Sözcü Plus Giriş
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Karmaşa

Türkiye-Suriye ilişkileri gerçeklerle değil, AKP Genel Başkanı'nın kişisel iniş çıkışlarıyla yürütüldüğünden sorun yumağı durumuna gelmiştir. ABD'ye arada sırada sitem edip Rusya ile yakınlaşma eğilimleri Ortadoğu'daki güç dengesini büsbütün dengesizliğe çevirip, ağırlıklar yarışmasına döndürmüştür. ABD'nin Suriye petrollerine hevesi, Rusya'nın Suriye'deki üsleri çıkar ve nüfuz yarışmasını sakıncalı karşılıklara sürüklemek görünümdedir.

Güney sınırlarımızda terör sapkınlarının varlığı, biri NATO'da müttefik, öbürü yakın komşunun destek sayılacak hoşgörüleriyle sürmektedir. İki süper gücün ülkemizle dostluğu sözdedir, içtenlikli ve gerçek değildir. Kürt sorunu da bu iki devletin korumasında sürmektedir. Ekonomik ve stratejik sorunlar da bu sömürü sorununu ağırlaştırmaktadır. Suriye ilişkileri düzenli olsaydı sıkıntıların, güçlüklerin ve sorunların çözümü daha kolay olurdu. AKP Genel Başkanı'nın bir zamanlar iyi dostu olarak Türkiye'de eşiyle birlikte ağırladığı, şimdi karşısına çok sert dikildiği Esad tutumu, ülkemiz için duyarlığını sürdürmektedir.

★★★

PYD-YPG'nin durumuyla önem kazanan güney sınırımızın sorunları “koridor” nitelemeleriyle ABD'nin Kürtleri koruma oyununa dayanmaktadır. Trump'un çirkinliği ağır mektubuna gerekli yanıtı veremeyen ya da onu çöpe atmayan günümüz iktidarının başı, ABD'ye giderek zayıflığı somutlaştırdı. Dahası, Rusya ile yapılan görüşmelerle de bir yarar sağlanamamıştır. ABD ile Rusya arasında gidip gelen iktidar başı nutukla, kükremeyle olumsuzlukları örtememektedir. Cumhurbaşkanı seçilince içtiği ‘ant'ta geçen “Atatürk ilke ve inkılâpları ve lâik cumhuriyet ilkesine…” ilişkin olumlu sözlerini hatırlayan var mı? Ayrıca tarafsızlıkla görev yaptığına inanılıyor mu?

Siyasetin yönetme yarışı olduğu gerçeğini bilmeyenler ya da çıkarları gereği anlamazlıktan gelenler yurttaşlarımızı karşı karşıya getirmekten çekinmiyorlar. Seçimleri kazanmak, daha fazla oy almak için aklına geleni söylemekten çekinmeyen kötü düşünceliler ve kötü niyetliler ortamı bulandırıp karartmakta, seçmenleri bir savaşın yanları gibi sertliğe özendirmektedir. Devlet ve ülke olarak her şey hepimizin iken birbirimize kıyarcasına ağır saldırıların yaşanması utandırıcı ve acıdır. Ülke kimsenin çiftliği değildir. Birbirimizden kaçıracak ve esirgeyecek hiçbir şey yoktur. Yönetimin başında olanlar devletin ve yurdun sahibi değil, görevlisi, hizmetlisidir.

★★★

Zorbalık, dayatma ve sömürü tarihin karanlık sayfalarında kalmıştır. Yönetim yarışını birbirini yok etme ve kötüleme durumuna getirmek kimseye yarar sağlamadığı gibi bağışlanmaz bir insanlık suçudur. Milli Eğitim Bakanlığı dinsel dayatma sayılacak yeni uygulamalarla lâiklik niteliğine ters düşen düzenlemelerle toplumsal barışı da sarsacak adımlar atmakta sakınca görmemektedir.

Kavga geçerli bir yol ve yöntem değildir. Yaşamsal olmadıkça, ilkeler ve değerler için olmadıkça yıkımdır. Siyaset için kavga, ulusu, yurttaşları birbirine karşı duruma getirme en ağır sorumluluklardan biridir. Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın eğitimdeki iş birliği dikkatle izlenmelidir.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more