Vaka sayıları artarken Sağlık Bakanı Koca’dan ‘kısıtlama’ açıklaması

Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'kısıtlama' sorusu ile bazı ülkelerde AVM, restoran ve kafelere giriş için uygulanan PCR testi gibi uygulamalarla ilgili soruyu cevapladı.

Vaka sayıları artarken Sağlık Bakanı Koca’dan ‘kısıtlama’ açıklaması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası yapılan basın açıklamasında soruları yanıtladı.

12 YAŞ VE ÜZERİ AŞILANACAK MI?

Bakan Koca, cevabında şu ifadeleri kullandı:

* 18 yaş ve üstü üniversite öğrencileri için tanımladık. 15 yaş ve üstü için de tercihe bırakmıştık. 12 yaş üstü kronik hastalığı, ek hastalığı olan çocuklarımız için de ayrıca tanımlama yaptık.

* Bugün gündeme gelen konulardan bir tanesi, 12 yaş üzeri zorunlu değil, 15 yaş üzeri yapıldığı gibi tercihe bırakarak devam edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

* Yani aşının zorunlu olarak yapılmasını çocuklarda değil, ek hastalığı olanlar için önemsiyoruz, tanımladık ve önemli görüyoruz. Ama 12 yaş üstü de 15 yaş üstü olduğu gibi tercihe bağlı yapılabilir.

YENİ TEDBİRLER ALINACAK MI?

* Vaka sayılarındaki artış giderek devam etti, bir yerde şimdi takıldı. Bu rakamların da oldukça yüksek olduğunu düşünüyoruz. Vefat sayıları da artıyor. Özellikle biz şu dönemde kısıtlamaları gündemimize almadık.

* Hareketlilik yoğun bir şekilde artmış oldu. Hareketliğin arttığı dönemde temasın bir şekilde olduğu, yakınlaşmanın olduğu, mesafenin korunmadığı, maske kullanımının giderek azaldığı bir dönemin olduğunu görüyoruz ve bu bulaşın giderek daha kolay olduğunu ve vaka sayısının arttığını görmüş oluyoruz.

* 15-45 yaş arasında vakanın en yoğun olduğu yaş grubu. Vaka sayısı bu sebeple giderek yükseldi.

“AŞI ORANIMIZI HER GEÇEN GÜN ARTIRMAMIZ GEREKİYOR”

* Kimisi aşının bulaşı hiçbir şekilde önlemediğini söyler. Biz aşının belli oranda bulaşı da önlediğini biliyoruz. Bu yüzde 50, yüzde 60, yüzde 70 aşı durumuna göre değişebiliyor.

* O nedenle bizim aşı oranımızı her geçen gün artırmamız gerekiyor ve toplamda şu an vaka sayılarımız, ağırlıklı hastane yükümüz yüzde 70, 60 yaşın üstünü söylüyor. Ama vaka oranımız yüzde 10. Aşılanma oranımız 60 yaş üzeri yüzde 82,5, 83.

* Dolayısıyla yüzde 90’a yakın aşısını tam yaptırmamış olan, olmamış olan vatandaşlarımız yüzde 90’ını oluşturuyor. O nedenle aşının ne kadar etkili ve önemli olduğunu söylemek istiyorum.

* Biz bu salgını gündemimizden çıkarmak istiyoruz. 84 milyonun birlikte hareket etmesiyle bu durum mümkün. Yüzde 90’a yakın aşısı tam olmayan ama yüzde 10 aşısı olanlar da kaybedilebiliyor. Ama ağırlıkla 65 yaş üstü ek hastalığı olan kişiler oluyor.

* Bir vatandaşımız hayatını kaybettiğinde, aşılı olduğunda ‘Bu aşılı olduğu halde vefat etti’ diye yaygın dezenformasyon yapılmaya çalışılıyor. Biz rakamları söylüyoruz. Yüzde 10 zaten 65 yaş üzeri ağırlıklı olmak üzere aşılı olanlar da kaybediliyor ama yüzde 90, yüzde 80 oranında biz koruduğunu görüyoruz.

* Bizim vatandaşımız yüzde 98 oranında kendi çocuğuna hem de yeni doğan döneminde hem de doğduktan 1-2 gün sonra başlamak üzere hem de 13 farklı aşıyı yaptırabilmiş bir toplum.

