Sözcü Plus Giriş

‘Bursa’da uyuşturucu yaşı 11″e düştü’

İYİ Parti Bursa Toplumsal ve Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Semra Doğan, Bursa'da uyuşturucu madde kullanım yaşının 11'e düştüğünü belirterek, "Türkiye'de uyuşturucu bağımlı sayısının 1 milyon 700 bin olduğu tahmin edilirken, Bursa'da gençlerimiz ölümcül sentetik uyuşturucu batağına batmış durumda" dedi.

Halil ATAŞ
Güncellenme: 17:44, 25/06/2021
‘Bursa’da uyuşturucu yaşı 11″e düştü’

‘Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü' nedeniyle, uyuşturucu madde kullanımının çocuk denilebilecek yaşlara düştüğünün vurgulandığı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı'nın açıklamasında, ortak mücadele platformu çağrısı yapıldı.

“TOP YÜKÜN MÜCADELE ŞART”

Toplumsal Politikalardan Sorumlu İl Başkanı Yardımcısı Semra Doğan, ülke geleceğinin tehdit altında olduğunu belirterek, “Kentimizdeki  Siyasi Partiler, STK’lar, din görevlileri, öğretmenler, aileler, üniversiteler, spor ve sanat camiası ile birlikte kararlı ve topyekün bir mücadele başlatmalıyız” dedi.

“BURSA’DA UYUŞTURUCU ORTAOKUL SEVİYESİNE KADAR DÜŞTÜ”

Madde bağımlılığının Türkiye’de tehlikeli boyutlara ulaştığını belirten Doğan, şöyle konuştu: “Bursa’da ise ne acıdır ki, uyuşturucu kullanma yaşı ortaokul seviyesine kadar düşerken, bağımlı gençlerin sayısı da maalesef günden güne artıyor. Ülkemizdeki uyuşturucu bağımlı sayısının 1 milyon 700 bin olduğu tahmin edilirken, kentimizde de gençlerimiz ölümcül sentetik uyuşturucu batağına batmış durumda. Aileler ise çocuklarının uyuşturucunun esiri olması karşısında çaresiz kalıyor. Çocuklarını, aldıkları tüm tedbirlere rağmen uyuşturucu batağından kurtaramayan aileler, yöneticilerden, polisten ve adli makamlardan çaresizce yardım bekliyor.”

“TEDAVİ MERKEZLERİNE BAŞVURU 9 KAT ARTTI”

“Uyuşturucu ve madde bağımlılığındaki artışın sebeplerini incelediğimizde, karşımıza, aile içi şiddet ve sevgisizlik, parçalanmış aile durumları, TV, sosyal medya, geniş aile kavramından çıkılarak çekirdek aileye hızla geçiş, ayrıca pandemi nedeniyle yalnızlaşan gençler ve aileler gibi nedenler çıkıyor” diyen Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Türkiye'de  uyuşturucu tedavi merkezlerine başvuranların sayısının yaklaşık  9 kat arttığını görüyoruz. 2006 yılında Türkiye'de tedavi merkezlerine başvuranların sayısı 1417 iken, 2017 yılında bu sayı 12 bin 501'e çıktı. Ülkemizde giderek artan ekonomik sıkıntılar ve işsizlik, ne yazık ki  boşanma nedenlerinin başında yer alıyor. Bu da parçalanan ailelerin ve çocuklarının, madde bağımlılığına yönelmesine neden olabiliyor. Madde bağımlılığındaki artış ise ülkedeki suç oranlarının artışını da beraberinde getiriyor.

* Adli verilere göre; Cinayetlerin yüzde 60'ı, saldırıların yüzde 40'ı, tecavüz suçlarının yüzde 33'ü alkol ve madde kullanımı olan kişiler tarafından işleniyor. Adli istatistiklerin yayımlandığı 2009-2019 yılları arasında uyuşturucuya bağlı suçlardan, toplam 2 milyon 69 bin 868 kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılıklarınca şüpheli sıfatıyla işlem yapıldı. Bu sayı Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 2'sine denk geliyor. 2009'da 63 bin 733 kişi, 2019'da 184 bin 190 kişi olmak üzere, uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla işlem yapılan kişi sayısında tam 3 kat artış oldu. Bu arada en ürkütücü olan ise araştırmalara göre madde kullanım yaşının 11'lere kadar düşmüş olması.

“ARZ TALEBİ  ÖNLEYİCİ POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ…”

Türkiye’deki uyuşturucu trafiğine de dikkat çeken Doğan, “Türkiye, ne yazık ki son 20 yılda sürekli çeşitlenen birçok uyuşturucu maddenin imal edildiği ve ayrıca geçiş köprüsü bir ülke konumundadır. Madde bağımlılığı ile mücadeleyi başaramazsak, özellikle büyük kentlerimizde, çok büyük güvenlik sorunları yaşayabiliriz. Ülkemizde ve Bursa’daki uyuşturucunun yüzde 80'i sokak satıcılarından ve internetten temin ediliyor” şeklinde konuştu.

“YEREL YÖNETİMLER YETERSİZ KALIYOR!” 

Belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına da çağrıda bulunan Doğan, “Sosyal belediyecilik konusunda aktif olması gereken Bursa Büyükşehir Belediyesi, özellikle kentin doğu kısmında gençlerin boş zamanlarını değerlendirmesi için  spor tesisleri, kültür, sanat gibi sosyal etkinliklerin yapılacakları mekânlar oluşturmakta yetersiz kalıyor. Sayıları tüm Türkiye ‘de 125 bini bulan sivil toplum kuruluşlarının da, bu mücadelede görev üstlenmemeleri ciddi bir sorundur. STK'lar bu anlamda sahada aktif sorumluluklar almalıdır. Bu çerçevede görev alabilecek 50 bin 192 muhtar, 1 milyon 77 bin öğretmen, 130 bin din görevlisi ve 300 binden fazla emniyet personeli bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.