Sözcü Plus Giriş

İranlı saadet zinciri şebekesi hakim karşısına çıktı

İstanbul'da kurdukları şirketlerle, saadet zincirine benzeri bir yöntemle çok sayıda kişiyi dolandırdıkları iddia edilen biri Türk 18 sanık 13 yıldan 926 yıla kadar değişen hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıktı. 

Güncellenme: 16:10, 09/04/2021
İranlı saadet zinciri şebekesi hakim karşısına çıktı

İranlı saadet zinciri çetesine yönelik dava İstanbul 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya 1’i tutuklu 16 sanık ile avukatları ve müştekiler ile avukatları katıldı. 2 tutuklu sanık ise Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile katılım sağladı. Yapılan duruşmada tanık ifadeleri de dinlendi. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Seyed Jafar Jafari ise firari durumda.

KİMSEYİ DOLANDIRMADIM

Çetenin Türk üyesi olduğu iddia edilen Çetin Salman savunmasında, “Seyed Mohammed Jafari”yi (Çete lideri olduğu öne sürülen Seyed Jafar Jafari’nin babası)  tanırdım. Onun ricası üzerine onların Türkiye’de yapacakları ticarete yardımcı olmak için  The Key International isimli şirkete geçici olarak yetkili oldum. Mali müşavirim bana bunu tavsiye etti. Bilahare de bu yöneticilikten ayrılacaktım. Bu şirket otellerde yapılan organizasyon işlerini düzenler. Ücreti karşılığında yine yaşam koçu olduğunu söyleyen Jafar Jafari’nin talepleri üzerine değişik organizasyonları şirket olarak gerçekleştirdik. Ancak biz sadece otel ayarlanması, gelen konukların ağırlanması gibi işlemlere yardımcı olduk. Bu toplantıları düzenleyen Jafar ve onun elemanlarıdır. Ben bu toplantıların içeriği hakkında bilgi sahibi değilim. Müştekileri tanımam. Müştekilerden alınan paralarla ilgili herhangi bir bilgim yoktur. Ben sadece yaptığımız organizasyonun paralarını aldım. Bu konuda yapılan sözleşmede dosya içinde mevcuttur. Benim yaptığım işlem ticari bir faaliyettir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hiçbir  örgüte üye değilim. Hiçbir örgütün yöneticisi de değilim. Kimseyi dolandırmadım. Böyle bir niyetimde yoktur. Benim Hacı Ali isimli bir lakabım yoktur. Ben Mustafa Adalı’dan herhangi bir şekilde 45 bin dolar para teslim almadım” dedi

SÖZ KONUSU RAKAMLAR BÜYÜK RAKAMLARDIR SUÇLAMALAR ASILSIZDIR

Tutuklu sanık Nefes Yegane savunmasında, “Ben suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, herhangi bir örgüt üyesi değilim. Eşim Mahdi ve kız kardeşimin söylediği gibi söz konusu olaylar gerçekleşmiştir. Onların savunmalarına katılıyorum. Ben kimseden para almadım, kimseyi iddianamede belirtilen şekilde bir  organize katılmalarını sağlamadım. Söz konusu belirtilen rakamlar büyük rakamlardır. Suçlamalar asılsızdır. Daha önce yapmış olduğum savunmalarda geçerlidir. Herhangi bir örgüt üyesi değilim” dedi.

TANIK İFADESİ ALINDI

Tanık Ferdi Yılmaz verdiği beyanda, “Ben Mohammed Mahdi Raoufi ve Nefes Yegane isimli şahısların şoförlüğünü 2018 yılının Ağustos ayından itibaren yapmaya başladım, 2019 yılının Kasım ayında işten ayrıldım. Ben çalıştığım dönem içinde bu kişilerin değişik toplantılar yaptıklarını gördüm, ancak ne iş yaptıklarını ilk başta anlamadım. Sonradan müştekiler ortaya çıkmaya başladı. Ben bir nevi piramid sisteminin olduğunu ve bu nedenle ortaya mağdurlar çıktığını anladım. Sanıklar mağdurlar hakkında bizden para istiyorlar diye şikayetçi olmaya başladılar. Ben kendimde işten çıkmak istediğimde Mahdi Raoufi beni tehdit etti. Çünkü ben bir çok şeyi biliyordum. Ben konu hakkında bildiğim tüm hususları önceki beyanlarımda aynen ifade etmiştim ve whatsapp ses kayıtlarını da ibraz ettim. Önceki beyanlarıma ekleyecek başkaca bir husus yoktur, sanıklar bana çalıştığım süre içinde 3-4 kişinin bilgilerini atıp bu kişileri bulmamı istedi, ben sürekli bu talepleri geçiştirdim, en son  Muhammed Mahdi bana Davut isimli bir şahsın iki tane kızının ismini verip, bu kızlar aracılığıyla Davud Esfaniye ulaşmak istediğini, bu kişide 300 bin dolar eteryum olduğunu, bunu polisten önce kendisinin bulmak istediğini söyledi, ben bu talebide yerine getirmedim, uygun görmediğim içinde bu işte çalışmayı bıraktım, benimle alakalı hırsızlık yaptığım iddiasıyla husumet oluşturmaya çalıştılar” dedi