* Niye aşıyı kendimize yaptırmayalım? Sonuçlarını biliyoruz. Sonuçlarını bildiğimiz bu aşı bu salgından bu dönemde az zararla kurtulmanızı sağlayabilir.

SPUTNIK-V AŞISINDA SON DURUM

* Sputnik ile ilgili 200 bin kişi için doz gelmişti, yani 400 bin. Sputnik ile ilgili birinci ve ikinci dozun farklılığı var, aynı aşı değil. Birbirinden farklı. O nedenle gelen aşı farklılığından ötürü biz yeni dönemde, özellikle dün de temasa geçmiş olduk, hızla daha yoğun hem bir hem ikinci doz aşının gelmesi için gayret içindeyiz.

* Testleriyle ilgili şu an yapılanlarda sorun yok. Ama yeni bir aşı tipi özellikle Rusya’dan bu anlamda olabilirliğiyle ilgili yaklaşımlar oldu. Onunla ilgili de görüşmelerimiz devam ediyor. Üretimle ilgili çalışmalar devam ediyor. Yerel bir firmayla çalışmalar bir noktaya geldi ama daha üretim safhasına gelmiş değil. Ben çok uzayacağını düşünmüyorum.

* Yerel bir firmayla çalışmalar bir noktaya geldi ama üretim safhasına henüz gelmedi. Sinovac'la ilgili görüşmelerimizde ülkede yatırım yapmalarını söyledik.

* Onlar da bu noktada yatırım yapmayı düşündüklerini, bununla ilgili planlarının hazır olduğunu, çok uzun sürmeyeceğini söylediler. Tekrar teknik ekip gelip gördü. Türkiye’de yatırımın yapılabilirliğine karar verdi. Devamıyla ilgili çalışmaları devam ediyor. Somut bir gelişme olursa bunu zaten aktarmış oluruz.

VAKA VE VEFAT SAYISINDAKİ ARTIŞ

* Şu an hastane yükümüz, vaka yükümüz, vakanın %83’ü hayatını kaybedenlerin %90’ı aşılanmamış kişiler. Dolayısıyla aşısızların salgını olmaya devam ediyor. Olay çok net. Bizim bir an önce aşılarımızı tamamlıyor olmamız gerekiyor. 1 tek aşının korumadığını, 2 aşının mutlak yapılması gerektiğini biliyoruz.

* MRNA aşısı için, hatırlatma dozu için yaptığımız çalışmalarda koruyuculuğunun devam ettiğini biliyoruz. Hatırlatma dozu 7 ay sonra mı, 8 ay sonra mı, 9 ay sonra mı onu çalışmalarımızla görmüş olacağız zaten. O zaman söylemiş oluruz ama İsrail’deki sonuçlarını biliyoruz. 8 ay sonra gerektiği şeklinde özellikle riskli grupta daha önemli oldu. İnaktif aşı için de bu anlamda 3’üncü doz aşının çok önemli olduğunu ben çok söylemeye çalıştım.

* Özellikle elimizdeki veriler 3. aydan sonra bu koruyuculuğun azaldığını, yaşlı ve ek hastalığı olan grupta ek olarak daha da düştü. Vatandaşlar aradan 3 ay geçti ise mutlaka aşısını yaptırıyor olmalı. Yani inaktif aşı için söylüyorum. Bu aşıyı tamamlamamış olanların da 3 aydan sonrası için diyorum, riskli hastalık grubunda yine karşımıza sorun olarak çıktığını da biliyoruz.

* Onun için yeni dönemde rakamları bu kadar net söylüyorum, diyorum ki, vakaların yüzde 83’ü aşısını tamamlayamayanlar. Hastanede vefat edenlerin yüzde 90’a yakını aşısını tamamlamayanlar.

* Dolayısıyla toplamda 62 milyon 18 yaş ve üstü aşılanması gereken vatandaşımız var. Peki aşısı tamamlanmış olan kişilerin sayısı ne kadar? 34,5, 35 milyon. 35 milyonun vaka yükü yüzde 13, hastane yükü yüzde 10.

* Aşılanmamış olan 18 yaş altı düşük olduğu için yüzde 2’lerde olduğu için onu katmadan söylüyorum. Geriye kalan 28 milyon yüzde 83 vaka, yüzde 90’a yakın hastane yükünü oluşturuyor. Aşı bu kadar etkili, bunu tartışmanın anlamı yok.

