Sözcü Plus Giriş

Sendika ve meslek örgütlerinden Boğaziçi açıklaması

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, daha önce AKP'den milletvekili adayı olan Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasına ortak açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, “Üniversitelerine sahip çıkan, demokrasi mücadelesini yükselten Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin, öğrencilerinin ve mezunlarının haklı mücadelesinin yanındayız” denildi.

Güncellenme: 15:52, 07/01/2021
Sendika ve meslek örgütlerinden Boğaziçi açıklaması

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) yaptıkları ortak yazılı basın açıklaması ile Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerine, öğrencilerine ve mezunlarına destek verdi.

“KAYYUMLARLA HALKIN KADERİNİ BELİRLEMEYE ÇALIŞMAK ARTIK KABUL GÖRMÜYOR”

“Bu ülkenin halkı demokrasi istiyor” vurgusu yapılan açıklamada, “Bu ülkenin yurttaşları demokrasinin en asgari kriteri olan seçme ve seçilme hakkı için mücadele ediyor. İşçiler sendikasını, üniversitenin asli unsurları rektörünü, halk yerel yöneticilerini ve vekillerini özgürce seçmek istiyor. Atanmışlarla, kayyumlarla ve dayatmalarla bu halkın kaderini belirlemeye çalışmak artık kabul görmüyor” ifadeleri kullanıldı.

“ÜNİVERSİTENİN KAPISINA KELEPÇE VURARAK TARİHE GEÇTİLER”

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin ve öğrencilerin demokratik yollarla tepkilerini dile getirdiği belirtilen açıklamada üniversite kapısına vurulan kelepçeye dikkat çekildi. Açıklamada, “Daha önce ihraç edilen akademisyenlerin cüppelerini çiğneyenler, bu kez de üniversitenin kapısına kelepçe vurarak tarihe geçtiler. Demokrasi talebini üniversiteden yükselten öğrencilere yönelik toplumsal desteği kırabilmek için kapıları-duvarları kırarak ev baskınlarına girişenler, bu görüntüleri ajanslarla servis edenler bilmelidirler ki, demokrasi mücadelesi bu tür hukuksuz güç gösterileriyle engellenemez” denildi.

“ÜNİVERSİTENİN TÜM BİLEŞENLERİNİN İRADESİ YOK SAYILMIŞTIR”

Açıklama şu sözlerle devam etti: “Meselenin esası bellidir: Tepeden inme bir rektör atamasıyla bir üniversitenin kurumsal değerleri, ihtiyaçları ve tüm bileşenlerinin iradesi yok sayılmıştır. 12 Eylül darbesinin ürünü antidemokratik yasalar ve bu darbe hukukunu pekiştirerek getirilen tek kişinin karar verdiği atama yöntemi üniversitelerde kabul görmemektedir. Akademik özgürlüğün ve kurumsal özerkliğin ortadan kaldırılması üniversitelerimizi her geçen gün bilimsel üretimden daha da uzaklaştırmaktadır. Öğretim üyelerinin özgürlüğüne şerh koyan, araştırma görevlilerinin ve çalışanların iş güvencesinin yok edildiği, öğrencisinden akademisyenine herkesin polis ve özel güvenlik baskısı altında olduğu bir üniversite değil; demokratik süreçlerin sağlıklı biçimde işlediği üniversiteler istiyoruz.”

“ÜNİVERSİTELERİN YÖNETİM ORGANLARI SEÇİMLE OLUŞTURULMALI”

Nitelikli bilimsel üretim için üniversitelerin siyasi otoritelerin aracı olmaktan çıkarılması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, “Üniversitelerin yönetim organları tüm bileşenlerinin dahil edildiği katılımcı süreçlerle ve seçimle oluşturmalıdır. Bu toprakların tarihinde her zaman demokratik üniversite mücadelesi, demokratik Türkiye mücadelesinin güçlü bir parçası olmuştur. Bu nedenle üniversitelerine sahip çıkan, demokrasi mücadelesini yükselten Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin, öğrencilerinin ve mezunlarının haklı mücadelesinin yanındayız” ifadeleri kullanıldı.

İlginizi ÇekebilirPolisle öğrenciler arasında ilginç diyalog: Yeni rektöre benziyorsunuzPolisle öğrenciler arasında ilginç diyalog: Yeni rektöre benziyorsunuz

 

İlginizi ÇekebilirBoğaziçi Üniversitesi'nde istifa kararı! Rektör Danışmanı Prof. Zafer Yenal görevi bıraktıBoğaziçi Üniversitesi'nde istifa kararı! Rektör Danışmanı Prof. Zafer Yenal görevi bıraktı