Cumhurbaşkanlığı’nın da müdahil olduğu davada sit alanı kararı

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, Atatürk Orman Çiftliği’ne inşa edilmesinin önünü açan ilke kararı, Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonucunda iptal edildi. Cumhurbaşkanlığı’nın da müdahil olduğu davada kamu hizmet binalarının sit alanlarındaki yapılaşma yasağının dışında bırakılmasında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedildi.

Cumhurbaşkanlığı’nın da müdahil olduğu davada sit alanı kararı

Tarihi sit alanlarının koruma ve kullanma koşullarını belirlemek üzere Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 2014 yılından yayımlanan 271 sayılı ilke kararıyla, sit alanlarında inşai ve fiziki uygulama yasağı istisna kapsamına kamu hizmet binaları dahil edilmişti.

Tarihi sit alanlarında yapılacak kamu hizmet binalarının yapılaşma yasağı kapsamından çıkarılmasına karşı Mimarlar Odası dava açmıştı. Davada, Milli Parklar Kanunu ile getirilen koruma düzenlemelerine aykırı biçimde bitki örtüsü, doğal, topografik yapı ve siluet üzerinde oluşacak tahribatlar nedeniyle ilke kararının iptali istenmişti. Davaya, o dönem başbakanlık olan şimdiki Cumhurbaşkanlığı makamı, davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tarafından davaya müdahil olmuştu.

Müdahil olma gerekçesi olarak da “Başbakanlık hizmet binası inşaatına ilişkin projenin, ilke kararına dayanılarak Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanması, dolayısıyla bu davada verilecek kararın Başbakanlığı doğrudan ilgilendirmesi” gösterilmişti. Dava, 2016 yılında reddedilmiş, itiraz üzerine 2018 yılında ret kararı bozulmuştu.

HUKUKA UYGUN BULUNMADI

Danıştay 6. Dairesi de davayı 21 Ekim 2020 tarihinde karara bağladı. Danıştay, iptali istenen ilke kararının; “kamu hizmet yapıları” ile “koruma amaçlı imar planları” ile ilgili düzenlemeler kısmını inceledi.  Kararda, tarihi sit alanlarında yapılacak kamu hizmet binalarının yapılaşma yasağı kapsamından çıkarılmasına ilişkin düzenleme hukuka uygun bulunmadı.

Tarihi sit alanlarının doğal yapısıyla birlikte korunmasının esas olduğu belirtilerek “Kamu hizmet binalarının, tarihi sit alanlarında meydana getireceği bitki örtüsünü, topografik yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik sonuçlarının koruma kapsamından çıkarılmış olmasının, koruma esaslarına ve Milli Parklar Kanunu'nun 10. ve 14. maddesi hükümlerine aykırı olduğu açıktır” denildi.

Koruma amaçlı imar planları onaylandıktan sonra, tarihi sit alanlarının  amaç dışında kullanılabilmesine imkan veren dava konusu düzenlemenin de  tarihi sit alanlarının doğal yapısıyla birlikte korunması ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldı. İlke kararındaki her iki düzenleme temyiz yolu açık olmak üzere Danıştay 6. Dairesi'nin 21 Ekim 2020 tarihli kararıyla oybirliği ile iptal edildi.

5 bin yıllık tarih inceleniyor: Tunç Çağı'na ait mimari izlere rastlandı İlginizi Çekebilir 5 bin yıllık tarih inceleniyor: Tunç Çağı'na ait mimari izlere rastlandı

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...