Sözcü Plus Giriş

‘Tertemiz bir nesil yetişiyor gözüm arkada kalmayacak’

Atatürk, 23 Nisan’ı armağan ettiği çocuklara böyle seslendi. Onlara verdiği önemi “Sizler geleceğin bir gülü, yıldızısınız. Memleketi aydınlığa boğacak olan sizsiniz” sözleriyle anlattı.

Deniz AYHAN
Güncellenme: 10:18, 23/04/2021
‘Tertemiz bir nesil yetişiyor gözüm arkada kalmayacak’

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun

Tarih: 23 Nisan 1920… Milli egemenliğe dayalı çağdaş ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ne giden yolda ilk adım atıldı. TBMM açıldı. Atatürk, modern ve mutlu Türkiye'yi çocuklarda gördü. Meclis'in açıldığı günü de Çocuk Bayramı ilan etti. Dünyadaki ilk çocuk bayramını, sadece Türkiye'deki değil, dünyadaki tüm çocuklara armağan eden lider olarak tarihe geçti. Ulu Önder Atatürk'ün çocuklarla olan dostluğu ve diyalogları da tarih sayfalarında yerini aldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 101. yılında, işte o unutulmaz anılardan bazıları:

ATA'YI GÖRMEK İÇİN…

İki kardeş okul dönüşü annelerinden izin alarak sık sık Atatürk'ün köşkünün etrafında geziniyordu. Öğretmeni Ayşe'ye o gün yurdumuzun düşmanlardan kurtarılması için Ata'nın emrinde milletçe çok çalışıldığını anlatmıştı. Ayşe, kardeşi İsmet'i de alarak belki Atatürk'ü görürüz diye köşkün etrafına geldi. Tesadüf aynı gün, yaveri ve arkadaşlarıyla bir gezinti yapan Atatürk, Ayşe ile kardeşini görünce yanlarına yaklaştı. Atatürk iki çocuğa da isimlerini sordu. “Niçin burada dolaşıyorsunuz?” yanıtını verdi. Ayşe “Sizi görmek istedik” dedi. Atatürk, “Peki ben kimim?” diye sordu. Ayşe ve İsmet aynı anda “Gazi Mustafa Kemal Paşa” diye bağırdı.

‘KİMSE SANA BENZEMEZ'

Atatürk gülümseyerek “Benzettiniz çocuklar ben Gazi değilim” derken iki kardeş bu kez “Sen Gazi'sin, çünkü kimse sana benzemez” cevabını verdi. Ayşe, öğretmen olmak istediğini söyleyince Ulu Önder de “Biz her şeyimizi öğretmenlere borçluyuz” dedi. İsmet ise asker olmak istiyordu. “Yurduma saldıran düşmanın kafasını kıracağım” dedi. Atatürk iki kardeşi okşadı. “Milletin bağrından tertemiz bir nesil yetişiyor. Eserimizi gözümüz arkada kalmadan onlara bırakabileceğiz. Şimdi çok huzurluyum” derken gözleri yaşardı.

Atatürk sevgisi bitmez, özlemi dinmez!

“Atatürk'üm seni öpmek istiyorum”

Unutulmaz anlardan biri 23 Nisan'da düzenlenen çocuk balosunda yaşandı. Küçük bir çocuk salonun ortasında hayranlıkla Atatürk'e baktıktan sonra, “Atatürk'üm, seni öpmek istiyorum” dedi. Ortalığa bir sessizlik dalgası yayıldı. Bu derin sessizliği Atatürk'ün sesi bozdu: “Öyleyse gel öp”… Çocuk koşarak Atatürk'ün boynuna sarıldı, o sırada diğer çocuklar da, “Biz de… Biz de…” diye bağırmaya başladı. Böylece tüm çocuklar Ata'yı doya doya öptü. Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatırken Atatürk'ün gözlerinden de yaşlar süzüldü, dudaklarından da “İşte benim kuşaklarım” sözcükleri çıktı…

Atatürk, sevdiklerine hangi yaşta olursa olsun “çocuk” diye seslenirdi. Onun sözlüğünde çocuk sevgi demekti.

