Sözcü Plus Giriş

‘Futbolda şike kumpası’ davasında cezalar belli oldu

FETÖ organizasyonu 'futbolda şike kumpası' davasında kararlar çıktı. Dönemin Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç 2 bin 412 yıl 10 ay hapis cezasına mahkum edildi. 

Güncellenme: 19:20, 04/06/2021
‘Futbolda şike kumpası’ davasında cezalar belli oldu

FETÖ’nün futbolda şike soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasıyla süren 88 sanığın yargılandığı davada sona gelindi.

Kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan daha önce hapis cezasına çarptırıldığı için bu suçtan davanın reddine karar verildi. Karaca, 76 kez “Haberleşmenin gizliliğini ihlal”, 166 kez “Resmi belgede sahtecilik” ve 91 kez “iftira” suçundan toplamda 1406 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Dönemin İEM Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, 70 kez “Haberleşmenin gizliliğini ihlal”, 135 kez “Resmi belgede sahtecilik”, 17 kez “İftira” gibi suçlardan 2 bin 412 yıl 10 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Soruşturma dosyasını hazırlayan eski polis memuru Lokman Yanık ise “Silahlı terör örgütüne yardım”, 91 kez “İftira”, “Resmi belgede sahtecilik” gibi suçlardan toplamda 161 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Davada, diğer sanıklara da çeşitli suçlardan hapis cezaları verilirken bazıları da beraat etti.

“TÜRK HAKİM VE SAVCILAR İNANDIĞINA KARAR VERMEKTE ÇEKİNECEK İNSANLAR DEĞİLDİR”

Kararın ardından konuşan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ahmet Uğuz, şu ifadeleri kullandı:

* Kamuoyunda 7 Şubat MİT Kumpası olarak bilinen dosyanın da yapılanmasını 23. Ağır Ceza Mahkemesi olarak biz yaptık. Sonrasında hayatların birleşmesi neticesinde yine kamuoyunda ‘Fenerbahçe Şike kumpası’ olarak adlandırılan bu dosyada karara imza atmak aşamasına geldik.

* 7 Şubat MİT Kumpası dosyasının yapılanmasına başlamamızın ardından iş bu dosyada dahil olmak üzere bugüne kadar yaklaşık 1 yıldır sanıklarca sistematik bir şekilde devrin ve konjonktürün değişeceğine ve yargılanacağımıza dair kimi zaman üstü kapalı, kimi zamanda açık açık tehdit ediliyoruz. Bu tehditlere cevaben şunu ifade etmeliyim ki; Türk hakim ve savcıları bu tür tehditler ile inandığına karar vermekte çekinecek ve korkacak insanlar değildir.

“TAKDİR YÜCE TÜRK MİLLETİNİNDİR”

* Çünkü bize birilerinden farklı olarak devlete sadakatin omuzda bir yük değil, göğüste taşınacak bir şeref olduğunu öğrettiler. Çünkü bize birilerinden farklı olarak hesaplaşmayı değil, ortada bir hesap varsa o hesabı devletin soracağını öğrettiler.

* Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti varlığına kastedenleri kimi zaman bir gardırop arkasından, kimi zaman Meriç Nehri’nin kıyısından, kimi zaman ise yurt dışından saklandığı çukurdan yakalayıp Türk adaletine teslim ederek hesap soruyor, sormaya da devam edecektir. Takdir, yüce Türk Milletinindir.

İlginizi ÇekebilirAli Koç: Türkiye Cumhuriyeti, bir kişi kalmayana kadar bu işi temizlemelidirAli Koç: Türkiye Cumhuriyeti, bir kişi kalmayana kadar bu işi temizlemelidir
Yayınlanma Tarihi:11:42,