AVM, RESTORAN VE KAFELERE GİRİŞ İÇİN PCR TESTİ AÇIKLAMASI

* Milli Eğitim ile ilgili de özellikle gençlerimizin, evlatlarımızın temas ettiği kişilerin bu anlamda aşılanmalarını öncelikle, değilse PCR istenmesi gerektiğiyle ilgili genel bir yaklaşım zaten oldu.

* Başka bir alanda bunu gündeme taşıyalım diye düşünmüyoruz. Daha çok şu dönemde üzerinde durduğumuz aşılanma oranlarını yükseltmek istiyoruz. Bu toplumun ‘aşı karşıtlığı’ ifadesini kullanmak istemiyorum. Bu toplumun bu anlamda bir sorunu olduğuna inanmıyorum.

* Yüzde 98 oranında evlatlarına birinci günden itibaren 13 farklı aşıyı yaptıran bir toplumuz biz. Bu anlamda bir sorun olduğunu düşünmüyorum. En fazla illa bir şey denecekse, aşının ertelenme durumu olduğunu düşünüyorum.

* Biz gerekirse vatandaşımıza her ortamda anlatmayı, ayağına giderek bu aşıyı yaptırabileceğimizi göstermek istiyoruz. Bu vatandaşımızın bir şekilde itiraz edebileceği, yaptırmak istemediği bir aşı olduğunu doğrusu düşünmek istemiyorum.

* AVM, restoran, kafeler için PCR ve benzeri uygulamayı şu an gündemimize almadık. Önümüzdeki dönemde aşılanma oranıyla birlikte salgının ülkemizin gündemimizden düşeceğini ve vaka sayımızın giderek düşeceğini düşünüyorum.

* Almanya 102 milyon. 2-3 hafta sonra Almanya’nın aşı doz sayısını da geçmiş olacağız. Bu anlamda bizden önceki ülkelerin hepsi nüfusu bizden fazla olan ülkeler ve önümüzdeki dönemde biz aşılanma oranının daha da artacağını, Avrupa ülkelerinden bizden daha fazla aşı yapan şu an Almanya dışında bir ülke yok ve olmayacak diye düşünüyoruz.

* Gençlerimizle ilgili 17, 18 ve 19 yaş en az 1 doz aşısını, toplam 1 milyon 970 bin kişiden bahsediyorum yani 2 milyona yakın kişiden bahsediyorum, en az bir doz aşını yaptıran gencimizin oranı yüzde 87,29.

* İki doz aşısını yaptıran da yüzde 49,98, yani yüzde 50. Dolayısıyla ben her geçen gün bu oranların giderek yükseleceğini ve sorunun, pandeminin giderek kontrol altına alınabileceğini inanıyorum. Önümüzdeki dönemde TURKOVAC aşımızın da devreye girmesiyle biraz daha bu anlamda oranlarımızın yükseleceğini inanıyorum.

ELEKTRONİK TAKİP SİSTEMİNİN DETAYLARI

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer: Geçen haftalarda açıkladığımız tüm okullarımızda vaka durumunu temas durumunu, aşı durumunu almış olduğumuz tüm bilgileri okul bazında takip eden elektronik bir sistem kurduk. Burada büyük emek Sağlık Bakanlığımıza ait çünkü tüm bilgileri bizimle paylaşıyor. Biz kimlerin PCR olması lazım bunların hepsinin takibini bu sistemden yapabiliyoruz.

YÖK Başkanı Erol Özvar: Sağlık Bakanlığı'nın kontrolünde bir husus. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile bir araya gelip bir açıklama olacaktır. Bu açıklama Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak açıklama. Bizim üniversitelerimizin içinde bulunan yurtları da tabi ki kapsayacaktır. Bu bakımda hepimiz bunu bekleyeceğiz. Ama tabi ki kampüsler için aldığımız tedbirlerin üniversitelerimizin içindeki yurtlarda da geçerli olacağını buradan duyurmak isterim.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Yurtlarda en az bir öğrenciden fazla kişinin kaldığı odalarda aşılı birinin olmamasının nasıl karşılanacağını takdirlerinize bırakıyorum. Yani 1 kişiden fazla odalarda kalınma durumunda aşının ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum.

PCR TESTİ YAPTIRMAYAN ÖĞRETMENLERLE İLGİLİ YAPTIRIM OLACAK MI?

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer: Servisten öğrencinin evinden okul ortamına gelmesinden orada geçirdiği süre kantin ve yemekhanedeki sürelerinde tüm sürelerde temas ettiği öğretmenlerimiz ve elemanların hepsinin ya aşılı olması ki aşı gönüllük esasına dayalı zorunluluk yok veya haftada iki defa PCR testi yaptırması gerekiyor.

