Sözcü Plus Giriş

Son dakika… Boğaziçi önündeki olaylarla ilgili 2 kişi tutuklandı

Boğaziçi Üniversitesi önündeki sergide Kabe fotoğrafının yer almasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan öğrencilerden 2'si tutuklandı, 2'sine de ev hapsi verildi.

Güncellenme: 23:33, 30/01/2021
Son dakika… Boğaziçi önündeki olaylarla ilgili 2 kişi tutuklandı

Fahrettin ÖZTÜRK

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu'yu protesto etmek amacıyla öğrencilerin üniversite önünde düzenlediği resim sergisinde yerde görüntülenen ve Kabe resmi olduğu iddia edilen Türk-İran kültürüne ait Şahmeran motifli bir eser hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmada 5 öğrenci gözaltına alınmıştı. Öğrencilerden biri dün savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı.

“2 ÖĞRENCİYE TUTUKLAMA, 2 ÖĞRENCİYE EV HAPSİ TALEBİ”

Başlatılan soruşturmada gözaltına alınan Boğaziçili öğrenciler İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi. Söz konusu eserle ilgili başlatılan soruşturmada, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve alenen aşağılama' suçundan 2 öğrenciye tutuklama, 2 öğrenci ise ev hapsi istemiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

2 KİŞİ TUTUKLANDI

Hakim karşısına çıkan öğrencilerden ikisi tutuklanırken iki öğrenciye de ev hapsi verildi.

“İÇERİĞİNE BAKILMADAN YERDE SERGİLENDİ”

Boğaziçi Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi olduğunu belirten S. N. B.’nin emniyetteki ifadesinde, şunları söyledi;

*Boğaziçi Üniversitesi'nin önünde düzenlenen serginin amacı çeşitli konularda kendini ifade etme şansı dileyen herkesle iletişim kurmak ve onlara bir alan açabilmektir. Bu sergi herhangi bir kurum ya da kuruluşa bağlı olmadan düzenlendi. Soruşturmaya konu olan resim, üniversitede düzenlenen sergide yer alan 300 resimden sadece biri.

*Eseri yapıp sergiye gönderen sanatçıyı da tanımam. Tamamen anonimdir. Yerde olma sebebi de sergiye gelen eser sayısının fazla olmasından ve yeterli asılacak yer bulunmamasından dolayı, vinil baskı olduğu için de yerde olmasından zarar göremeyeceği için içeriğine bakılmadan yerde sergilenmiştir.

*Eserler sergi üyeleri tarafından hiçbir ayrım ve yorum katılmaksızın sergilenmiştir. Bu sebeple eserin ifade etmiş olduğu düşünce bu üyelerden bağımsızdır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.

“NE YAPTIYSAM SANAT VE SEVGİ İÇİN YAPTIM”

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi H. K. ise emniyetteki ifadesinde bahse konu serginin bir sanat sergisi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı;

“Bu serginin düzenleniş amacı Boğaziçi Üniversitesi'ne yeni atanan rektörü protesto etmek ve protesto eden arkadaşlarımıza destek olmaktır. Soruşturmaya konu resim, üniversitede düzenlenen 300 eserden bir tanesidir. Eseri yapıp, sergiye gönderen sanatçıyı tanımam. Bu sergiyi düzenleyen arkadaşların iletişim mailine gönderilmiş. Göndericinin kim olduğunu bilmiyorum. Eseri asıldığı yerden kaldırılması istendiğini duydum. Bunun üzerine ben de 100 sanatçıdan bir sanatçıyı ayırmamız eşitsizlik ifade edeceği için duruma karşı çıktım. Ne yaptıysam sanat ve sevgi için yaptım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”

“ANADOLU KADINLARININ DERİN MÜCADELESİNİ CESURLAŞTIRMAK İSTEDİM”

Soruşturma başlatılan söz konusu eserin sergideki tanıtım yazısında, anonim olan eser sahibinin şu ifadeleri yer alıyor:

