Davutoğlu’ndan iktidar ve Soylu hakkında zehir zemberek açıklamalar

Mafya-siyaset ilişkisi iddialarına sessiz kalan iktidara seslenen Gelecek Partisi lideri Davutoğlu, "Sizden ala iç-dış güç mü var? Sizden ala beka sorunu mu var? İçişleri Bakanı Sarayı kimin verdiği güçle, hangi talimatla tehdit ediyor? Arkasında hangi güç var? Siz önce onu açıklayın" dedi.

Davutoğlu’ndan iktidar ve Soylu hakkında zehir zemberek açıklamalar

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu Tekirdağ'da, partisinin Çerkezköy 1. Olağan İlçe Kongresi'nde konuştu. Davutoğlu, konuşmasında Veyis Ateş’in hakkında kara para aklama suçlaması bulunan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’dan arabuluculuk adı altında 10 milyon euro istediği iddiasına ilişkin şunları söyledi;

“NASIL BİR TEZGAH KURDUNUZ”

*Dünün gazetecileri, suçlulara kaçacak yer aratırken, bugün mafya konuşuyor, gazeteciler sırra kadem basıyor. Aynı mafyalar, “gazeteci benden rüşvet istedi” diye şikayetçi oluyor.

*Ama bu şikâyeti paylaştığı diğer gazeteci, “Rüşveti kimler istemiş” diye sormuyor, soramıyor! Dönen çarka bir bakar mısınız? Basın etiği falan hak getire; Görevini şu zor şartlarda namusuyla yapan tüm basın mensuplarını tenzih ediyorum, ancak bu baskı ikliminde ortada bağımsız konuşabilen bir basın neredeyse kalmamış.

*Bu iktidar medyayı siyasetçiye, bürokrasiye aracılık müessesesi haline getirmiş. Dile kolay, 10 milyon euro'dan bahsediyoruz. Ama ne duyan var ne harekete geçen. Rüşvetçi gazeteci, Ankara'da bir “klik”ten bahsediyor; Hem İçişleri Bakanlığı hem Adalet Bakanlığı töhmet altında, ama her ikisi de suskun.

*Savcılar deseniz farksız. Hukuktaki “re'sen harekete geçme” mekanizması iflas etmiş durumda! Kimileriyle ilgili altın varaklı otelde bedava tatil yaptıkları iddiaları var. “Yargı töhmet altında kalmasın, HSK bu işi soruştursun” diyorsunuz; “Mafya ağzıyla konuşmasana!” diye cevap veriyorlar.

*Güler misiniz ağlar mısınız? Yahu mafyanın kendisi bile illallah etmiş olan bitenden, mafya şu kurulan kirli çarkı; halka ve gazetecilere şikâyet eder hale gelmiş. Nasıl bir tezgah kurduysanız…Mafya resmen “bizi çok kirli zannetmeyin, Vallahi eli en az kirli olan bizleriz!” diyecek kıvama gelmiş.

“İÇİŞLERİ BAKANI’NIN ARKASINDA HANGİ GÜÇ VAR AÇIKLAYIN”

“Şu yaşananların vahameti yetmiyormuş gibi bir de iktidarın, muhalefeti dış güçlerin ve mafyanın sözcülüğünü yapmakla suçlamasına cevap vermek zorunda kalıyoruz” diye devam eden Davutoğlu, şöyle konuştu:

*Bizler mafyanın ve dış güçlerin sözcüsü, siz tertemiz pırıl pırıl siyasetçilersiniz yani öyle mi? Bu adaletsizliklere sesimizi çıkarmayacağız yani öyle mi? Soru sorduğumuz için, sorguladığımız için biz şucu-bucu olacağız, Ama bu çürümüşlüğün tam göbeğinde olan sizler “temiz” kalacaksınız öyle mi?

*Biz mi infaz yasasıyla çıkardık çeteleri içeriden? Biz mi birini itlaf ederken, diğerini el üstünde tuttuk? Madem derdiniz üst akılla. O halde çok sevdiğinizi söylediğiniz ülkeyi, Narko-Devlet haline sokacak kokain baronlarını bulsanıza.

*Sorsanıza 5 ton kokainin hesabını! Kursanıza Mecliste araştırma-soruşturma komisyonunu. İzin versenize her defasında ellerini red oyu için kaldıran vekillerinize.

