Sözcü Plus Giriş

Deniz dibindeki felaketi bu sözlerle anlattı: Durum çok kötü

Marmara Denizi’ndeki deniz salyası (müsilaj) kabusu, her geçen gün büyüyor. Müsilajın esir aldığı Erdek Körfezi'nde denize dalan Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz dibindeki felaketi anlattı.

Halil ATAŞ
Güncellenme: 09:00, 01/06/2021
Deniz dibindeki felaketi bu sözlerle anlattı: Durum çok kötü

Marmara Denizi’ni yok olma tehlikesiyle karşı karşı bırakan deniz salyası müsilaj oluşumunu denizin dibinde gözlemleyen Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, izlenimlerini SÖZCÜ’yle paylaştı.

“ELİMİZDE FENERLE BİRBİRİMİZİ KAYBEDECEKTİK”

“Denizin aşağısında durum çok kötü” diyen Mustafa Sarı, “Yüzeyde ve kıyılarda görülen müsilaj buzdağının görünen tarafı. Biz bundan kaygılanmıyoruz. Bunun etkisi sınırlı. Ancak, 30 metre derinlikte müsilaj oluşumu devam ediyor. Kaygı verici olanı da bu. Dün Erdek Körfezi’nde üç kişi denize daldık. Aşağısı zindan gibi. Göz gözü görmüyor. Yarım metre mesafede elimizde fenelerler ile bir birimizi kaybedecektik neredeyse. Suyun içinde oluşup denizin dibine çöken müsilaj, yorgan gibi tabanı kaplamış durumda. Biz buna yalancı ventosa diyoruz. Bu yalancı örtü çok tehlikeli. Deniz dibindeki yaşayan canlıların hepsinin habitatlarına zarar veriyor” diye konuştu.

“SÜNGER TOPLULUKLARI ÖLÜYOR”

Mustafa Sarı, “Erdek Körfezi’nde yaptığımız dalışta, gördüm ki, sünger topluluklarının üzerine müsilaj çökmüş. Onları nefes alamaz hale getirdiği için, topluluğun önemli bir kısmı ölmüş. Mideye, istiridye, kırmızı mercanlar gibi dipte yaşayan hareketi sınırlı organizmalar da müsilajın üzerlerine çökmesi sonucu ciddi zarar görmüş durumda” dedi.

“MULTİMETRE PROBU SUYA BATIRAMADIM”

Sudaki değerleri ölçmek için ekindeki probu batıramadığına dikkat çeken Mustafa Sarı, şöyle konuştu:

* Parçalanmak üzere yüzeye çıkan müsilaj, akıntı ve rüzgarın etkisiyle köpüksü kahve kıvamında kıyılarda toplanıyor. Kalınlığı 10 santi metreyi bulan vaka haline geliyor.

* Bunlar organik yapıda olduğu için güneş ışığı vurduğunda kuruyor ve plastikleşme gibi bir yapı ortaya çıkıyor. O yüzeye elinizle bastırdığınızda esniyor. İçine geçmiyor. Sudaki oksijen, pH, amonyum gibi değerleri ölçmek için multimetre probu daldırmak istediğimde müsilaj tabakasının altına geçmedi.

* Biraz sert vurduğumda geçti. Bu tabaka güneş ile su ilişkisini kesiyor. Suyu ısıtıyor. Çözülmüş oksijeni düşürüyor. Kıyısal bölgedeki canlı yaşamın ölmesine neden oluyor.

“5 MİLİ GRAM LİTRE ALTI TEHLİKELİ, MÜSİLAJ KAPLI ALAN 2,5 MİLİGRAM LİTRE”

Denizde, oksijen seviyesinin 5 mili gram litre altını tehlikeli bulduklarını belirten Mustafa Sarı, “Ölçümlerimizde müsilaj tabakası ile kaplı olan alanda oksijen seviyesinin 2,5 mili gram litre civarında olduğunu tespit ettik. Bu oran çok düşük. Tabi bu denizin değil. Sadece müsilajın kapladığı alanın oranı” diye konuştu.

“GEÇMİŞTEKİ YANLIŞ POLİTİKALARDAN KAYNAKLI”

Şu anda yaşananların geçmişteki yanlış politikalardan kaynaklı olduğunu dile getiren Mustafa Sarı, sözlerini şöyle tamamladı;

* Gelecek yıllarda müsilaj ile karşılaşmamak için, çok acil olarak önlem almamız gerek. Geçmişte eğer atıkları azaltsaydık, iklim değişimini dikkate alan yeni bir atık yönetim politikası uygulamış olsaydık, bugün bunları yaşamıyor olacaktık.

* Eğer bugün önlem almaz isek, önümüzdeki yıllarda daha uzun zaman dilimi içinde daha yoğun ve daha sık görmeye başlayacağız. Bu da, balıkçılık, denizcilik başta olmak üzere bir sürü sektörü etkileyecek. Bilim insanları olarak buna dikkat çekiyoruz.

* Bununla ilgili açıklamalar yapıyoruz. Ekosistemin yönetilmesi için yapılması gerekenleri sıralıyoruz. Şimdi oturup acil eylem planı yapmalıyız. Ve derhal uygulamaya koymalıyız.

İlginizi ÇekebilirMarmara Denizi'nde en çarpıcı görüntü... Uzman korkutan gerçeğe dikkat çekti!Marmara Denizi'nde en çarpıcı görüntü... Uzman korkutan gerçeğe dikkat çekti!
Yayınlanma Tarihi:08:41,