Sözcü Plus Giriş
ZEYNEP GÜRCANLI

Amerikalıların İran’dan alacaklarını da bize ödetecekler

30 Temmuz 2020

Bir zamanlar yandaş kanallarda “Türkiye'deki cari açığı kapatan adam” olarak lanse edilen Reza Zarrab'ı hatırlıyor musunuz?

Hani, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde kendisinden “altın ihracatı yapan bir zat. Ülkeye katkısının olduğunu biliyorum. Hayır işlerine girdiğini biliyorum” diye bahsettiği Reza Zarrab?

Ya da AKP hükümetinin, New York'ta tutuklu olduğu dönemde “akibetinden” endişe duyup, hakkında ABD hükümetine bir değil, iki kez nota verdiği aynı Reza Zarrab.

İşte o Reza Zarrab'ın Türkiye-İran hattındaki karanlık ilişkileri ve işleri nedeniyle, Türkiye'nin başı dertten kurtulmuyor.

Açılan ilk davada, Zarrab'ın “itirafları” nedeniyle Hakan Atilla hapis cezasına çarptırılmıştı.

İkinci dava kurumsal olarak Halkbank'ın kendisine açıldı. Duruşmalar Mart 2021'de başlayacak.

Şimdi üçüncü “Halkbank davası” da geldi.

Bu üçüncüsü özellikle ilginç; Çünkü doğrudan Türkiye ile ilgisi yok. Ama ilgisi olmamasına rağmen, “bedelin” Türkiye tarafından ödenmesini öngörüyor.

“252 AMERİKAN VATANDAŞININ İRAN'DAN ALACAĞI VAR HALKBANK ÖDESİN…”

Halkbank'a bu 3. davayı açanlar, 252 Amerikan vatandaşı. Bunlar, İran'ın sorumlu tutulduğu dört ayrı terör saldırısından zarar görmüş kişiler.

Amerikan mahkemeleri daha önce bu kişilerin “İran saldırılarından zarar gördüğünü” kabul etmiş ve İran'dan bu kişilere tazminat ödemesini hükme bağlamıştı. Elbette İran bu tazminatları ödemedi.

Bu 252 kişi de, New York Federal mahkemesinde görülen Halkbank davalarına güvenerek, hak kazandıkları tazminatların Halkbank tarafından ödenmesi için mahkemeye başvurdu.

Dava, Halkbank'ın Amerikan ambargosunu hileli yolla delerek, İran'la girdiği para ilişkisinden “menfaat sağladığı”, bu nedenle Amerikan vatandaşlarının alacaklarının da Halkbank tarafından ödenmesi gerektiği iddiası üzerine kurulmuş durumda.

ATİLLA HAKKINDAKİ YÜKSEK MAHKEME KARARI MI BEKLENDİ?

Davanın kamuoyuna açıklanmasında da ilginç unsurlar var;

Dava 26 Mart 2020'de resmen açılmış, ancak hemen gizlilik kararı koyulmuş. Kamuoyuna duyurulmamış.

Kamuoyuna açıklanma tarihi ise 24 Temmuz 2020.

Peki aradaki bu dört ay içinde ne oldu da dava üzerindeki gizlilik kararı kalktı?

Bu 4 aylık süre içinde konuyla ilgili tek gelişme, Hakan Atilla'nın davanın yeniden görülmesi için gittiği yüksek mahkemenin hapis cezasını onaması oldu.

Federal Yüksek Mahkeme, Atilla hakkındaki kararı onadığını 20 Temmuz 2020'de açıkladı, 252 kişinin Halkbank'a açtığı dava için gizlilik kararı da 24 Temmuz'da kaldırıldı.

HALKBANK'IN DOLAYISIYLA TÜRKİYE'NİN İŞİ ÇOK ZOR

Gizlilik kararının Atilla davasının yüksek mahkeme kararından sonra kaldırılıp, kamuoyuna açıklanması manidar.

Yüksek Mahkemenin Atilla davasındaki “onama” kararı, Halkbank hakkındaki iddiaların da Amerikan hukuk sistemi tarafından “kabul gördüğünü” belgeliyor.

Üst mahkemenin bu kararının ardından, hem Halkbank'a açılan kurumsal dava, hem de Amerika'daki İran mağdurlarının açtığı bu üçüncü davada iş iyice zora girmiş duruyor.

2 MİLYAR DOLAR İSTİYORLAR

İran'dan mağdur oldukları gerekçesiyle Halkbank'tan tazminat talep edenlerin açtığı davada bahse konu para ise toplamda yaklaşık 2 milyar dolar.

Bu para eğer dava Halkbank aleyhine sonuçlanırsa- tüm bu Zarrab-Halkbank davalarında milletçe ödeyeceğimiz tek para da değil;

Çünkü hem Halkbank'a açılan kurumsal davayla ilişkili olarak ABD devletine ödeme ihtimalimiz olan bir tazminat:

Hem de ayrıca ABD Hazine bakanlığı'nın “İran'a yaptırımlarının delinmesi” gerekçesiyle ayrıca keseceği idari para cezası var sırada.

“Dostum Trump”, “önce Amerika” diyerek Başkan seçilmişti. Amerikan vatandaşlarının İran'dan alacakları tazminatların Türkiye'nin üzerine yıkılması fikri, tam da bu “önce Amerika” statrejisiyle uyumlu.

Bizde ise;
Ver mehteri! Haydi Ayasofya'da namaza….

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more