*Dış güçler öyle mi? O halde açıklayın. Kanal İstanbul’u kiminle finanse edeceksiniz? Özel bankalar, Batılı finans kuruluşları kredi vermiyor size bunu duyuyoruz. Arkada Çin finansmanı var mı yok mu ondan haber verin! Sizden ala iç-dış güç mü var? Sizden ala beka sorunu mu var? İçişleri Bakanı Sarayı kimin verdiği güçle, hangi talimatla tehdit ediyor? Arkasında hangi güç var? Siz önce onu açıklayın.

*Hangi güç Ziraat Bankası mevduatlarını, yani halkın parasını, çiftçinin, köylünün emeğini iç ediyor? Önce o güçlerin hesabını verin! Birbirinizle verdiğiniz iç savaş olmasa bütün bunları öğrenemeyecektik! Bir de diyorlar ki; “Salgın varken, erken seçim talepleri siyasi fırsatçılık”mış! Siz önce içinizdeki savaş fırsatçılarını temizleyin savaş fırsatçılarını.”

*Yurt dışına adam kaçıranları, bakanlığına dezenfektan satanları, FETÖ Borsalarında komisyon kovalayanları,şirketleri yüzde 5700 büyüyenleri temizleyin önce.

“BU İKTİDAR HER ŞEYİ HELALLEŞME VE HAMDOLSUN İLE ÇÖZMEYE BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önce ekonomik sıkıntı çeken vatandaştan ‘Helallik' istediği, daha sonra ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinde 24 Nisan 1915 olayları için ‘Hamdolsun hiç gündeme gelmedi' demesine istinaden Davutoğlu, “Bu iktidar her işini ya “helalleşme” ile ya da “hamdolsun”la çözmeye başladı” dedi. Davutoğlu, şöyle sürdürdü:

*Arazisine borcundan ötürü 300 bin lira değer biçilip el konulan çiftçi, aynı araziyi 1 milyon 200 bin liraya satışa çıkaran kamu bankasıyla helalleşir mi?

*750 milyon doları bir medya grubuna peşkeş çekilirken, elinde golf sahasından başka bir şey kalmazken, traktörü, ineği haczedilen çiftçilerin hangisi hakkını helal edecek bu iktidara?

*PTT yüz milyonlarca lira zarar ederken, o zarara sebep olan, sonra da ballı börek mevkilere getirilip, 3-5 maaşla ödüllendirilen bürokratlarla mı helalleşeceğiz?

Ülkenin sermayesi olan kurumlar, araziler kelepir fiyatlara peşkeş çekilirken, dağı taşı talan eden, milletin özel arazilerine çökenlerle mi helalleşeceğiz? İBB'deki arsa, arazi yolsuzluğu dosyalarını bakanlığa çekip, Sümen altı etmeye çalışanlarla mı helalleşeceğiz?

*Dedim ya, bunların yegâne çözümü ya “helalleşme” ya da “hamdolsun”! ABD Başkanı'nın “Tanrıya şükür Erdoğan soykırımı gündeme getirmedi” demesi gerekirken, sayın Cumhurbaşkanı “Hamdolsun 24 Nisan gündeme gelmedi” deyip, gülümsüyor!

*Elimizde kala kala Afganistan'a bekçilik yapmak kalmış; ona da “hamdolsun” dememizi bekliyorlar herhalde. “İç politikada malzeme olarak kullanmak için iki güzel fotoğraf bize yeter” diyerek, ABD ile görüşmeye gidenleri istediklerini alamamış olacaklar ki, piyasalar o fotoğraftaki gülücüklere, doları fırlatarak cevap verdi.

*Kurumları ve rasyonel aklı tarumar etmenin, hukuku içeride ayaklar altına almanın, siyasi müsilajı bütün bir ülkeye yaymanın, bedelidir bu fotoğraf. Bize “Aptal olma” mektubu yazan adamların, bizi bu halimizle kabul etmelerinin faturasıdır bu ödenenler.

*Tek Adamla, dar kliklerle, menfaat şebekeleriyle, mafyatik yapılarla, bağımsız politikaların bir arada olamayacağının özetidir bu tablo. Sen bu kadar olursan, el oğlu da sana bu kadar değer verir.

TBMM Başkanı Şentop'tan 10 bin dolar alan siyasetçi açıklaması İlginizi Çekebilir TBMM Başkanı Şentop'tan 10 bin dolar alan siyasetçi açıklaması Davutoğlu: Ceremesini hepiniz ödeyeceksiniz İlginizi Çekebilir Davutoğlu: Ceremesini hepiniz ödeyeceksiniz