Babacan’dan Erdoğan’a ‘depo fulleme’ yanıtı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, dün açıklanan reel efektif döviz endeksine göre, mevcut döviz kurunun 1994 ve 2001 krizlerine göre çok daha kötü bir noktada olduğunu belirterek, "Döviz rezervi tam 130 milyar dolar eritildi. Adeta bir kibrit çakarcasına cayır cayır iki yılda sattılar eksi 60 milyar dolara düşürdüler bu ülkenin döviz rezervini. 3 yılda 3 milyon insanımız daha yoksullaştı. Zengin ile yoksul arasındaki fark 26 katı geçti" dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan partisinin 1. Olağan Sinop Gerze İlçe Kongresinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Babacan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“MAALESEF ALT MAHKEMENİN ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARINA BİLE DİRENDİĞİNİ BU ÜLKEDE GÖRDÜK”

* Hukukun üstünlüğü artık kalmadı. Anayasa Mahkemesi, ülkemizin en üst yargı merci bir karar veriyor alt mahkeme uymuyor. Bu ülkenin cumhurbaşkanı ‘tanımıyorum’ diyebiliyor. Bu yaşandı bu ülkede. Milletvekili Enis Berberoğlu’nun başına gelmişti, tutuklandı, yargılandı ve en sonunda Anayasa Mahkemesi, ‘ burada bir hak ihlali var’ dedi ama alt mahkeme tanımadı. Sonunda Anayasa Mahkemesi ikinci defa ‘hak ihlali’ vardır dedikten sonra ancak Enis Berberoğlu tekrar Meclis’e dönebildi.

* Bir alt mahkemenin haddine mi Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymamak. Ama bu alt mahkeme gücü kimden alıyor. Alt mahkemenin karara uymaması normalde anında HSK soruşturması başlanacak bir konu. Maalesef alt mahkemenin Anayasa Mahkemesi’nin kararına bile direndiğini bu ülkede gördük. Bu kararlara uymayanları teşvik eden destekleyen bir yönetim zihniyeti bir iktidar var şu anda Türkiye’de.

“GERÇEKTEN HEP BERABER ARTIK ‘YETER’ DEMEMİZ GEREKİYOR”

*Ömer Faruk Gergerlioğlu benzer bir olayı yaşadı yaklaşık 100 gündür tutukluydu. Anayasa Mahkemesi ‘hak ihlali’ kararı verince bu yanlış düzeltildi. Ancak daha alt mahkemeye karar gitmeden bugünkü iktidarın küçük ortağı konuşmaya başladı.

* Bahçeli dün Anayasa Mahkemesi’ni hedefe koydu ve neredeyse hakarete varacak ifadeler kullandı. Kimse kusura bakmasın bu ülkede çarpık da olsa azıcık işleyen bir adalet varsa, az da olsa işleyen bir yargı mekanizması varsa, biz bunu bugünkü iktidarın ortaklarına kurban edemeyiz.

* Gerçekten hep beraber artık yeter dememiz gerekiyor. Güç koşullarda görevini yapmaya çalışan hakimleri meclis kürsülerinden hedef alanlara ‘artık yeter’ dememiz gerekiyor.

“GERGERLİOĞLU’NA GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİYORUM”

* Biz haksız yere özgürlükleri kısıtlananların, tutuklananların hep yanında olduk, olacağız. Nerede bir hak ihlali varsa, nerede bir zulüm varsa o haksızlığa uğrayan, zulme uğrayanların yanında biz olacağız.

* Aynı zamanda bu ‘hak ihlali’ kararlarını alan bunların altına imza atan cesur hakimlerin, yargıçların da yanında olacağız. Bu vesileyle Ömer Faruk Gergerlioğlu’na buradan tekrar geçmiş olsun dileklerimi de ayrıca iletmek istiyorum.

“EKONOMİK KRİZİN TEK BİR SEBEBİ VAR O DA KÖTÜ YÖNETİM”

* Bu ülkede şu son dönemdeki kadar yüksek bir genç işsizlik oranı görülmedi. Bu ülkenin gençleri umutsuz, geleceklerini başka ülkelerde hayal ediyorlar. Halkımız bugün pazardan çürük sebze, meyve topluyor. Marketlerde peynir, yağ, hatta bebek maması bile kilit altında satılıyor.

* Vatandaşımız gramla alışveriş yapmaya başladı. Bu yaşadığımız ekonomik krizin tek bir sebebi var o da kötü yönetim. Taraflı Cumhurbaşkanının göreve başlamasından bu yana akraba bakanla el ele verdi o gün bu gündür neler oldu. Hazinenin borcu iki yılda tam ikiye katladı. Döviz rezervi tam 130 milyar dolar eritildi.

* Adeta bir kibrit çakarcasına cayır cayır iki yılda sattılar eksi 60 milyar dolara düşürdüler bu ülkenin döviz rezervini. Merkez Bankası’nın yedek akçelerini bir gecede sıfırladılar. 3 yılda 3 milyon insanımız daha yoksullaştı. Zengin ile yoksul arasındaki fark 26 katı geçti. Kısacası bu sistem ülkemizi fakirleştirdi.”

“HANİ FAİZ DÜŞECEKTİ?”

* 2019’da bu ülkenin büyümesi sadece yüzde 1. Kimse pandeminin arkasına saklanmasın. Hani faiz düşecekti. Bütün dünya pandemiden etkilenirken ne için bizim Merkez Bankası faizi Avrupa’nın en yüksek faizi. Yüzde 19 yahu.

