Boğaziçi Üniversitesi ‘Kabe fotoğrafı’ davasında reddi hakim talebi

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’yu protesto eden öğrencilerin düzenlediği sanat sergisinde, Kabe fotoğrafının bulunduğu resmi yere serdikleri iddiasıyla haklarında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan 3’er yıla kadar hapis istemiyle dava açılan 7 Boğaziçili öğrencinin yargılandığı davaya devam edildi. Tanık olarak dinlenen güvenlik görevlisi Faruk Kardoğan, "İslam dinine aykırı olduğunu söyledik. Onlar da ‘kaldırmıyoruz’ dediler" diye konuştu. Öğrencilerin avukatları, hakimin, tanığı yönlendirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu.

Boğaziçi Üniversitesi ‘Kabe fotoğrafı’ davasında reddi hakim talebi

İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz yargılanan öğrenciler ile avukatları katıldı.

“KENDİ GÖZLERİMLE KİMİN ASTIĞINI GÖRMEDİM”

Mahkemede tanık olarak dinlenen Boğaziçi Üniversitesinde özel güvenlik amiri olan Alparslan Çepni, “Ben içerideyken böyle bir resmin asıldığını duydum. Bu resim İslam dinine aykırı olduğu için arkadaşlara tekrar ikazda bulunduk. Arkadaşlar, bu resmin İslam'a hakaretle ilgisi olmadığını söyledi. İlerleyen saatlerde öğrenciler bu resmin kaybolduğunu söyledi. Bir tutanak tutuldu. Resmin kaybolduğunun kayıt altına alınması için imza gerekiyordu. Kimin astığını görmedim.” dedi.

“İSLAM DİNİNE AYKIRI OLDUĞUNU SÖYLEDİK”

Tanık olarak dinlenen güvenlik görevlisi Faruk Kardoğan, “Orada Kâbe resmi etrafına asılmış LGBTİ+ bayrakları vardı. Resmi asanlar Doğu ile Selahattin idi. Kendilerine bunun İslam dinine aykırı olduğunu söyledik. Onlar da ‘kaldırmıyoruz' dediler. Sena ile Hazar’ı uyardık, ‘Sorumluluk bize ait, herhangi bir sorun olursa bize yönlendirin. Biz gerekli cevabı veririz’ dediler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra biri geldi ve resmi şikayet etti. Ben de durumu üstüm olan Alparslan’a bildirdim. Daha sonra resmin kaybolduğunu duydum” şeklinde konuştu.

“BEN MÜSLÜMANIM BANA GÖRE İSLAMA UYGUN DEĞİL”

Tanık Faruk Kardoğan'ın, asılan resmin İslam'a aykırı olduğunu ve bunun üzerine öğrencileri, resmi kaldırmaları için uyardığını söylemesi üzerine, avukat Levent Pişkin, “O resmin İslam dinine göre uygun olmadığını söyleyerek kaldırmaları için uyarıda bulunurken hangi kanuna, hangi yasaya, hangi göreve dayanarak yaptın” sorusuna, Kardoğan, “İslam'ı yaşayan bilir. Ben Müslümanım. Bana göre İslam’a uygun değil. Ben de uyarıda bulundum” şeklinde cevap verdi.

REDDİ HAKİM TALEP EDİLDİ

Mahkemede, tanığa soru soran avukatlar ile hakim arasında tartışma çıktı. Avukat Levent Pişkin, hakimin, savunmaya ilişkin yüksek sesli ve bağıran tavırlar sergilediğini, parmak salladığını ve tanığa sorulan soruları, tanığı yönlendirecek şekilde müdahale ettiği gerekçeleriyle reddi hakim talebinde bulundu.

Reddi hakim talebini reddeden mahkeme, talebin değerlendirilmesi için dosyanın nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Doğu D. ve Selahattin Can U.’nun Boğaziçi Üniversitesi kampüs alanı içerisindeki sergi alanındaki bir panoya Kabe fotoğrafı üzerine Şahmeran tasviri ve dört bir yanında LGBTİ+ amblemi bulunan resmi astıkları anlatılmıştı.

İddianamede, öğrenciler Doğu D., Selahattin Can U., Eda K., Hazar K., Mahmut Can B., Sena Nur B. ve Rümeysa Ö.'nün, ‘Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçundan 1'er yıldan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.