Sözcü Plus Giriş

Çiftçi Kılıçdaroğlu’na böyle seslendi: Uyumaya korkuyorum

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Uşak’ın Muharremşah Köyü’nde besiciler ile buluştu. Üretici Hayrettin Ataseven zor durumda olduklarını belirterek, “Uyumaya korkuyorum. Sabah gelip her şeyi haczedecekler diye çok korkuyorum” diyerek isyan etti. Kılıçdaroğlu ise; “Merak etmeyin CHP iktidarında tüm dertleriniz bitecek” dedi. Çarşıda esnafla buluşan Kılıçdaroğlu’nun yolunu kesen bir kadın ise “Kurtar bizi bunlardan” diye seslendi.

Selami AYDIN
Güncellenme: 19:29, 11/03/2021
Çiftçi Kılıçdaroğlu’na böyle seslendi: Uyumaya korkuyorum

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak'ta esnaf ve çiftçileri ziyaret etti. Kentteki tek CHP'li Belediye olan Sivaslı Belediyesini ziyaret eden Kılıçdaroğlu buradan Muharremşah Köyü'ne geçerek besiciler ile buluştu.

Besici İsmail Tarhan ve oğlu Kenan Tarhan ile buluşan Kılıçdaroğlu çiftçinin durumunu sordu. İsmail Tarhan zor durumda olduklarını, sattıkları ürünün masrafları karşılamadığını söyledi.

Girdi maliyetlerinin yüksekliğinden buna karşın gelirlerin düşüklüğünden yakınan Tarhan, “Burada süt üretiyoruz. Ürettiğimiz bir litre süt ile 1 kilo yem dahi alamıyoruz. 1 kilo yem alabilmek için 1,5 litre süt satmam gerekiyor. Maliyetler yüksek. Mazot yüksek. Yem fiyatı yüksek. Bu şekilde ayakta kalamayız” diye konuştu.

LİSANS MEZUNU OĞLUM BESİCİLİK YAPIYOR

Oğlu Kenan Tarhan'ın Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olduğunu ve yüksek lisans yaptığını söyleyen Tarhan, “Lisans mezunu oğlum burada hayvancılık yapıyor. İş yok güç yok. Ne yapabilir ki. Böyle devam ederse dayanamayız” diye konuştu. Kılıçdaroğlu ise üreticilerin ayakta kalması için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, “CHP İktidarında üreticilerin de yüzü gülecek” diye konuştu.

UYUMAYA KORKUYORUM

Besihane çıkışında Hayrettin Atasever adlı üretici Kılıçdaroğlu'nun traktörünün yanına kadar götürerek, “Uyumaya korkuyorum. Sabah kalktığımda icra memurları gelip her şeyi haczedecek diye çok korkuyorum. Bitmiş durumdayız. Kazanamıyoruz ki borçlarımızı ödeyebilelim” diyerek yaşadıklarını anlattı.
Traktörünün ve hayvanlarının götürülmesi durumunda ortada kalacağını söyleyen Atasever, ‘Bu korku ile yaşamak çok zor” dedi.

KURTAR BİZİ BUNLARDAN

Buradan kent merkezine geçerek İsmet Paşa Caddesi üzerindeki esnafı ziyaret eden Kılıçdaroğlu önce bir dönerciye uğradı. Esnafın sorunu dinleyen Kılıçdaroğlu'nun yolunu Reyhan Arslan kesti. “Kurtar bizi bunlardan” diye seslenen Arslan, “Oğlum ve gelinim var. İş bulabilirlerse asgari ücretli çalışıyorlar. Bunlardan biri çalışmayınca evlerini geçindiremiyorlar. Bıktık artık. Bu yağmurun altında çocukların evine yemek yapmaya gidiyorum. Onlara yardım etmezsem ayakta kalamazlar” diye konuştu. Kılıçdaroğlu gençlerin yaşadığı sıkıntıyı bildiğini söyleyerek Arslan'ın kurtar bizi sözlerine ‘Kurtaracağız inşallah' diye yanıt verdi.