* Sayın Bakan açıkladı öğretmenlerdeki oran Türkiye'nin ortalamasının üstünde. Rakamların artacağını düşünüyorum. Hele eğitim öğretim başladıktan sonra daha da artacaktır. Ben şuna inanmıyorum öğretmenlerimizin aşı olmayıp hem aşı olmayıp hem PCR olmamak için direneceğine inanmıyorum. Çünkü öğretmenlerimiz 1,5 yıldır öğrencilerini bekliyor. Öğretmenlerimiz bu 1,5 yıl içerisinde ciddi fedakarlık gösterdiler. Böyle fedakar bir öğretmen kitlesinin ve diğer personeli aşı olmadığı halde PCR olmadan okul ortamına gelebileceğini ben düşünmüyorum.

* Çünkü o öğretmenlerimiz öğrencilerden çok daha fazla öğrencileriyle buluşmayı arzuluyorlar. O öğretmenlerimiz bilimsel veriler ışığında alınması gereken tüm önlemlerin tamamına riayet edecek hem formasyona sahipler hem de eğitim sevdalılar. Onun için problem olacağını düşünmüyorum. Zaten bugün biliyorsunuz 6 Eylül'de başlamadı. Eğitim haftası başladı.

* Yaklaşık 2,5 milyon öğrenci ve 165 bin öğretmenimiz sahada. Ne aşı ne PCR ile ilgili bize gelen bir problem yok. Ben inanıyorum ki toplumumuz tüm paydaşlarla el ele vererek bu problemlerin üzerinden geçecek.

* COVID’li ortamda hayatı normalleştirmek istiyorsak eğitimi normalleştirmek zorundayız. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz Milli Eğitim camiası Türkiye'nin örneklemi değil evreni, o zaman evreni normalleştirmek istiyorsak eğitimi normalleştirmek zorundayız.

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN NE KADARI AŞI OLDU?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Aşılanmayanların okula alınmaması gibi bir durum olmaz. O çok net. (Öğretmenlerin) Aşılanmamayı çok düşüneceklerini düşünmek istemiyoruz. Şu an en az bir doz aşısını yaptırmış öğretmen ve çalışanlarda yüzde 88, iki doz aşısını tamamlamış olanlarda da yüzde 75’i buldu. Bunun dışında yüzde 4,4 oranında son 6 ay içerisinde hastalığını geçiren kişiler var. Bu ilk 6 ay içerisinde PCR zorunlu olmayacak anlamına gelir.

* Dolayısıyla yüzde 92,5 oranı demektir. Yani yüzde 100’e yüzde 7,5 kalmış. Ben bunun giderek azalacağını düşünüyorum. Bunun yüzde 95 ve üzerinde olacağını düşünüyorum. Velilerimiz tedirgin olmasınlar ama velilerimiz de üzerine düşeni sorumluluğu yapma noktasında en az öğretmenlerimiz kadar sorumluluk taşıyor olmalılar.

* Öğretmenlerimiz, şu an yüzde 92,5 oranında korunabilir noktaya gelmiş durumdadır. Velilerimizin aşılanmama durumu öğrenciyle, çocuklarımızla temas ettikleri için daha büyük risk oluşturacaktır. Biz orada aşı veya PCR testi zorunluluğu getirmedik ama velilerimizin bu sorumluluğu evlatları için alacağını umuyoruz ve bekliyoruz.

Yurt dışında aşısını olanların e-Nabız sistemine nasıl entegre edileceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Koca, birçok ülkeyle irtibat halinde olduklarını, dolayısıyla aşının tanınabilirliğinde sorun olmayacağını düşündüklerini ifade etti.

Bilim Kurulu'ndan yüz yüze eğitim toplantısı! İki bakandan peş peşe kritik açıklamalar İlginizi Çekebilir Bilim Kurulu'ndan yüz yüze eğitim toplantısı! İki bakandan peş peşe kritik açıklamalar YÖK'ten Bilim Kurulu sonrası yüz yüze eğitim kararı! Hibrit eğitime geçilecek İlginizi Çekebilir YÖK'ten Bilim Kurulu sonrası yüz yüze eğitim kararı! Hibrit eğitime geçilecek

Günün Trend Videosu

Daha fazla göster
Loading...