MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"MAŞAYI DEĞİL TUTAN ELİ GÖRMELİYİZ"

Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

* Maruz kaldığımız muhtelif sorun başlıklarını ele alırken mutlak surette tarih şuurunun rehberliğiyle kararlarımızı somutlaştırmalıyız. Ağaca bakarken ormanı göz ardı edemeyiz. Kabukla uğraşırken özü dikkatten kaçıramayız. Fiile odaklanıp faile sırt çeviremeyiz.

* Her zaman resmin büyüğüne odaklanmalıyız. Ufuk ötesini görebilmenin sırrına erişmeliyiz. Maşayı değil, tutan ve tutturan elleri görebilmeyiz. Böyle yaparsak düşünce temelinde yanılma payımız her zaman en düşük seviyede kalacaktır.

* Milliyetçi Hareket Partisi olarak hayatın akışını ve hadiselerin akışkanlığını milliyetçiliğin ilkeleriyle, hukuk ve demokrasinin ilk yardım kılavuzuyla okumalıyız. Tutarlı olacaksak etik hassasiyetlere uyacaksak başkaca bir seçenek olmadığını bilmeliyiz.

* Onun bunun dolduruşa gelerek siyaset yapmadık, bundan sonra da kimse beklememeli. Korkuya hiç rehin düşmedik. Türkiye'yi yakın markaja alarak karanlık operasyonların hedef ülkesi haline getirmek için ellerini ovuşturanlara taviz veremeyiz.

* Telaşa kapılmadan, duygulara kanmadan daha soğukkanlı, sağduyulu davranmak mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin çevresindeki sinsi ve sisli kuşatma genişlemektedir. Asıl mesele gündemi işgal eden iddia ve isnatların taraftarlarından daha ötesidir.

 

"HERKESİ UYARIYORUM, HEDEF TÜRKİYEMİZDİR"

* Asıl mesele gündemi işgal eden iddia ve isnatların hem taraflarından hem de cesametinden çok daha ötesidir. Türk milletinden öç almak için kuyruğa giren yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, tahriklerine, tahrip gücü yüksek şer kampanyalarına şu günlerde hız vermişler, derinlik katmışlardır.

* Herkesi uyarıyorum, hedef Türkiye’mizdir. Hedef son yurdumuzdur. Hedef milli birlik ve huzur ortamımızdır. Surda gedik açmak gayesiyle, hatta kale duvarlarımızı yıkmak maksadıyla sinerjisini ve sistemsel enerjisini Türk ve Türkiye düşmanlığından alan bir tezgah kurulmuştur.

* Bu menfur tezgâhın siyaset taşeronları, medya teşrifatçıları, sivil toplum tertipçileri, suç ve terör örgütü temincileri, özellikle de dış tedarikçileri vardır ve bellidir.

* Türkiye’nin üzerine gölge düşmesi, siyasi ve hukuki çözülme yaşaması konusunda alçak bir rekabet maalesef devrededir. Amaç, Türkiye’nin uluslararası camiada itibarını lekelemektir. Amaç, Türkiye’nin mukavemetini kırarak her türlü müdahaleye açık hale getirmektir.

* Daha vahimi ise devletle millet arasındaki güven bağlarının kopuşuna hizmetle birlikte, nihai aşamada doğal veya doğacak şikâyetlerin birbirine eklemlenmesini kışkırtıp devlete ve hükümete karşı toplumsal bir direnişin gerekçesini teşkil etmektir.

"RİZE ZİYARETİ OLAY ÇIKARMAK İÇİN PLANLANDI"

CHP bunun üst figüranıdır. 6 ay içinde başka bir Türkiye'nin görüleceğini söyleyen Kılıçdaroğlu krizin bekçisi konumundadır. HDP, Türkiye'nin kalbine hançer sokmak için bekleyen fitnedir. Asıl bizi düşündüren İP'in provoaktörlüğüdür.

* Bu şahsın Rize'yi ziyaret ederek müessif olaylara sebebiyet vermesi incelenmelidir. Söz konusu ilçe belediyelerinin MHP yönetiminde bulunduğu göz önüne alındığında nasıl bir oyunun sahnelenmeye çalışıldığı fark edilecektir.

* İP Başkanı'nın toplumsal huzursuzluğun fitilini tutuşturmak için Rize'ye gitmesi sorumsuzlukla izah edilemez. Siyasi hayatı kumpasla, yalanlarla heba olmuş bu şahsın Netanyahu sözleri sonrası Rize ziyareti olay çıkarmak üzere planlanmıştır. 1959 Uşak olaylarında olduğu gibi podyuma çıkarılmıştır.

* AA'nın kuşkulu muhabiri tarafından sorulan ısmarlama soru gündeme oturmuştur. Viranşehir Kaymakamı'nın sözleri de başka bir konudur. Bunlardan birisi de PKK'nın maket uçaklarla suikast girişimidir.

* Adete düğmeye basılmışçasına şaibeli ve şüphe uyandıran olaylar üst üste çakışmış, biri biterken diğeri tedavüle sokulmuştur.

"KİMSE İÇİŞLERİ BAKANI'NIN BOYNUNA TASMA GEÇİREMEYECEK"

* Türkiye; sömürge devleti, karpuz cumhuriyeti, aşiretler koalisyonu, kabileler toplamı, suç ve cinayet örgütlerinin tasallutu altındaki bir ülke değildir, hiçbir zaman da olmamış ve olmayacaktır.