ELEKTRİK VE SUYU ÖDEYEMEDİK

Kent merkezinde esnafları ziyaret ederek dertlerini dinleyen Kılıçdaroğlu son olarak berber Gökhan Şılak'ı ziyaret etti. Şılak; “İşlerim ne iyi ne kötü. Ayakta kalmak için mücadele veriyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu genç esnafa yardım alıp almadığını sordu. Berber Şılak; “Yardım belli bir yere kadar yetti. Çoğu şeye yetmedi. Elektrik ve suyu ödeyemedik. Dükkan kirası sıkıntı. Baya bir sıkıntı çektik. İnşallah siz başa gelince bizi kurtarırsınız” dedi.

Kılıçdaroğlu esnafın bu sözlerine “Yapacağız yapacağız. Kararlıyım. Bu işi çözeceğiz. Hepimizin huzura ihtiyacı var. Bu ülkede yaşayan herkesin huzura ihtiyacı var. Sağlıklı tutarlı bir gelire ihtiyacı var. Hepimizin sorumluluğu var. Gereğini yapacağız” karşılığını verdi.

“ESNAFA ÇÖZÜM ÜRETİLMESİ LAZIM”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Uşak'ta, Kanaat Önderleri ve Muhtarlar Buluşması'nda konuştu. Salgın sürecinde kimi esnafa kredi verildiğini, kimisine de verilmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

* Dükkan kapalı, bir şekliyle kredi alındı. Ödeme zamanı geldi, ödenemiyor. Daha yüksek bir faizle (ödeme tarihi) uzatıldı. Doğru değil. Dükkan yine kapalı. Beklenen geliri elde edemiyor, vatandaş yine evinde.

* Esnaf bir türde değil, hayatımızın her alanında esnaf var; berberinden tutun pastaneye kadar. O zaman olması gereken ne? Çözüm üretilmesi lazım. Biz şunu söyledik; ‘esnafın bankadan veya esnaf kefalet kooperatiflerinden pandemi döneminde aldıkları kredilerin faizlerini bir kararname ile sıfırlayacağız. Ana parayı da belirli bir takside bağlayacağız, o taksit içinde ana parasını ödeyecek'.

“BİRLİKTE MÜCADELE ETMEK ZORUNDAYIZ”

Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

* Esnaf kardeşim şunu düşünmüyor; ‘ya arkadaş bu Halk Bankası, benim bankam değil mi? Halk Bankası, esnaf bankası değil mi? Peki bu Halk Bankası neden bana destek vermiyor? Neden kredileri başkasına veriyor da bana hak ettiğim krediyi yeteri kadar vermiyor? Veya esnaf kefaret kooperatifi… Kredi verecek esnafa.

* Allah aşkına, başındaki yöneticilerin kaç yerden aylık aldıklarını kaç esnafımız biliyor? Bunları, her birimizin tek tek oturup sorgulaması lazım. Birlikte mücadele etmek zorundayız.

“ZİRAAT ODALARININ TOPLU MÜCADELE YAPMASI LAZIM”

Kılıçdaroğlu, 2006 yılında tarım kanununun çıktığını anımsatarak, “‘Her yıl milli gelirin yüzde 1'i oranında çiftçiye destek verilir' diyor. Yüzde 1'i oranda olup da bugüne kadar çiftçiye verilmeyen destek 210 milyar lira. Çiftçinin devletten alacağı var. Kanun çıkmış, peki kanunun gereğini kim yerine getirmemiş? Siyasi otorite. Çiftçilerin çıkıp dava açması lazım. ‘Benim alacağımı neden vermiyorsun?' diye dava açması lazım. Ziraat odalarının bu konuda oturup toplu mücadele yapması lazım” dedi.

“BİZİM HİÇBİR İŞÇİ SENDİKASIYLA BİR FARKLILIĞIMIZ YOK”

Bir Hak-İş temsilcisinin, kendisine, ‘ideolojik farklılıklarımız var' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

* Bana göre hiçbir ideoloji farklılığımız yok eğer siz işçinin yanında duruyorsanız, çalışanın yanında duruyorsanız, emeğin yanında duruyorsanız, üretenin yanında duruyorsanız. O zaman ne farkımız var bizim?

