş Merkezleri-Elektrik-Elektronik Eşya, Bilgisayar.

Yüzde 25'e kadar olumsuz etkilenen işler:

Kulüp/Dernek/Sosyal Hizmetler-Araç Kiralama-Satış/Servis/Yedek Parça-Yapı Malzemeleri, Hırdavat-Nalburiye-Mektupla/telefonla Yapılan Alışverişler-Hizmet.

★★★

Yüzde 25-75 arasında çok etkilenen işler:

Gümrük Vergisi Ödemeleri-Kuyumcular-Giyim ve Aksesuar-Kamu/Vergi Ödemeleri-Araba Kiralama-Benzin ve Yakıt İstasyonları- Eğitim/Kırtasiye/Ofis Malzemeleri-Sağlık/Sağlık Ürünleri/Kozmetik-Mobilya Dekorasyon.

★★★

Hareketliliğin “sıfırlandığı” salgın döneminde yüzde 75 ile durma noktasına gelen işler:

Havayolları-Konaklama-Kumarhane/İçkili Yerler-Seyahat Acentaları/Taşımacılık-Yemek (Lokanta vs).

2020 ikinci çeyrekte kredi kartı ile yapılan toplam konaklama harcamalarının haftalık gelişimi; Haziran-Eylül 2017, Haziran- Eylül 2018 ve Haziran-Temmuz 2019 döneminde zirveye ulaşıyor.

Mart-Mayıs 2020 döneminde ise dibi görüyor; “normale” gelemiyor ve de orta vadede gelecek gibi de görünmüyor.

Okyanus geçilirken derede boğulmayın!

Bodrum'a her gelişimde sorunlarla karşılanmam sürpriz değil.

2015 yılında çıkartılan “Büyükşehir Yasası” yerel yönetimleri parça-pinçik ediyor!

Örnekleriyle anlatayım…

Küçükbük Koyu'nu katleden Eski Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci'nin şirketi Besa projesi gözümüzün önünde yükselmiş yükselmiş; kapalı cezaevi görüntüsüne bürünmüştü…

2019 yaz sezonunda çalgılı çengili açılış davetleri, tanıtımlar, reklamlarla pazarlandı.

Nihayet başından beri itirazlarımı dillendirdiğim proje “etkisiz hale” getirilmiş…

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras'a, Besa'nın projesinde olduğu gibi koylarda imara aykırı yapılaşmaların son durumunu sorduğumda, “Gölköy'de Nef, Yalıkavak'ta İnci Turizm, Varyap  projelerinde yıkım çalışmaları sürüyor” diye yanıtlıyor.

Ahmet Aras

Aras, “Çok ciddi cezalar ödüyorlar. Besa'da piyasa değeri 25 milyon dolara ulaşan 54 villa yıkıldı” diyor…

Türkiye'de bu kadar “fırsatçı” varken, “insana, doğaya, çevreye” aykırı süren yoğun yapılaşmayla mücadele etmek kolay değil.

Bana da düşer” anlayışıyla çevre sakinlerinden de doğa katliamına, imara aykırı yapılaşmaya çok da büyük tepkiler oluşmuyor.

Görev çevrecilere düşüyor. Avanta değil de, insanca yaşama değer veren yerel yöneticiler yoldaşlarını iyi bellemeli…

★★★

Bodrum liman inşaatı ve patates tarlasına benzetilen prestij yolu Dr. Mümtaz Ataman Caddesi'nden şikayetleri dinliyorum.

Ara yollar bile “çiçek gibi” olurken, son 4 yıldır bir ana cadde neden ihmal edilir?

İki konu da Büyükşehir Belediyesi Muğla'ya bağlı…

Aras, “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız (Osman Gürün) ile konuyu görüştük. MUSKİ (Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi) altyapıyı tamamlayınca, caddenin yapımı da gerçekleşecek. Salgın nedeniyle tamamlayamamıştık” diyor.

★★★

MUSKİ altyapıyı yapmıyor; bu bir risk! Yoğun yağışlarda evleri, dükkanları, caddeleri sel basıyor…

Prestij yolunu tamamlamıyor; bu da turizmi, yerel halkın yol güvenliğini ve konforunu elinin ucuyla tutmak demek!

1976'dan beri Bodrum merkezli “mavi tur” düzenleyen Ege Yatçılık'ın sahibi Sinan Özer, 2 yıldır tamamlanmayan liman inşaatına tepkili…

“Liman neden Bodrum'a 250 kilometre Muğla Belediyesi'ne bağlanır, yerel belediyede olması gerekir.”

Belediyelere sesleniyorum: Okyanus geçilirken, derede boğulmayın…

“Üzerinde müşterisi olan tekne yok”

Sinan Özer, Bodrum'da bu sezon 2 teknesini suya indirmemiş, otelini de açmamış.

Niye? Anlatıyor:

Pandemi kurallarının ucu açık. Sahil güvenlik teknelere çıkıp sosyal mesafe kontrolü yapıyor, tekneler arası geçişi yasaklıyor. Bu durumda tekne ile çıkmanın keyfi kalmıyor. Yabancılar gelmiyor zaten. Yerli turist günlüğü bin 500-2 bin liraya tekne arıyor. 12 kişilik standart bir guletin günlük maliyeti 7 bin ile 15 bin lira arasında… 1 Haziran'dan itibaren turizme açıldıysa da, şu anda denizin üzerinde müşteri olan bir tekne bulamazsınız.”

AB ülkelerinin kendi sularına yöneldiğini belirten Özer, Almanya'nın 15 Haziran itibarıyla seyahat yasağını kaldırdığı 31 ülke içinde Türkiye'nin olmamasına da dikkat çekiyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more