Sözcü Plus Giriş

Yeni sanayi hamlesi: Hidrojen boru hattı

Gelecekte yoğun ihtiyaç duyulacak hidrojen konusunda bir ilk olacak proje geliştirildi. Avrupa’da endüstri bölgeleri arasında boru hattı inşa edilecek.

Taylan BÜYÜKŞAHİN
Güncellenme: 07:25, 23/05/2021
Yeni sanayi hamlesi: Hidrojen boru hattı

Güneş ve rüzgarla birlikte geleceğin enerji kaynaklarından birisi olarak gösterilen hidrojende, Avrupa Birliği yeni bir hamleye hazırlanıyor. Çelik, amonyak ve plastik sektörlerinin yoğun şekilde ihtiyaç duyduğu hidrojende, endüstri bölgelerinden geçecek şekilde boru hattı inşa edilecek. Hidrojen boru hattı ile hem sanayinin duyduğu hidrojen hem de enerji üretimine katkı sağlanması planlanıyor.

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) yazarlarının kaleme aldığı analize göre, Avrupa'da çelik, amonyak ve plastik sektörlerinin yoğun olduğu bölgeler belirlendi ve buraların boru hattı yoluyla birbiri ile bağlanacağı kaydedildi. Gelecekteki hidrojen talebine göre bir harita oluşturulduğu ifade edilen analizde, bu hattın Avrupa hidrojen omurgasını oluşturacağı kaydedildi. WEF yazarları analizlerinde, hidrojenin en büyük üreticisi ve tüketicisi olan Çin'in altyapısındaki eksikliklere dikkat çekerek, Avrupa ile Çin arasında bu konuda işbirliği yapmanın olumlu olacağını vurguladılar.

YEŞİL KAYNAKTAN ALINACAK

2030'da hidrojenin fosil yakıtlardan daha ucuz hale geleceğinin belirtildiği analizde, Avrupa'nın ihtiyacı olan hidrojeni “yeşil” kaynaklardan alacağı ve bu çerçevede 23 bin kilometrelik boru hattına ihtiyaç olacağı aktarıldı. Ayrıca, mevcut doğalgaz boru hatlarının yüzde 10'unun da hidrojen için çevrilebileceği ifade edildi.

Çevreci ve ucuz olması tercih sebebi

Günümüzde hidrojen oluşturmanın maliyeti oldukça yüksek. Elektroliz yöntemiyle elde edilen hidrojen için yüksek miktarda elektriğe ihtiyaç duyuluyor. Ancak güneş ve rüzgar enerjilerinde gelinen aşamada, bu kaynaklardan elde edilen hidrojen hem çevreci hem de daha ucuz olabiliyor. Son dönemde yapılan araştırmalarda gelecekte hidrojen konusunda zengin olacak ülkelerin Ortadoğu'da ve Sahra Altı Afrika'da olduğu ifade ediliyor.