* Sanayici üretir, başımın üzerinde yeri var. Çiftçi tarlada üretir, başımın üstünde yeri var. İşçi fabrikada üretir, başımın üstünde eyeri var. Emekli hak etmiştir, primini ödemiştir, yasalara göre emekli olmuştur, hak ettiği emekli aylığını alması gerekir, başımın üstünde yeri var. Ne ideolojik farklılığımız var? ‘Grup olarak bir partiyi destekliyoruz' diyorsanız o bizi ilgilendirmez. O sizi ilgilendiriyor.

* Ama bizim hiçbir işçi sendikasıyla bir farklılığımız yok. Bizim, üreten hiçbir sanayiciyle de bizim farklılığımız yok. Hiçbir çiftçiyle de bizim bir görüş ayrılığımız yok.

“DEMOKRASİYİ SAVUNUYORSAK BERABER OLMAK ZORUNDAYIZ”

18'inci yüzyılın kavramlarıyla 21'inci yüzyılın sorunlarının çözülemeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Hala 18'inci yüzyılın kavramlarının arkasına sığınıp sorunları çözmeye çalışıyoruz. Yok arkadaş öyle bir şey. 21'inci yüzyılın en temel ayrışma noktası demokrasi ile otoriter rejimdir. Kimler demokrasiden yana, kimler otoriter rejimlerden yana… Demokrasiyi savunuyorsak beraber olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“ORASI 19 MAYIS HAREKETLERİNİN YAPILDIĞI YER Mİ, TBMM Mİ?”

Konuşmasının devamında demokrasi vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, şöyle söyledi:

* Demokrasi diyorsak, milletin vekilini millet seçecek. O zaman ne oluyor? Milletin vekilini millet seçtiği zaman, ‘eller iner-kalkar' diye talimat verilmez milletvekiline. Milletvekiline, ‘elini indir-kaldır' diye talimat verdiğiniz andan itibaren ona oy veren kitlenin onuruyla oynamış oluyorsunuz.

* Orası 19 Mayıs Hareketlerini yapıldığı yer mi, orası Türkiye Büyük Millet Meclisi mi, orası Milli Kurtuluş Savaşı'nı yöneten Meclis mi? Niye itiraz etmiyorsunuz? Ben itiraz ediyorum. Yanlıştır bunlar. Demokrasi olsun benim ülkemde.

“AHLAKLI SİYASETE İHTİYACIMIZ VAR”

“Politika zenginleşme aracı değildir, köşeyi dönme aracı değildir” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

* Politika, millete hizmet etme aracıdır. Millete hizmet ettiğiniz sürece sizin zaten zenginleşme şansınız yoktur. Dünyaları alma şansınız yoktur eğer hakkıyla yapıyorsanız. Milletvekili olduğumda mal bildirimimi kendi internet siteme koydum. Budur benim mal varlığım.

* Neden? Ahlaklı siyasete ihtiyacımız var. Millete hesap veren bir siyasete ihtiyacımız var. ‘Bu nedir?' dediğimizde hakaret işitiyoruz. Olmaz. 128 milyar doları kim aldı diye soruyoruz, dünyanın hakaretini işitiyoruz.

“TÜRKİYE'Yİ AYDINLIĞA ÇIKARACAĞIZ”

Kılıçdaroğlu, 128 milyar doları; işçi, memur, emekli, çiftçi adına sorduğunun altını çizerek, “Çünkü o para onların paraları. Ben bunu sormayayım mı? Sormazsam görevimi yapmam. Sorduğunuz zaman da hakaret işitiyorsunuz. Onları size havale ediyorum. Dersi siz vereceksiniz. Birlikte vereceğiz. Önce Allah'a güveneceksiniz sonra kendinize güveneceksiniz, hiç endişe etmeyin sonunda da bize güveneceksiniz. Gereğini yapacağız. Beraber yapacağız, huzur içinde yapacağız, Türkiye'yi aydınlığa çıkaracağız” dedi.

İlginizi ÇekebilirKadınlara gece gözaltısına ve gerekçesine CHP'den tepki: Kanunda zıplama suçu var mı?Kadınlara gece gözaltısına ve gerekçesine CHP'den tepki: Kanunda zıplama suçu var mı?
Yayınlanma Tarihi:14:17,