Sözcü Plus Giriş

Uğur Dündar, Erdoğan ile anısını anlattı: O gün elini paltosunun cebine atıp bir avuç ziynet eşyası çıkardı…

AKP büro çalışanı Kürşat Ayvatoğlu'nun mal varlığı hakkındaki tartışmalara değinen SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, AKP'nin ilk yıllarından örnekler verdi. Recep Tayyip Erdoğan'la olan anısını anlatan Dündar, "Zaman içerisinde Adalet ve Kalkınma Partisi vaat ve taahhüt ettiği rotadan çıktı" dedi.

Mert ÖZ
Güncellenme: 10:18, 30/03/2021
Uğur Dündar, Erdoğan ile anısını anlattı: O gün elini paltosunun cebine atıp bir avuç ziynet eşyası çıkardı…

Tele1’de Anında Manşet programına konuk olan SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar, uyuşturucu kullandığı için gözaltına alınan AKP Genel Merkez çalışanı ve eski Kastamonu Belediyesi çalışanı Kürşat Ayvatoğlu’nun mal varlığını AKP’nin kurulduğu yılları örneklendirerek yorumladı.

“Bugün geldiğimiz nokta, kokuşmanın, çürümenin vardığı son boyutu göstermesi açısından ibret verici bir tabloyla karşı karşıya bırakıyor bizi” diyen Dündar, şu ifadeleri kullandı;

*Bunu çözümleyebilmek, derinliğini analiz edebilmek için Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara hangi koşullarda geldiğini anlatmamız gerekiyor. 2001 krizinde ülke ekonomisi çok fena bir darboğaza girmişti.

*Bankalar hortumlanmıştı. Toplum o yaşanan çok kötü sürecin sorumlusu olarak iktidardaki partileri gördü. Onları sandığa gömerek AKP’yi iktidara taşıdı.

*AKP’yi toplumun iktidara getirmesinin bir nedeni de, “Bunlar namazda niyazda olan, Allah’tan korkan insanlar. Bunlar çalmazlar çırpmazlar, ülkeyi tüyü bitmemiş yetimin hakkını gözeterek yönetirler” demişti. AKP’nin de en büyük iddiası buydu.

ERDOĞAN’DAN UĞUR DÜNDAR’A İDDİALI YANIT

Erdoğan ile başlangıç yıllarında çok röportaj yaptığını, seçim öncesinde Erdoğan’ın bir siyasi parti lideriyle ilk ve son kez bir araya geldiği tartışma programında yer aldığını hatırlatan Uğur Dündar, şunları söyledi;

*O süreçte ben bir program sırasında sayın Tayyip Erdoğan’a reklam arasında şunu söyledim. Dedim ki; Daha önceki iktidarı Türk toplumu 2001-2002’ye kadar yansıyan o krizin ağır faturasını omuzlarında taşıyan ve gençlerin de belki hayatları boyunca çalışarak ödemek zorunda kalacakları bir borç yükü bırakan bu iktidarı sandığa gömdü ve sizi iş başına getirdi.

*Ama sizin partiniz de yolsuzluklarla anılmaya başlarsa, bunun sonucunda halk büyük ekonomik sıkıntılar yaşarsa, aynen o iktidarı sandığa gömdüğü gibi sizi de sandığa gömer dedim. O çok iddialıydı; ‘Bizim dönemimizde böyle şeyler olmayacak’ dedi.

ERDOĞAN İLE ANISINI PAYLAŞTI

Uğur Dündar, Recep Tayyip Erdoğan’la olan bir anısını da şöyle anlattı:

“Paltosunu üstünden hiç çıkarmadı. Laf açıldı. “Bize soruyorlar siz mali desteğinizi nereden buluyorsunuz” dedi. Hemen bir elini paltosunun sağ cebine attı. Bir avuç ziynet eşyası çıkarıp koydu masanın üstüne. Sonra sol cebine elini soktu. Oradan bir avuç ziynet eşyası daha çıkardı. “İşte halkımız, alyansını, ziynet eşyasını bize veriyor. Bize çok güveniyor. Biz de harcamalarımızı buradan yapıyoruz. Bizim kaynağımız bu. Bizim arkamızda başka bir güç yok” dedi. Arkadaşlarımla birlikte bu anı hep beraber yaşadık.”

