Yangında felaketi yaşayanlar SÖZCÜ’ye konuştu

Manavgat’ta 28 Temmuz günü saat 12.05’te 4 farklı noktada başlayan orman yangınları, 10’uncu gününe girdi. Manavgat’a sınır ilçeler Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Alanya’nın bazı mahallelerine de sıçrayan yangınlarda, 7 kişi yaşamını yitirdi. Yangında yakınlarını, evlerini hayvanlarını kaybeden vatandaşlar yaşadığı korku dolu anları SÖZCÜ'ye anlattı.

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki orman yangınlarında 10’uncu güne girildi. Manavgat, Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Alanya sınırlarında 15 farklı noktada yangını söndürme çalışmaları, gece gündüz devam ediyor. Bölgede yaşayan köylüler ise yaşadığı korku dolu anları SÖZCÜ’ye anlattı.

“KENDİMİ HASTANEDE BULDUM”

 Emiş Yüksel

Yangına Manavgat Kalemler Köyü'nün yukarı kısmında yakalanan ve dumandan zehirlenen Hatice Keskin, komşularının yardımlarıyla hastaneye kaldırıldığını belirtti.

Tedavisinin ardından evine geri döndüğünü söyleyen Keskin, “Yangın başladığında ben yukarıdaydım. O sıra dumandan zehirlenmişim. Sonra beni evime bırakmışlar. Daha benim evimde ateş yoktu. Ekmeğimi, buzdolabımı, televizyonumu, buğdayımı kenara çektim. O an bayılmışım. Komşumun oğlu kurtarmış. Kendimi hastanede buldum. Evimle birlikte her şeyim yandı. Eşyalarım. Biriktirdiğim param vardı o da yandı. Evim yok. Mecbur devletin vereceği krediyi kabul edip ödemeye çalışacağım” dedi.

“EVİM VE HAYVANLARIM YANDI” 

Yangının Kalemler Köyü'nün 13-14 kilometre uzaklığında başladığını aktaran Mehmet Uysal ise yarım saat sonra alevlerin Kalemler Köyü'ne ulaştığını söyledi.

Yangına karşı önlemlerinin olduğunu belirten Uysal, “Önlemlerimiz vardı fakat bir alev topu geldi her şeyi yakıp hiçbir şey bırakmadı. Aracımla yangında yaralanan komşularımı hastaneye götürdüm. Bizim çocuklar hayvanları kurtarırken alev bir anda gelmiş eve sığınmışlar. Ev de yanınca karşıda dayımın evine sığınmışlar. 8 tane büyükbaş, 37 küçükbaş hayvanın tamamı gitti. 2 tane traktörüm vardı onlar yandı”dedi.

Uysal, “Kışlık ihtiyacımız olan balya samanımız yandı. Burada kendi oturduğumuz ev, müştemilatımız onlar yandı.  Sağımhane olarak kullandığım ve soğutma ünitemin bulunduğu bina yandı. Sabahleyin geldiler ‘yıkacağız burayı' dediler. Ben de ‘Hayvanlarımı nerede sağacağım’ dedim. ‘Yıktırmak istemiyorum, tadilat yapacağım’ diye itiraz dilekçesi verdim” diye konuştu.

Mehmet Uysal..

“MÜDÜRÜM BEN APTAL DEĞİLİM” 

Mehmet Uysal şöyle devam etti:
“Toplam bir hesap yaptım 3 milyona yakın hasar var. ‘Yıkıp yüzde 60'nı biz yapacağız, yüzde 40'nı 2 yıl ödemesiz 18 yıl ödemeli kredi vereceğiz' dediler. Hasarım bile şu anda 2.5 milyon. Burayı yaptırayım desem, 5-6 milyondan aşağıya değil. 5-6 milyonun yüzde 40'nı hesapladığında bayağı büyük para yapıyor.

Bir hesapladım ayda 15 bin lira gibi bir taksiti olacak. Bunu benim ödemem mümkün değil. Ben ömür boyu borç mu ödeyeceğim? Şu anda 42 yaşındayım, 20 yıl daha borç ödeyecek durumum yok. Kendi yaralarımızı sarıp yolumuza devam edeceğiz.

