Akyaka İmar Planı Revizyonu davasında yürütmeyi durdurma

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın askıya çıkardığı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Muğla’nın Ula ilçesi Akyaka Mahallesi İmar Planı Revizyonlarına karşı Akyakalıların açtığı Yürütmeyi Durdurma talepli iptal davasında Muğla 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Akyaka İmar Planı Revizyonu davasında yürütmeyi durdurma

Muğla'nın Ula ilçesi Akyaka Mahallesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın askıya çıkardığı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planı Revizyonlarına karşı açılan Yürütmeyi Durdurma talepli iptal davasını Akyakalılar kazandı. Muğla 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme “Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği” gerekçesi ile karar verdiğini açıkladı. Bakanlığın karara 7 gün içinde itiraz hakkı bulunuyor.

KARARDA BİLİRKİŞİ RAPORU ETKİSİ

Mahkeme heyetinin oy birliği ile aldığı kararın sonuç bölümünde şöyle deniliyor:

– Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna, davalı idarece itiraz edildiği fakat itirazın anılan raporu hukuki yönden sakatlayıcı nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporunun karara esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli planın 1/100.000 ölçekli plana uyumlu olmaması, orman alanlarının dava konusu planlarda azaltılarak kullanım değişikliğine gidilmesi, Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca korunması gerekli alanlar içerisinde yer alan Akyaka'da yapılacak olan Çevre Düzeni Planlarında ve plan revizyonlarında Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) uygulanmamıştır.

YAT LİMANI KARARI PLANA UYUMLU DEĞİL

1/1000 ölçekli planların yat limanı kararı açısından 1/5000 ölçekli plana uyumlu olmaması, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planlarının nüfus projeksiyonlarının yapılmadan arazi kullanım kararlarının verilmesinin de kararda etkili olduğunun yansıtıldığı açıklamada, şöyle denildi:

– Dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına uygun olarak yapılması gereken kentsel, sosyal ve teknik altyapının Mekansal Planlar Yönetmeliği'nin Ek-2 Tablosunda yer alan asgari standartlar ve alan büyüklüklerini karşılayıp karşılamadığının tespitinin yapılmasının mümkün olmaması, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu ile 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonlarının Mekansal Planlar Yönetmeliği'nin 21., 23., 25. ve 26. maddelerine, Mekansal Planlar Yönetmeliği'nin 21., 23., 25. ve 26. maddelerine ve Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik'e uygun olarak hazırlanıp onaylanmaması uygun değildir.

AÇIKLAMALAR YETERLİ DEĞİL

Yürütmeyi durdurma kararı ile ilgili dosyadaki açıklamaların yeterli olmadığı da belirtilerek şu cümlelere yer verildi:

– Yasaya aykırı bir biçimde planlarda ‘özel rekreasyon alanları' olarak tanımlanan alanlara yer verilmiştir. Ulaşım planlaması ve etüdü yapılmayıp planların yapım aşamasında alınan kurum ve kuruluşların görüşlerinin planlara yansıtılmamıştır. Planlarda önerilen ÖPA-1 ve ÖPA-2 olarak belirlenen özel proje alanlarının mevcut mülkiyet haklarına aykırıdır. Bu alanların sınırlarının belirlenmesinde ayrıcalıklı plan yapılması, bunun gerekçelerinin de açıklanması gerekir.

– Sosyal altyapı alanı olarak çocuk oyun alanı, sosyo-kültürel tesis alanı, park, teknik altyapı alanı, yol ve açık otopark alanlarının büyüklüklerinin mevzuata uygun olmayan şekilde azaltılması, orman alanlarının mevzuata göre aykırı olarak park alanına dönüştürülmediği gözlemlendi. Dava konusu planlarda yer alan hukuka aykırılıklar göz önüne alındığında uygulamaya geçilmesi halinde ortaya çıkacak doğal tahribatın sonradan ortadan kaldırılması mümkün olamayacağından, anılan planların uygulanması hâlinde telâfisi güç zararlar doğabilecektir.

– Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.