“Zaman içerisinde Adalet ve Kalkınma partisi hem o iddiasını kaybetti hem de vaat ve taahhüt ettiği rotadan çıktı” diye devam eden Dündar, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Bunu da nasıl anladım? Yıllar öncesinde bir gün, havaalanından terminalden uçağa gidiyoruz. Uçak biraz uzaktaydı. Yanıma birisi yaklaştı. Bir bakanlıkta işi varmış. Dedi ki, ‘Uğur bey, bu dönemde rüşvet şöyle alınıyor. Ben bir ihaleye gireceksem, eğer iş bana verilecekse diyorlar ki ‘Ağabey bu işi alırsın, bizi bir Umre’ye götürürsün. Umre’den sonra bir Tayland yaparız. Biraz orada bazı geceler birlikte yaşarız. Siz bu işi alırsınız’ diyorlar’ dedi. Artık rüşvetin adı Umre oldu Uğur bey dedi. Ben bunu yıllar öncesinde yazdım. Rüşvet, yolsuzluk, hak edilmemiş kazançlar kurumsallaşırsa o toplumun geleceği ipotek altına alınır ve çok büyük tehdit oluşturur.”

“RÜŞVET KURUMSALLAŞIRSA TOPLUMDA ÇÜRÜME İNANILMAYACAK BOYUTLARA VARIR”

Rüşvetin, yolsuzluğun kökeninin tarihte çok eskiye dayandığını belirten Dündar, şu ifadeleri kullandı;

*Rüşvet kurumsallaşırsa, yolsuzluk yaygınlaşırsa, hak edilmemiş kazançlar artık normal sayılmaya başlarsa o toplumda çürüme, yozlaşma inanılmayacak boyutlara varır. Biz bir kişiyi görüyoruz. Pudra şekeri kullanıyorduk diyen, daha sonra ifadesini değiştirerek uyuşturucu batağına nasıl sürüklendiğini anlatmış, lüks ciplerdeki yaşamından bazı kesitler sunmuştur.

*Şimdi burada şunu toplum soruyor. Eğer görünürde maaşı 3 bin lira olan bir büro memuru, bu şatafatlı hayatı yaşayabiliyorsa, kim bilir ötekiler neler yapıyordur? Çok afedersiniz, toplum, “Malı nasıl götürüyordur” diye düşünüyor.

*Ben 17-25 Aralık tapeleri yayınlandığında, o tapelerin hepsi kanunsuz elde edilmiş deliller ve hukuken geçerliliği olmayan bir takım kayıtlar ve belgeler; Çok üzülmüştüm. Bu boyuta varabileceğini hiçbir zaman düşünmüyordum. Gerçekten toplum adına, toplumumuzun yarınları adına çok üzülmüştüm.

“OKURKEN GÖZLERİM YAŞARDI”

“Okurken gözlerim yaşardı” diyerek bir örnek veren Uğur Dündar, “Rize’de 210 mevsimlik işçi alımına 22 bin 956 başvuru olmuş. Ayrıca Adana Büyükşehir Belediyesi’ne Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ağır vasıta sürücüsü 200 eleman için verilen ilana 52 bin başvuru yapılıyor. Bunun 45 bini üniversite mezunu” diyerek işsizlik ve gençlerin sorunlarına dikkat çekti. “Bu tür fotoğrafları, görüntüleri gören gençler, müthiş hayal kırıklığı yaşıyorlar” dedi.

“Z KUŞAĞININ YÜZDE 75’İ CUMHUR İTTİFAKINA OY VERMEYECEĞİNİ SÖYLÜYOR”

Yapılan bir araştırmaya değinen Dündar, şöyle konuştu:

*Bu nedenle Z kuşağının yüzde 75’i Cumhur İttifakı’na oy vermeyeceğini söylüyor. Bunlar, o imkanlara kavuşamayan, iş bulma umudunu yitiren gençlere çok ağır darbeler indiriyor, travmalar yaşatıyor bu örnekler.

*Bir tarafta köşeyi zahmetsiz dönenler, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan paralara hükmedenler, 3-5 yerden ballı maaş alanlar, öbür tarafta uğraşıp, didinip, sınavdan sınava girdikten sonra eleğin üstünde kalabilen ama iş imkanını asla bulamayacak olan hayalleri çalınmış, gençlikleri hırpalanmış bir yığın Türk genci.

*Onun için 4 gençten 3’ü yurt dışına gitmek istiyor. Onun için 4 gençten 3’ü idealim yok diyor. Tasavvur edebiliyor muyuz? Bunun ne ağır bir fatura çıkardığını toplumumuzun yarınlarına…Çok üzücü bir durum.

İlginizi ÇekebilirUğur Dündar: Derin kaygılar içinde gelişmeleri takip etmekteyimUğur Dündar: Derin kaygılar içinde gelişmeleri takip etmekteyimİlginizi ÇekebilirUğur Dündar: Maalesef IMF yolu gözüküyorUğur Dündar: Maalesef IMF yolu gözüküyorİlginizi ÇekebilirUğur Dündar'dan Danıştay'ın andımız kararı hakkında çarpıcı değerlendirmeUğur Dündar'dan Danıştay'ın andımız kararı hakkında çarpıcı değerlendirme
Yayınlanma Tarihi:23:14,