Çocuk çobanın türküsü

Atatürk Antalya'ya gidiyordu. O günlerde İtalyan diktatör Mussolini nutuklarında, Türkiye'yi hedef alıyordu. Yolda mola verildiği bir sırada, uzaktan bir türkü sesi Atatürk'ün ilgisini çekti. Türküyü bir çocuk çoban söylüyordu. Yaveri çobanı Atatürk'ün yanına getirdi. Atatürk “Sesin çok güzel, burada da söyle de dinleyelim” dedi.

Küçük çoban “Demirciler demir döğer tunç olur…” türküsünü söyledi. Atatürk alkışlayarak, “Bis… bis” diye bağırdı. Genç çoban anlamadı. Atatürk de, “Bis, beğendik, bir daha söyle demektir” dedi. Çoban türküyü tekrarladı. Atatürk de cebinden 50 lira çıkardı çobana verdi. Çoban paraya baktı ve “Bis, bis” diye bağırdı. Atatürk, bu zeki cevap karşısında bir 50 lira daha verdi ve yanındakilere, “Mussolini şu sahneyi görseydi, hangi millete nutuk söylediğini anlardı” dedi.

Amerikalı çocuktan duygulandıran mektup

1923 yılının ekim ayında Atatürk'e, ABD'den bir mektup geldi. Şöyle yazıyordu: “Sayın efendim, ben 10 yaşında Amerikalı bir çocuğum. Türkiye'ye ve yeni hükümetine büyük ilgi duyuyorum. Siz ve Bayan Kemal hakkında bir röportaj okudum. Türkiye hakkında bir defterim var ve şimdiden sizin hakkınızda birçok yazı ve resim topladım. Lütfen Amerikalı bir çocuğa, bir küçük not ve bir imzalı fotoğrafınızı gönderin. Bir gün, Türkiye'yi görebileceğimi umut ediyorum. Saygılarımla. Curtis LaFrance”

İşte o mektup.

Atatürk mektubu okuyunca duygulandı, ancak bu kişisel ilgiden değil, kurulan bağımsız devletin etkisi olduğu içindi. Başka bir cumhurbaşkanına yazar gibi ciddi bir üslupla mektubu yanıtladı: “Bay Curtis LaFrance, mektubunuzu aldım. Türk yurdu hakkındaki ilgi ve iyi dileklerinize teşekkür ederim. İsteğiniz üzere bir fotoğrafımı gönderiyorum. Amerika'nın zeki ve çalışkan çocuklarına biricik öğüdüm; Türkler hakkında her işittiklerine gerçekmiş gibi bakmayıp, düşüncelerini bilimsel ve esaslı incelemelere dayandırmaya önem vermelidir. Başarılar ve mutluluklar dilerim, Türkiye Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal.”

SİZLERDEN ÇOK ŞEY BEKLİYORUZ

Ulu Önder, 1922 yılında Bursa'da kendisini karşılayan çocuklara da şöyle seslendi: “Küçük hanımlar, küçük beyler. Sizler, hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan da sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz.”

İlginizi Çekebilir“Atatürk gibi bir liderimiz olmadığı için üzüldüm!”“Atatürk gibi bir liderimiz olmadığı için üzüldüm!”İlginizi ÇekebilirAynı inanç ve gururla: YAŞASIN 23 NİSANAynı inanç ve gururla: YAŞASIN 23 NİSANİlginizi Çekebilir23 Nisan'da Atatürk anıtına çelenk sunma törenleri de engellendi23 Nisan'da Atatürk anıtına çelenk sunma törenleri de engellendiİlginizi ÇekebilirTelevizyonlarda Atatürk'e hakaret cezasız kalıyorTelevizyonlarda Atatürk'e hakaret cezasız kalıyor
Yayınlanma Tarihi:05:30,