Yatırımcı büyük risk varken yüksek faize bakmaz, çıkar gider

Güçlü ABD ekonomisi ve güçlü dolar ortamında Türkiye için işlerin daha da zorlaşacağını ifade eden Mahfi Eğilmez, yüksek riske karşılık yüksek faize gelen dövizlerin çıkmaya başlayacağını ve bunun dış kaynak sağlama maliyetlerini daha da yükselteceğini belirtti.

Yatırımcı büyük risk varken yüksek faize bakmaz, çıkar gider

ABD'de tüketici enflasyonu mayısta yüzde 5 ile 13 yılın zirvesine yükselirken, ABD Merkez Bankası (Fed) geçen hafta erken faiz artışı işareti vererek piyasalara sürpriz yaptı. Fed açıklamasının ardından ABD tahvil faizleri yükselirken dolar; TL'nin de aralarında yer aldığı bütün paralara karşı değer kazandı. Güçlü dolar, dış finansman ihtiyacı içindeki bir ülke olan Türkiye için daha zor bir döneme girildiği anlamına geliyor. IMF tahminlerine göre önümüzdeki 1 yıl içinde gerekli döviz miktarı 214 milyar dolar seviyesinde. Bloğunda doları yükselten beklentiler ve sonuçlarına yönelik bir yazı kaleme alan ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, Fed'in varlık alımını azaltacağını açıklaması ve faiz artırım beklentisini öne çekmesinin ABD'de faizlerin ileride yükseleceği anlamına geldiğine işaret ederek, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi için ortaya çıkardığı sonuçları yazdı. Türkiye gibi dış kaynak ihtiyacı nedeniyle yüksek riske karşılık yüksek faiz öneren ülkelere gelmiş olan dövizlerin yavaş yavaş çıkmaya başlayacağını vurgulayan Eğilmez, bunun da TL'nin değer kaybına uğramasına yol açacağını belirtti.

MALİYET ARTACAK

Eğilmez, ikinci olarak ise dünya piyasalarında sıkılaştırma eğilimi yayılmaya başlarsa likidite bolluğunun azalacağına dikkat çekti ve Türkiye gibi tasarruf yetersizliği nedeniyle dış kaynağa bağımlı ülkelerin dış kaynak sağlama maliyetlerinin yükseleceğini söyledi.

Fed, çarşamba günü sona eren para politikası toplantısında erken faiz artışı işareti vererek sürpriz yapmıştı. Fed iki önemli sinyal verdi: Toplantı öncesine kadar faiz artırımı için en erken tarih olarak 2024 yılını öngörürken bunu 2023 yılına çekti ve faiz artırımı başlamadan önce, varlık alımı yoluyla yaptığı piyasa fonlamasını azaltmaya başlayacağını (tapering) açıkladı.

Ağbal sonrası 3 ayda 13.1 milyar $ kaçtı

Güçlü ABD ekonomisi Türkiye için işlerin daha da zorlaşacağı anlamına geliyor. Hali hazırda zaten ülkeden ciddi bir sıcak para çıkışı söz konusu. Ekonomi yönetiminin değiştiği, Merkez Bankası'nda (TCMB) Murat Uysal'ın yerine Naci Ağbal'ın atandığı kasım sonu itibarıyla sıcak paranın dönmesini sağlayan bir dizi karar alınmıştı. Para politikasında sadeleşmeye giden Ağbal döneminde politika faizi % 19'a çıkarıldı. Ağbal'ın 20 Mart'ta görevden alınıp yerine Şahap Kavcıoğlu'nun atanmasıyla sıcak parada geri dönüş son buldu. Yabancılar TCMB'de başkan değişimi sonrası 12 haftalık süre içinde değeri 13.1 milyar doları bulan portföylerini nakde çevirerek Türkiye piyasalarından çıktı.