* Hakikaten bir suç varsa, bu suç tevsik edilmişse, suçluların objektif delil ve belgelerle tespiti yapılmışsa adres bağımsız Türk mahkemeleridir. Adalet ne diyorsa olacak bellidir.
Bundan ürkmeye, çekinmeye gerek de yoktur.

* Ancak karambolde siyasi fırsatçılığa kalkışanlar, zalimlerin dolduruşuna gelip ülkemizin haysiyetini iki paralığa çevirmek için konuşan ve konuşturulanlar iki dünyada bunun hesabını muhakkak vereceklerdir. Bundan kaçış ve kurtuluş imkansızdır.

* İkazen diyorum ki, hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna da hiçbir alçağın gücü ve nefesi yetmeyecektir. Yine hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetleri’nin onurlu komuta heyetine çamur atamayacaktır.

* Terörle mücadelede destan yazan bir hükümetin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve İçişleri Bakanı’nın yalnız olmadığını özellikle ve önemle ifade ediyorum.
Konu, devlet-i ebed müddet irademizin korunmasıdır. Konu, devletimizin saygınlığı ve üzerinde titrediğimiz bekasıdır.

* Herkes yerini yurdunu bilmek zorundadır. Herkes ağzından çıkanlara dikkat etmekle mükelleftir. Türkiye’nin gündemi video kayıtlarıyla rehin alınamaz, sosyal medya iftiralarıyla ele geçirilemez.

"TEK KELİMEYLE MÜFTERİLİK"

* TBMM Başkanlığı görevini üstlenmiş, ilaveten Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı unvanını taşıyan Sayın Binali Yıldırım’ı evladıyla birlikte töhmet altında bırakmak, uyuşturucu ticaretiyle ilişkilendirmek tek kelimeyle müfteriliktir.

* Bu meselede tarafsız kalmak, köhne köhne tribünde oturup üç maymunu oynamak Türkiye’ye kast etmek için kullanılan ve kiralanan çevrelere destek vermektir. Buna da vatan ve millet sevgisiyle bezenmiş hiç kimsenin hakkı yoktur.

* Her nifak ve dedikoduya can havliyle sarılan CHP yönetiminin siyaseti arazdır, marazdır, ayıplıdır, ahlaksızdır, tamı tamamına çukur siyasetidir. Kılıçdaroğlu’nun rotası yanlış, siyasi dili ve üslubu yozlaşmıştır.

* CHP, Türkiye üzerinde emelleri olan küresel emperyalizmin kanlı limanına yanaşıp tahkimat yapacak kadar Türkiye muhalifidir. İP, bu limana çoktan varmış, demir atacak iskele aramaya başlamıştır.

“ERDOĞAN’I DEVİRMEK İSTEYENLERE İZİN VERİLMEYECEKTİR”

* Milletin hür iradesiyle ve tertemiz oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek, Türkiye’yi deforme etmek için faal halde olanlara alimallah, bedeli ne kadar ağır olsa bile izin verilmeyecektir.

* Biden lobisinin zehir ve zillet saçan niyetleri ne yaparsa yapsın billahi Türkiye Cumhuriyeti’ni düşüremeyecektir. CHP’nin bu lobiye ümit bağlaması, sırtını emperyalizme dayaması, demokrasi dışı müdahalelere çanak tutması tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda düşmana hizmet edip ganimet olmakla birdir, aynıdır.

* Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsızdır. Türkiye Cumhuriyeti milli ve egemen bir devlettir. Biden’in muhalefeti pışpışlayıp Cumhuriyeti ve Cumhur İttifakı’nı hedef alması sonu hüsran olacak bir maceraya atılmaktır.

* İktidar ruhsatını ABD değil, kovboylar değil, kulisler değil, güç odakları değil, büyük Türk milleti vermektedir. İhanete teşne olanların bu gerçeği akıllarından çıkarmaması tavsiyemdir.

"VARSA KENDİNE GÜVENEN ÇIKSIN KARŞIMIZA"

* Türkiye’yi siyasi, hukuki ve toplumsal alanlarda taşeronlar vasıtasıyla düğümleyip seçime veya başka arayışlara zorlamak demokrasi ve milli irade düşmanlığının kesif bir yansımasıdır.

* Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye bir hukuk devletidir. Bizim açımızdan, milletin vermediği bir yetkiyi zalimlerin elinden almak için heyecana kapılmak soysuz bir beklentidir.

* Arka arkaya ortaya çıkan, birbiriyle bağ ve bağlantısı kesin olan olaylar manzumesinin kaynağında Türkiye’yi çökertme hesapları ve dayatmalara rıza gösterme beklentisi yatmaktadır.

* Fakat unuttukları Türk milletinin kudreti, kuvveden fiile çıkan korkusuz duruşudur. Türkiye sokakta bulunmadı, harita üzerinde kurulmadı. Türk milleti tesadüfen bir araya gelmedi, bağımsızlık hediye alınmadı.

* Üzerinde yaşadığımız topraklara boşuna vatan denmedi, sınırlarımız icazetle çizilmedi. Varsa kendine güvenen çıksın karşımıza. Varsa yüreği yeten haydi buyursun er meydanına.