“Bu eserde bu figürü toplumsal mizojininin en büyük motivasyonu olan kurgulanmış dinin merkezine girerek Anadolu kadınlarının bu gizli ve derin mücadelesini bir adım daha cesurlaştırmak istedim. Şahmaran’ın arkasındaki yeşil ise asıl cenneti sembolize etmekte. Şayet kadın ve hayvan özgürlüğü merkezi bir konuma gelirse çok aranılan cennet imgesi bizzat dünyanın kendisi olacaktır…”

“HİÇBİR GRUBA SALDIRI AMACI TAŞIMAMAKTADIR”

Öte yandan rektör olarak atanan Melih Bulu’ya karşı eylemlerini sürdüren Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, soruşturma başlatılan olaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bir haftadır devam eden sergilerinin kasıtlı olarak hedef alındığını savunan öğrenciler, “Sergi, direnişini sanatla ifade etmek isteyen arkadaşlarımızın emeğiyle üç yüzden fazla eseri herhangi bir kısıtlama gözetmeden kampüsle buluşturdu. Sergiye yapılan saldırılar geçtiğimiz günlerde eserlerin çalınması ile başladı. Suçlamaların odağında olan sergi; hiçbir gruba, inanca, kimliğe yönelik bir saldırı niteliği ve amacı taşımamaktadır” açıklamasında bulundu.

“SANAT ESERİNİN YARGILANMASI İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KISITLANMASIDIR”

Öğrencilerin açıklaması şöyle devam etti:

“Yine de bu serginin beraber mücadele ettiğimiz Müslüman arkadaşlarımızın değerlerini tahkir edici bir eylem olduğu iddiası söz konusudur. Sergiyle ilgili inanç üzerinden dile getirilen hassasiyetlerin farkındayız. Her sanat eseri eleştiriye açıktır. Ancak, sanat eserlerinin yargılanması gibi bir durum en basit haliyle ifade özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Direnişimizi bitirmek isteyen iktidar ve medyası konuyu bilinçli olarak saptırmaya çalışmaktadır.

Bu sergiye emek veren arkadaşlarımızın haksız şekilde gözaltına alınmaları ve süreçte uygulanan şiddet asla kabul edilemez. Boğaziçi Üniversitesi’nde çok kültürlü, çok sesli, çok inançlı ve çok renkli yaşam pratiğini korumaya çalışarak devam ettirdiğimiz direnişimizi hedef gösteren ve ayrıştıran suçlamalar, beraberliğimizi bozmaya ve mücadelemizi kırmaya yöneliktir. Haklı direnişimizin amacının saptırılmasına ve kriminalize edilmesine bugüne kadar izin vermedik, bundan sonra da izin vermeyeceğiz.”

“GÖZALTILARIN SON BULMASINI TALEP EDİYORUZ”

“Okulumuzdaki farklı toplulukların ve kimliklerin yapılan saldırılarla hedef gösterilmesi meşru kılınamaz” diye devam eden öğrencilerin açıklamasında, “Sosyal medyada yer alan LGBTİ+fobik söylemlerin hiçbirini kabul etmiyoruz. Öğrencilerin başlattığı haklı direniş, yine öğrenci dayanışmasıyla büyümeye devam edecektir. Arkadaşlarımız açıkça hedef gösterilirken kayyum Melih Bulu’nun sosyal medyadaki nefret söylemlerine katılarak yaptığı paylaşımlar ve rektörlük tarafından açılan soruşturma gösteriyor ki kayyum atamaları üniversitelerin fikir hürriyetine vurulan en büyük kelepçedir. Okulumuzdaki barışçıl eylemlere, düzenledikleri sergiyle destek veren sanatçı arkadaşlarımız yalnız değildir. Biz Boğaziçili öğrenciler olarak, hiçbir hukuki zemini olmayan bu gözaltıların son bulmasını talep ediyoruz” denildi.

İlginizi ÇekebilirYÖK'ten Boğaziçi açıklamasıYÖK'ten Boğaziçi açıklamasıİlginizi Çekebilirİstanbul Valiliği'nden Boğaziçi Üniversitesi'ne ilişkin 'Kabe' açıklamasıİstanbul Valiliği'nden Boğaziçi Üniversitesi'ne ilişkin 'Kabe' açıklaması
Yayınlanma Tarihi:20:12,