Sözcü Plus Giriş
UĞUR DÜNDAR

Fuhuş oteli!..

21 Haziran 2020

Halkın parasıyla yayın yapan TRT'nin, hiç reyting almayan diziler ve dış yapımlar için yandaş kişi ve kuruluşlara ödediği rakamları gördükçe şaşırıyor, ne diyeceğimi bilemiyorum.

Yetiştiğimiz ve çok şey borçlu olduğumuz bu güzide kurumun, liyakatsız ellerde savrulduğu yere üzülüyorum.

İster istemez bugünle geçmişi karşılaştırıyor ve çeşitli imkansızlıklarla boğuşarak büyük başarılara imza atan TRT emekçilerinin yaşadıkları zor koşulları hatırlıyorum.

Örneğin bir kış mevsiminde Anadolu'da kamera ekibimle çalışırken, sırf fazla masraf olmasın diye, günler boyu sıcak suyu akmayan kamu misafirhanelerinde konaklamış, son gecemizde de yıkanabilmek için mütevazı bir taşra otelinde kalmıştık.

Orada banyo yapabilmenin bize yaşattığı lüksü hiç unutamıyorum!..

★★★

TRT'nin tek kanaldan siyah-beyaz televizyon yayınına başladığı 70'li yıllar…

O dönemde kurumun kendisine ait bir misafirhanesi ve anlaşmalı otelleri bulunmuyordu. Çünkü bunlara harcayacak parası yoktu!..

Ankara'dan İstanbul'a gelen çekim ekipleri, üç kuruşluk harcırahlarla günlerce çalışmak zorunda kalıyorlardı.

Komik sayılacak yevmiyelerle hem karınlarını doyuruyorlar, hem de başlarını sokacak bir yer buluyorlardı.

Bu nedenle kalınacak otellerin çok ucuz olması gerekiyordu…

★★★

İşte bu koşullarda bir programın çekimi için İstanbul'a giden TRT'nin değerli kameramanlarından merhum Aytaç Şenel ve yapımcı arkadaşı, en ucuz otellerin Beyoğlu-Asmalımescit'te olduğunu öğrenmişlerdi.

Burada buldukları köhne bir otele yerleşen ekip, bir gün çekimin ardından yorgun argın geldikleri otelde tam derin bir uykuya dalmışlardı ki, kapılarına inen yumrukların sesiyle yataklarından fırladılar.

Telaşla kapıyı açtıklarında karşılarında resmi ve sivil polisleri buldular.

Hızla odaya dalan polisler, dolapları ve yatak altlarını aramaya başlayınca, Aytaç Şenel korku ve şaşkınlıkla sordu:

“Hayrola memur beyler ne arıyorsunuz?..”

Polis amiri sert biriydi:

“Bu bir fuhuş operasyonudur! Kadınlar nerede?..”

“Ne fuhuşu, ne kadınları amirim! Biz TRT programcılarıyız. İnanmazsanız, işte kimliklerimiz. Kamera ve teknik ekipmanımız da burada!..”

★★★

Amir kimlikleri inceleyip kamera ve malzemelere şöyle bir baktıktan sonra “Kardeşim bu otelde ne işiniz var? Burası fuhuş otelidir! Sürekli basılır! Bula bula burayı mı buldunuz” dedi.

Aytaç bu soru karşısında duygulanmış, dudaklarına acı bir tebessüm yayılmıştı.

Amir dokunsa ağlayacak gibiydi.

Kendisini toparladıktan sonra “Ne yapalım amirim, biz de sizler gibi devlet memuruyuz. Yevmiyemiz ancak burada konaklamamıza yetiyor. 15 gün kalıp gideceğiz zaten” diyebildi.

Aytaç'ın üzgün hali, polis şefini de etkilemiş, sert bakışlarını yumuşatmıştı.

“Bak kardeşim!” dedi. “Buraya baskınlar devam edecek. O nedenle siz, bir dosya kağıdına büyükçe harflerle TRT yazıp kapınıza yapıştırın. Ekipler operasyon için geldiklerinde sizin TRT'ci olduğunuzu anlayıp kapınızı çalmazlar!..”

★★★

Aytaç hemen bir kağıda kocaman harflerle TRT yazıp kapıya yapıştırdı!

Artık geceleri rahat uyuyorlardı.

Aradan 3-4 gün geçtikten sonra bir gece yarısı kapıları yumruklanmaya başlandı. Aytaç bu kez yangın korkusuyla yatağından fırlayıp kapıyı açtığında, karşısında yine polisleri buldu!

Odaya dalan polislerin sağı-solu aramaya başladığını gören Aytaç, biraz da kızgın bir şekilde “Memur beyler, biz TRT'ciyiz. İşte kimliklerimiz, işte kameramız… Kapıdaki TRT yazısını görmediniz herhalde” diye sordu.

Polis amiri gülerek dinliyordu. Konuşması bitince kolundan tutarak koridora çıkardı.

“Gel kardeşim, sana bir şey göstereceğim! Şu kapılara bir bakar mısın” dedi.

★★★

Aytaç bir de ne görsün! Tüm odaların kapılarına, üzerinde “TRT” yazan kağıtlar yapıştırılmamış mı!.. Hatta en dipteki odanın kir-pas içindeki kapısına rujla “TRT” yazılmış!

Demek ki gecenin o saatinde kağıt kalem bulamayan kadınlardan biri, baskından kurtuluşu kapıya rujla TRT yazmakta bulmuştu!..

★★★

Nereden nereye!..

TRT'nin o ilk yıllarında belki parası yoktu ama büyük saygınlığı vardı.

Bugün aynı TRT birçok kanala, misafirhanelere, anlaşmalı otellere ve paranın su gibi aktığı bir bütçeye sahip!

Ama saygınlık ve güven olmadıktan sonra, bütün bunlar neye yarar?..


Tüm değerli babaların ve baba adaylarının “Babalar Günü”nü kutlarım.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more