CHP’li vekiller araştırdı: Ekvador-Mersin uyuşturucu hattının sır perdesi

CHP Milletvekilleri Mahir Polat ve Alpay Antmen yaptıkları araştırmada Ekvador-Mersin uyuşturucu hattıyla ilgili çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını açıkladı. İki vekil, muz yüklü konteynerlerin limanda kör noktalara çekildiğini içindeki kokain boşaltıldıktan sonra yeniden mühürlenip X-Ray cihazına sevk edildiğini aktardı. "Çok karışık bir uyuşturucu kaçakçılığı ile karşı karşıyayız" diyen iki vekil "Sadece gümrük değil liman işletmesinin de işin içinde olduğunu söyleyebiliriz" dedi

CHP’li vekiller araştırdı: Ekvador-Mersin uyuşturucu hattının sır perdesi

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Mersin'de bir süre önce art arda ele geçirilen toplam 1 ton 763 kg kokaindeki esrar perdesini aralamaya çalıştıkları söyledi.

SÖZCÜ’ye konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Polat, ellerindeki bilgi ve belgeleri Mersin Milletvekili Alpay Antmen ile değerlendirip yaptıkları araştırmada önemli detaylara ulaştıklarını söyledi. Polat, Ekvador-Mersin uyuşturucu hattında, “Liman işletmesi de işin içindedir izlenimi edindik” dedi.

“MERSİN SIKÇA KULLCANILAN BİR KAVŞAK KONUMUNA GELDİ”

Mersin Limanı'nın özelleştirilmesinden sonra son yıllarda Güney Amerika ile Ortadoğu arasındaki uyuşturucu trafiğinde sıkça kullanılan bir kavşak konumuna geldiğinin altını çizen CHP'li Polat, uluslararası şebekenin Ekvador ayağında muz ihracatçısı ‘Frutadeli' şirketinin başındaki S. M isimli kişinin bulunduğunu, bu kişinin geçmişte çok büyük bir muz ihracatçısıyken battıktan sonra Güney Amerika'da üretilen kokaini, muz konteynırları içerisinde Türkiye dAhil olmak üzere farklı ülkelere göndermeye başladığını belirlediklerini söyledi. Polat, bir süre önce ele geçirilen iki parti halindeki toplam 1 ton 763 kg kokainin Ekvador çıkışındaki göndericisinin yine S. M'nin şirketi Frutadeli olduğunun altını çizdi.

Mersin limanında ele geçirilen kokain.

GPRS CİHAZI 

Mersin'deki ele geçirilen kokainin bulunduğu muz kolileri arasında ele geçirilen 3 adet GPRS (Takip cihazı) konusunu da araştırdıklarına vurgu yapan CHP'li Mahir Polat, “GPRS cihazları muz konteynerları içinde ortam ısısını kaydeder ve bu bilgiye uzaktan erişime olanak tanır. GPRS'nin üzerinde durulması, asıl olayı karartma amacı taşıyor. Esas mesele, Mersin'de konteynerlerin içinden çıkan kopya güvenlik mühürleri. Uluslararası sevkiyatlarda konteynerların kapısına seri numaralı bir güvenlik mührü vurulur. Bu numara konteynırın ‘konşimento' adı verilen belgesinde da yer alır. Kontrol sırasında evraktaki ve mühürdeki numara tutuyorsa, mühre bir zarar verilmemişse konteynerın güvenli olduğu düşünülür” diye konuştu.

“LİMAN İŞLETMESİ DE İŞİN İÇİNDE”

Mersin'deki operasyonlarda konteyner içerisinden kokain ile birlikte çıkan kopya güvenlik mühürlerinin kamuoyunun gözünden kaçırılmak istendiğini belirten Polat, “Kopya mühürler bize şunu anlatıyor. Muz yüklü konteynerlar limanda kameraların görmediği kör noktalarına çekilip içerisindeki kokain alındıktan sonra hiç açılmamış gibi yeniden mühürleniyor ve X-Ray cihazına sevk ediliyor. Ayrıca Mersin Limanı'ndaki kamera komuta sisteminin devletin istihbarat biriminin değil, özelleştirme ile özel bir firmanın kontrolü altında olduğunu biliyoruz. Burada çok karışık bir uyuşturucu kaçakçılığı ile karşı karşıyayız. Sadece gümrük değil liman işletmesinin de işin içinde olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

CHP’li Mahir Polat ile Alpay Antmen, kokoin ticareti ile ilgili olarak kentte çok sayıda kurumu ziyaret edip bilgi toparladı.

