Sözcü Plus Giriş

Deniz salyası Karadeniz’de

Ordu'nun Fatsa ilçesinde, Karadeniz'de önceki gün küçük çaplı alanda deniz salyası görüldü. Balıkçıların ihbarı ile belediye ekipleri, deniz yüzeyindeki kirliliği temizledi. 

Güncellenme: 14:57, 07/06/2021

Marmara Denizi’nin karşı karşıya kaldığı ‘deniz salyası’ olarak adlandırılan müsilaj, Karadeniz’de de gözlendi. Ordu’nun Fatsa ilçesi Yalıköy Limanı’nda önceki gün küçük çaplı alanda deniz salyası görüldü. Balıkçıların ihbarı ile belediye ekipleri, deniz yüzeyindeki kirliliği temizledi. Denizdeki salya tehdidi uzmanlarca takip ediliyor.

‘ÇOK MİKTARDA AZOT VE FOSFOR KULLANILIYOR’

Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın, deniz salyasının insan kaynaklı doğa olayı olduğunu söyledi. Karadeniz’e akan evsel ve tarımsal atıkların yanı sıra sanayi, kanalizasyon gibi atıkların denizi kirlettiğini belirten Aydın, “Marmara kapalı deniz, Karadeniz de kapalı deniz. Bu sonuç itibarıyla doğa olayı ama bizden kaynaklı etkilerle gerçekleşmiş bir olay.

Azot ve fosfor, evsel atık, kimyasal atık, sanayi atıkları ya da tarımsal kaynaklı kirlilikten dolayı oluşan bir olay. Karadeniz’de çay ve fındık tarımında gübre olarak çok fazla miktarda azot ve fosfor kullanılıyor. Dolayısıyla bunlar zamanla belki Marmara kadar yakın bir zamanda böyle etki göstermez ama bu kirliliğe devam edersek yarın öbür gün 3, 5, 30 yıl sonra bunlarla biz de karşı karşıya kalacağız” diye konuştu.

‘BİYOLOJİK ARITMA SİSTEMİNE GEÇİLMELİ’

Karadeniz’deki illerin arıtma sistemini biyolojik artıma sistemine dönüştürmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, “Karadeniz’deki bütün illerin arıtma ya da kanalizasyonları denize döküyoruz. Düzgün arıtma sistemi de yok zaten. Kanalizasyonları veya arıtmaları derin deşarj, diyerek 20 metre derinliğe gidip bırakıyoruz. Bunların tamamı Karadeniz’i kirletici unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Bu arıtmaları biz biyolojik yüksek arıtma sistemine dönüştürmediğimiz müddetçe Karadeniz’de zaman içinde kirlilik unsuru olarak kendini gösterecektir. Bu salya olmaz, başka bir şey olur.

Gübrelemeyi düzene sokmamız lazım. Vahşice gübreleme yapılmaması lazım. Topraklarımızı verimsiz hale getirdik ve Karadenizde kullanılan gübrelerin tamamı ya da kullanılmış olan kimyasalların tamamı yağmur, yüzeysel sularla derelerle ve sonuç itibarıyla denize geliyor. Karadeniz zaten çok sağlıklı ekosistem değil” dedi.

‘KARADENİZ’DE ÇÖKÜŞ VAR’

Balık popülasyonlarının azaldığını da kaydeden Prof. Dr. Aydın, “Her geçen gün Karadeniz’de çöküş var. Çöküş olmaya da devam ediyor. Nüfus artışı ile kirletme unsurları artıyor. Zamanla Karadeniz daha da kirlenecektir. Balık popülasyonlarımız da her geçen gün azalıyor. Hiç yukarı giden eğilim yok. Stoklarımızın tamamı çöküş eğiliminde. Eğer hamsiyi 40 TL’ye, 50 TL’ye yiyorsak demek ki Karadeniz sistemi çöküyor demektir. Bunun başka anlamı yok. Deniz salyasının Marmara’da etkisi 5 yıl sürebilir çünkü ciddi oranda sadece suyun yüzeyinde gözüken değil zeminde bu çökecek ve zemin yapısındaki birçok canlının ölmesine neden olacak. Bu zamanla balıkları bile öldürecek.

Bunun ötesinde bütün deniz bitkilerine, süngerlere, kabuklulara, yavaş hareket eden moloz grubu olan salyangozlara, yengeçlerine olumsuz etki yapacaktır. Uzun süre bunun olumsuz etkisini çekeceğiz. Bunlar denizel ekosistemde sonuçta zinciri kırıyor. Bir şekilde balık popülasyonlarına da olumsuz etki gösterecektir” diye konuştu.

MÜSİLAJ İÇİN YALANLAMA GELDİ

Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın, tarımda kullanılan gübrelerin çok fazla azot ve fosfor içerdiğini, bunların da denizi kirlettiğini söyledi.

Şuanda Karadeniz Bölgesi'nde deniz salyalarının görülmediğini ifade eden Aydın, “Ekolojik dengenin bozulmasından dolayı yağışlar sonrası kimi zaman bu şekilde köpürme rap olabiliyor. Ancak şu an için Karadeniz Bölgesi’nde böyle bir durum söz konusu değildir ama denizlerdeki kirlilik bu şekilde devam ederse gelecek yıllarda biz de aynı sorunlar ile karşılaşabiliriz” dedi.

Fatsa Yalıköy Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Mollaoğlu ise yaptığı açıklamada, “3 kuşaktır denizciyiz. Denizin öncesinde dibine kadar net bir şekilde gözükürken son zamanlarda kirletilen deniz sonrası bu tür durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Lağım ve diğer pis akıntıları söz konusudur. Bu bölgede salya olması söz konusu değildir” dedi.

Balıkçı Necmi Demir ise “Bizlerde deniz salyası sandık fakat yakından incelikten sonra salya olmadığını fark ettik. Her yağmur veya şiddetli yağışlardan dolayı limanımızın içinde bu görüntüler oluşuyor. Salya az da olsa var gibi gözükse de çok şükür burada böyle bir durum söz konusu yok” diye konuştu.

(İHADHA)

İlginizi ÇekebilirDeniz salyası nedir? Musilaj nedenleri nelerdir?Deniz salyası nedir? Musilaj nedenleri nelerdir?İlginizi ÇekebilirDünya deniz salyasını konuşuyor: Türkiye'yi endişeyle izliyorlarDünya deniz salyasını konuşuyor: Türkiye'yi endişeyle izliyorlarİlginizi ÇekebilirMüsilaj (deniz salyası) kabusu büyüyorMüsilaj (deniz salyası) kabusu büyüyorİlginizi ÇekebilirDeniz salyası (müsilaj) nasıl oluşuyor?Deniz salyası (müsilaj) nasıl oluşuyor?
Yayınlanma Tarihi:10:10,