TARSİM hayvan başı 4 bin lira girmiş değer olarak. Hatta bir hayvanımız vardı ayakları kırık. Yaklaşık 400 kilo et vardı. TARSİM'in eksperi de buradaydı. Keselim mi kesmeyelim mi diye beklerken hayvan öldü. Bana vereceği TARSİM'in o havandan 3 bin 600 lira. Hayvanda zaten 400 kilo et var 40 liradan kestirsem 16 bin lira yapıyor. Dün TARSİM'in müdürü vardı, ‘Müdürüm ben aptal değilim’ dedim. 25 bin liralık hayvana bana 4 bin ödeme yapacaksınız.”

“80 YAŞINDAYIM 20 YIL KREDİ ÖDEYEMEM”

Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinin Kepez Belene köyünde yaşayan Anmet Şen de gece kızının kapısını çalması ile yangından haberi olduğunu belirtti. Dışarıya çıktığında Belene'den yangının rüzgarın etkisiyle hızla köye doğru geldiğini söyleyen Şen o anları şu sözlerle anlattı:

“Kızıma ‘itfaiyeyi aradın mı?’ diye sordum. ‘Aradım’ dedi. Kaba poyraz esiyordu. Rüzgardan ayakta zor duruyorduk. Birden alev topunun  köye doğru geldiğini gördüm.  Bir anda köyü sardı.  Eşimle birlikte canımızı zor kurtardık. Evim tamamen yandı. Şimdi kalacak yerim yok. Ben asgari ücretle yaşlılıktan emekliyim. Ama devlet yaptırdığım evden senin maaşından bunu keserim derse bir diyeceğim yok. Bunun haricinde devlet bana ister yapsın ister yapmasın. Devlet bana krediyle ev boşuna yapmasın. Ben 80 yaşına varmışım, 20 yıl bu krediyi ödeyemem. Bana sorarlarsa isim falan kaydedileceğinde aynen Cumhurbaşkanına da size söylediğimin aynısını söylerim. Yok ki ne yapayım. 30 dönüm zeytin ağacım vardı hepsi yandı gitti.”

 

Ahmet Şen

“KAYIN BABAM DUMANDAN ZEHİRLENEREK ÖLDÜ EVLERİMİZ TÜMÜ YANDI”

Yangında kayınbabasını kaybeden Gündoğmuş Kepez Belene köyü sakini Emiş Yüksel, kayınbabasının ağacı çok sevdiğini bu yüzden köye birçok ağaç diktiğini yaşlı gözleriyle anlattı. Yüksel, kayınbabasının ağaçlarını yanmış şekilde görmediği için sevindiğini, fakat hayatını kaybettiği için de üzüldüğü söyledi. Ölen kayınbabasının iki gün önce bir ceviz ağacı diktiğini dile getiren Yüksel, “Babamın diktiği ağacı gidip sulamıştım. Kayınvalidem de kötü durumda. Şeker hastası. Zihinsel engelli kardeşimin ve kayınbabamın evi, hepsi yandı. Geldik kayınbabamın cenazesini burada bulduk. Dumandan boğulmuş. Her şeyimiz yandı. Annemin de alevler paçasına kadar ulaşmış. Engelli kardeşim de çeşmeye saklanıp hayatını kurtarmış. Annem bağırmış ‘dayı gel’ diye. Hayvanları kurtarmaya çalışmış. Ondan sonra düşmüş. Hayatın boyunca hep ağaç dikti, bir karıncayı dahi incitmedi. Herkes çok severdi. 6 tane keçisi vardı, onlar da yanarak öldü. Evi yandı, kendisi öldü. Kayınvalidemin 50-60 kadar bileziği varmış o da yandı. Biriktirdiği parası da yandı. Cenazesine helikopterle gelip bastılar toprağına. Fakat dirisine gelmediler.-” dedi.