TOPLAM 460 BİN DOLAR PARA ÖDEDİM

Müşteki Davood Esfahanı beyanında, “Ben söz konusu şirket yetkilileriyle Malezya’da iken tanışmıştım. Ben şirket yetkilisi Mahdi Raoufi’yi tanırdım. Malezya’da kendilerine 260 bin dolar  para ödedim. Toplam 18 bin dolar geri ödeme aldım. Türkiye’de bu kez parayı Mahdi ve Nefes’e elden 200 bin dolar para ödedim. Yani ben toplamda bu kişilere 460 bin dolar para ödemiş oldum. Türkiye’de ödediğim para 200 bin dolardır. Ben bu otellerde yapılan toplantılara da katıldım. Bütün sanıkları o toplantılarda gördüm. Ben İran’da yatırdığım paraları Alireza  isimli şahsın hesabına yatırdım. Ben Mahdi ve Nefes’e para verdiğimi beni parayı geri vereceklerini söyledikleri için önceki ifademde belirtmedim. Ben televizyon programına da çıktım. Verdiğim 460 bin doları yuvarlayarak 500 bin dolar olarak söyledim. Eşimde benzer bir para ödemişti, o da müştekidir, eşimde sanıklardan şikayetçi olmuştur” dedi.

500 BİN DOLAR PARA YATIRDIM

Müşteki Leila Shokravı beyanında, “Ben toplamda bu sisteme 500 bin dolar civarında para yatırdım. Bunun 155 bin dolarını Türkiye’de Nefes ve Mahdi isimli sanıklara elden verdim. Çünkü İranlılar olarak Türkiye’de banka aracılığıyla işlem yapamıyoruz, diğer paraları İran’da Mahnaz ve Alireza Golberg’e verdim. Toplamda 10 bin dolar parayı geri aldım, şikayetim sürmektedir” dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar Çetin Salman, Mohammed Mahdi Raoufi ve Nefes Yegane’nin tutukluluk halinin devamını ve tutuksuz sanıkların hakkındaki adli kontrol kararlarının devamını talep etti.

Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, savunması alınan sanıkların yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol kararının devamına ve haklarında başka adli kontrol tedbirleri varsa onların kaldırılmasına hükmetti.

Sanık Seyedsaeed Esmaelzadeharabi hakkındaki adli kontrol kararlarının kaldırılmasına  karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, Malezya’da da benzer suçlardan haklarında soruşturma yapılınca hep birlikte Türkiye’ye gelen ancak burada şikayetler olması üzerine çoğunun yurtdışına kaçtığı belirtilmişti.

Örgüt liderliğini sanık Seyed Jafar Jafari’nin yaptığı sanıklar Seyed Javad Jafari, Seyed Mohammad Jafari, Çetin Salman, Seyed Ehsan Jafari, Mohammad Wael Faavakhırı, Nefes Yegane, Fahimeh Yeganehgohar, Mohammad Mahdı Raoufi ve Sajad Yar Ahmad hakkında “Suç Örgütünü Kurmak ve Yönetmek”, “Tacir Sıfatı ile Hareket Eden Kişilerin Yapmış Olduğu Dolandırıcılık” suçlarından 46 müştekiye karşı eylemlerinden dolayı 278 yıldan 926 yıla kadar hapisleri istendi. Diğer 13 sanık için ise “örgüte üyeliği” ve “Tacir Sıfatı ile Hareket Eden Kişilerin Yapmış Olduğu Dolandırıcılık” suçlarından 13 yıldan 243 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edilmişti. (DHA)