“SERBEST BÖLGE'DE X-RAY CİHAZI YOK”

Mersin'de sahada yaptıkları araştırmalarında Türkiye'nin ilk serbest bölgesi ve muz girişinin en fazla bulunduğu Mersin Serbest Bölgesi'nde de önemli bir eksiklik bulunduğunu tespit ettiklerini vurgulayan CHP'li Mahir Polat, şöyle devam etti:
“Maalesef Türkiye'de en çok muz ithalatında en çok muz girişinin yapıldığı Mersin Serbest Bölgesi'nde X-Ray cihazı bulunmamaktadır. Ayrıca, muz yüklü konteynerların Mersin Limanı'ndaki 4 X-Ray cihazından geçirilmediği ve dedektör köpeklerin ise muz konteynırlarına götürülmediği bilgilerine de ulaştık. Ayrıca, profesyonelce paketlenen kokainin, muz ile yakın yoğunluğa sahip olduğu için X-Ray cihazlarında görünmediğine yönelik de bilgiler edindik.”

“AKP’LİLER KORUNUYOR MU?”

Yaptıkları araştırma sonucunda Ekvador-Mersin hattındaki uyuşturucu trafiğinde dikkat çeken ilişki ağı konusunda da önemli bağlantılara ulaştıklarını da öne süren Polat, bu konuda şu bilgiler verdi:
“22 Haziran'da içerisinde yaklaşık 460 kilogram kokain ele geçirilen konteynerın göndericisi Ekvador'daki Frutadeli, alıcısı ise Mersin'de faaliyet gösteren “Alyans Meyve” adlı bir firma. Alyans Meyve'nin kurucusu M.A.K'nin aktif AK Parti üyesi olması, 2019'da şirketi M.A.K'den devralan A.K'nin de 2016'da üye olduğu AK Parti'den 2020'de istifa ettiğini görüyoruz. Burada bir siyasi partinin üyelerini uyuşturucu sevkiyatıyla bağlantılandırma gibi bir niyetimiz yok. Fakat bu işin içerisinde olan kişilerin, parti üyelikleri üzerinden korunup korunmadıklarını merak ediyoruz.”

“ÖNEMLİ ŞAİBELER VAR”

Frutadeli muz firmasında Mersin'e gönderilen kokain ele geçirilen bir başka konteynerın alıcısı olan Serbest Bölge'de faaliyet gösteren Öz Şimşekler Gıda'ya ilişkin operasyonda ise önemli şaibeler bulunduğunu belirlediklerini de öne süren Polat, bu konuda şöyle konuştu:
“Yaptığımız araştırma ve incelemede sevkiyatın ihbarı aynı anda hem polis hem de gümrük teşkilatına geliyor. Emniyet, Savcılıktan teknik ve fiziki takip için izin istiyor. Tam da bu noktada, Ticaret Bakanı'nın talebi ve Adalet Bakanı'nın devreye girmesi ile dosya emniyetten alınarak Gümrük birimlerine devrediliyor. Burada bahse konu firmanın bir ‘maşa' olduğunu, siyaset kurumunun devreye girmesinin de işin arkasındaki büyük ‘Baron'a ulaşılmasının önünü kesme amacı taşıdığını düşünüyoruz. Eğer böyle değilse, devreye giren Ticaret ve Adalet bakanları dosyaya ilişkin ayrıntıları kamuoyu ile paylaşmalıdır.”

HER İKİ LİMAN’DA PSA ORTAK FİRMA

Uyuşturucunun yola çıktığı Panama Limanı ile varış adresi olan Mersin Limanı’nda PSA firması her iki ayağında da ortak işletmeci olarak dikkat çekti. Akfen Holding ve PSA International ortaklığında kurulan Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. (MIP) 11 Mayıs 2007 tarihinde T.C.D.D. Mersin Liman İşletmesini 36 yıl süreyle devraldı. Özelleştirme İdaresi'nin açmış olduğu ihalede 755 milyon ABD doları ile en yüksek teklifi vererek kazanan PSA-AKFEN Ortak Girişim Grubu yüzde 50-50 ortaklık yapısıyla 9 Mayıs 2007 tarih ve 6804 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan olunmak suretiyle MIP'nin kuruluşunu gerçekleştirdi.

TAHTADAKİ İPUCU

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in de 7'nci videoda ipucu tahtasında Mersin'in yer alması, uyuşturucu da yeni rota Mersin' mi sorularını gündeme getirmişti. Peker'in tahtaya “İran, Mersin ve Sabiha Gökçen” yazarak, ayrıca “?” ile birlikte “S ve D” harflerini de yazması da dikkat çekmişti.