Yönetenlerin tek amacı yandaşı zenginleştirme

Öcalan’ı yargılayan mahkemenin Başkanı Turgut Okyay, SÖZCÜ’ye konuştu. Okyay, “Yoksulları zenginlere köle yapmaya çalışan, doğayı tahrip eden, kendinden olmayanları dışlayan, çağdışı bir eğitim benimseyen, bağımsız yargının oluşumunu engelleyen, yargıya baskı yapan iktidardan desteğinizi çekin” çağrısını yaptı...

Yönetenlerin tek amacı yandaşı zenginleştirme

Bölücü terör örgütünün başı Abdullah Öcalan'ı İmralı Adası'nda yargılayan Ağır Ceza Mahkemesi'nin Başkanlığını yapan, onursal Yargıtay Üyesi Turgut Okyay iktidarı eleştirdi. Okyay “Tek amaçları yandaşları zenginleştirmektir. Tarafsız ve bağımsız yargının oluşumunu engelleyen, sürekli yargıya baskı yapan bu iktidardan desteğinizi çekin” dedi. Ülkeyi yönetenlerin geçmişi, tarihimizi incelemesi, günü gözlemlemesi, sorunları tespit edip çözüm üretmesi gerektiğini belirten Okyay, şunları söyledi:

“Her gün eylemleri ve söylemleri dengesiz ve mantıksız bir şekilde değişen bizi yönetenlerden bunu beklemek olanaksızdır. Bizi yönetenler başka bir anlatımla ne yaptıklarını ve yapacaklarını bilmiyorlar. Söylemleri birbirini tutmuyor, sürekli gerçek dışı konuşuyorlar.”

GAYRET YOK

“Uygulanan iç ve dış politikaların amacının yurttaşların mutluluğunu, refahını can ve mal güvenliğini ülkenin itibarını sağlamak olması gerektiğini, ancak bu konuda çabalar bulunmadığını öne süren Turgut Okyay, SÖZCÜ'nün sorularını şöyle cevaplandırdı:

“Ülkemizin ve ulusumuzun birlik ve bütünlüğünü savunan, yargının üstünlüğünü ve sosyal adaleti gerçekleştirmek için çırpınan, özgürlüklere önem veren iktidara ve yöneticilere ihtiyacımız var. İktidar ve emrindeki gazete ve televizyonlar sürekli gerçekleri halkımızdan saklıyorlar. Ülkemizi ancak ülke sorunlarını bilen, çözüm üreten dürüst, namuslu, aydın siyasetçileri yüce meclisimize sokarsak kurtarabiliriz.”

Turgut Okyar, 2019'da Ankara'daki kooperatif evinde Saygı Öztürk'e verdiği röportajda hiç otomobili olmadığını, işe belediye otobüsüyle gidip geldiğini anlatmıştı.

OYLARINIZA SAHİP ÇIKIN

“Yüce halkım iktidarın hırsına, baskısına, topluma kin ve ayrılık tohumları ekmesine izin vermeyin, oylarınıza sahip çıkın. Yoksulları zenginlere köle yapmaya çalışan, doğayı tahrip eden, kirleten, doğa yasalarına saygı duymayan, müsrif, kendinden olmayanları dışlayan, aşağılayan, çağdışı bir eğitim sistemi benimseyen, tarafsız ve bağımsız yargının oluşumunu engelleyen, sürekli yargıya baskı yapan bu iktidardan desteğinizi çekin.”

ÇANAK TUTMAYIN

“İktidarın hırslarına, baskılarına çanak tutmayın. Topluma kin ve ayrılık tohumları ekmelerine izin vermeyin. Sınırsız iktidarda kalma hırsı ve aç gözlülük toplumumuz üzerindeki baskıları arttırmıştır. Gönlünüzü hakka, hukuka ve sevgiye bağlayın. Toplum ve doğa yasalarını çiğnemeyin, hiç kimsenin çiğnemesine de izin vermeyin, oylarınıza sahip çıkarak engelleyin. Öfke ve hırsınıza kapılmayın. Zulüm ve haksızlığa boyun eğmeyin, oylarımıza sahip çıkarak bunları önleyebiliriz.”

HUKUKSUZ YARGILAMA

“Kimsenin hiç kimseyi haksız ve hukuksuz bir şekilde yargılamaya hakkı yoktur. Bilmediğiniz ve kuşku duyduğunuz şeyler için kavga ve çatışmaya gerek yoktur. Anlaşmazlıklarınızı bilinçli bir şekilde akıl yürüterek, sakin, makul ve mantıklı düşünerek öfkeye kapılmadan giderebilirsiniz. İnançlarınızı hiç kimseye dayatmayın. Hiç kimse, kimsenin inancına karışmasın, etkilemeye çalışmasın. İnsanlar, inançlarını özgürce seçsinler. Buna saygı duyun. İnsanlar özgür düşünceleriyle, akıl yoluyla mutlu olmanın yolunu bulabilecek yetenektedirler. Bu konuda insanları özgür bırakmalıyız. Mutlu yaşayalım.”

KUTUPLAŞTIRMAYIN

“Din adamlarımız, siyasi partiler, ülkeyi yönetenler, tüm insanlarımız toplumun ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durmalı. Herkes sevgi ve hoşgörü ile yaklaşmalı. Koca Türk Devleti aşiret devletine dönüştürülmemeli. Dünyanın hiçbir ülkesinde sürekli kandırılanlar, kin ve nefret tohumu ekenler, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele etmeyenler, edemeyenler, bilimsel eğitimi dışlayanlar ülkesini yönetemez. Adaletsiz geçen günlere dayanılamaz. Ne yaptığını, yapacağını bilemeyen, yanılma metoduyla ülkesini felakete sürükler. Halkımızı bilimsel akılcı bir eğitim sistemiyle eğiterek insanları sevgi ve hoşgörü anlayışına ulaştırmadıkça kalkınamayız, mutlu olmayız. Saygınlık kazanmanın ve kalkınmanın yolu bilimsel eğitimden geçer.”