* O da piyasanın tabanını teşkil ediyor, yukarıya doğru piyasa faizi 25-30… Avrupa’da en yüksek faizde birinciyiz, Dünya’da yedinciyiz.

“SON 20 YILDIR BU ÜLKE BU KADAR YÜKSEK ENFLASYON GÖRMEMİŞTİ”

* Pazartesi açıklanan enflasyon rakamları var ya TÜFE’de yüzde 42, son  20 yılın rekoru ya. Son 20 yıldır bu ülke bu kadar yüksek enflasyon görmemişti arkadaşlar. Bir başka rakam dün açıklandı reel efektif kur endeksi. İstatistiklerin yayınlandığı 1994’ten bu yana en düşük noktada.

* Dün açıklanan rakam 59.77 . Bu ne demek biliyor musunuz? Bir 5 Nisan krizi yaşadı bu ülke. 5 Nisan 1994’te kur fırladı gitti. Para pul oldu. Şu anki döviz kurunun geldiği nokta hem 5 Nisan 1994 krizine göre hem de 21 Şubat 2001 krizine göre çok daha kötü bir noktada.

* Ülke bir kur krizinden bahsedebiliyorsak şu anda yaşanan krizin boyutu 1994 krizinden de 2001 krizinden de daha kötü.

“HÜKÜMET  ESNAFIN YANINDA DURAMIYORSA BUNLARIN ARTIK GİTME ZAMANI GELMİŞ DEMEKTİR”

* Pandemi öncesinde hükümet kaynakları tükettiği için Türkiye bütün G20  ülkeleri içerisinde kendi vatandaşına doğrudan destek açısından en düşük desteği veren ülkelerden birisi oldu. Turizm sektörü, restoranlar, kahvehaneler çok çok olumsuz etkilendi bu süreçte.

* Ama en zor günde devlet yanlarında duramadı. O devlet, o hükümet  esnafın yanında duramıyorsa bunların artık gitme zamanı gelmiş demektir.

“NİYE TALİMAT VERİP O FAİZİ DÜŞÜRMÜYORSUNUZ?”

* Konuştukları her başarı en az 6 yıl önceye ait. Hem kendinize ‘ben ekonomistim’ diyorsunuz, benim alanım ‘ekonomi’ diyorsunuz madem o dönemlerin başarısını ben yaptım diyorsunuz yine yapın. Elinizi tutan mı var Allah aşkına. Tek yetkili olmayı çok istediniz, tek imzayla aklıma gelen her şeyi yapabilmeliyim dediniz 2018’den itibaren de bunu yapıyorsunuz. Bağımsız kurum mu kaldı ülkede?

* Sizin yap deyince yapacağınıza itiraz edecek bir ekonomik birim var mı bu ülkede? Merkez Bankası başkanlarını ‘laf dinlemiyordu’ diye görevden alan siz değil misiniz? İşte laf dinleyen Merkez Bankası başkanını koydunuz oraya. Ben soruyorum, niye faiz yüzde 19? Niye talimat verip o faizi düşürmüyorsunuz?

“BİZİM KENDİ VATANDAŞIMIZI BUZDOLABINI DOLDURABİLİYOR MU? SİZ ONA BAKIN”

* Sayın Erdoğan pazartesi günkü konuşmasında bir de itirafta bulundu. Aslında paramızın pul olduğunun bir itirafını yaptı. Ne dedi? ‘Şu an Avrupa’da benzinin en ucuz olduğu ülkeyiz’ dedi. ‘Eskiden Avrupa’dan gelenler ülkemize girmeden önce arabalarının deposunu doldururken, şimdi tam tersi oldu ülkemizden çıkmadan önce depolarını doldurup çıkıyorlar’ dedi.

* Buradan tekrar sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum, 1 euro 10 lirayı geçti. Euro’ları diğer ülkelerden gelen insanlar bozdurup, bozdurup harcıyor. Elbette ki depolarını fulleyecekler.

* Siz bu yabancıları bırakın da  biraz kendi vatandaşlarınıza bakın. Yabancıların depolarını fullemeleriyle övünmek bir ülkenin cumhurbaşkanının tespiti olamaz ki, sevinecekse onlar sevinsin.

* Bizim kendi vatandaşımız ne yapıyor, bizim kendi vatandaşımız deposunu fulleyebiliyor mu siz ona bakın. Bizim kendi vatandaşımızı buzdolabını doldurabiliyor mu siz ona bakın.

“SİZ YANINIZDAKİ 3-5 KİŞİNİN HUZURUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ DA 84 MİLYONUN HUZURUNU NİYE DÜŞÜNMÜYORSUNUZ?”

* Bizim vatandaşımız aç, gençlerimiz işsiz. Ama kimi bakan yardımcıları, kimi üst düzey bürokratlar  bakıyoruz kaç tane şirketin yönetim kurulunda görev alıyorlar.

* Birkaç yerde birden çalışıyormuş gibi gösteriliyorlar. İktidara yakın kimi isimler, kamu idarelerin yönetimin kurullarındaki görevler sayesinde her ay 5 yerden 10 yerden maaş alanlar var bu ülkede. Neymiş? Huzur hakkıymış. Huzur hakkı diyorsunuz da bu millet huzursuz, vatandaş aç… Siz yanınızdaki 3-5 kişinin huzurunu düşünüyorsunuz da bu 84 milyonun huzurunu niye düşünmüyorsunuz?

Babacan'dan zam tepkisi İlginizi Çekebilir Babacan'dan zam tepkisi