Sözcü Plus Giriş

İş görüşmesinde genç kadına kâbusu yaşatan şirket yöneticisi ikinci kez hakim karşısında

Muğla’nın Milas ilçesinde iş bulmak için gittiği şirkette şirket yöneticisi ve çalışanları tarafından cinsel istismara uğradığını iddia eden muhasebeci Sibel Y.’nin, şikayetçi olduğu şirket yöneticisi Mutlu E. davasında bugün ikinci duruşma gerçekleştirildi.

Yaşar ANTER
Güncellenme: 22:48, 22/06/2021
İş görüşmesinde genç kadına kâbusu yaşatan şirket yöneticisi ikinci kez hakim karşısında

Muğla'nın Milas ilçesinde yaşayan Sibel Y. Geçtiğimiz şubat ayında bir ilanda muhasebeci arandığını öğrenince telefon ile iş yerine ulaşarak randevu istedi.

İş görüşmesi yaptığı Mutlu E.'nin Sibel Y.'ye bölgedeki ünlü bir balık çiftliğinde çalışacağını ve 3600 TL maaş ile üç ayda bir prim, kıyafet ve yiyecek yardımı yapılacağını söyledi.

Şartları ailesi ile görüşüp kabul ettiğini belirten Sibel Y., “Bir kafede buluştuk konuyu netleştirdik çalışabileceğimi söyledi, ayrıldık” dedi.

İŞ GÖRÜŞMESİNE GİTTİĞİ YERDE DEHŞETİ YAŞAMIŞTI

Sibel Y. ertesi gün Mutlu E.'nin kendisini arayarak işe giriş ile ilgili evrakları getirmesini istediğini belirterek, yaşananları şöyle anlattı:

* Akşam saatleriydi, yarın getirsem olmaz mı geç oldu' dedim. ‘Hayır şimdi getir’ dedi. Söylediği adrese gittim, evrakları verecektim. Söylediği adrese gidip binadan içeri girdiğimde salonun ortasında baktım rakı sofrası peynirler, mezeler, rakılar açılmış.

* Bazı adamlar ve kadınlar var. ‘Böyle iş görüşmesi mi olur?' dedim. Hemen geri dönmek istedim, Mutlu E. kolumu sıkarak beni tuttu. İlk şiddeti orada gördüm. Ardından Mutlu E. masadaki adamlara ‘Sibel'e 160 bin TL lazım’, dediğinde üzerimden pazarlık yapıldığını hâlâ anlamamıştım.

* ‘Ben öyle bir paraya ihtiyacım yok’ dedim. Ayağa kalktım gitmek istedim. Mutlu E. ‘Artık buradan çıkamazsın, benim istediklerimi yaparsan gidersin’ dedi. Odada 3 erkek iki kadın daha var. Mutlu E. beni küçük odaya götürüp dakikalarca darbetti. Çok korktum o binadan çıkamayacağımı anladım ama iş işten geçmişti.

“BİZE PAHALIYA MAL OLDUN HAYATIN DEĞİŞECEK” DEDİLER

Sibel Y., sözlerine şöyle devam etti:

* Beni darp ederken bir yandan da cinsel saldırıda bulunuyordu. Tam üç kere kaçmaya çalıştım başaramadım, telefonlarımı da almışlardı. Mutlu E., sırtıma şiddetle vurdu, bayılmışım, kalktığımda çıplaktım, her tarafım şiddetli ağrıyordu.

* Bana, ‘Kalk üstünü giyin' dedi. Her tarafımda çürükler morluklar vardı. Bana, ‘Şimdi seni bir adama teslim edeceğiz, hayatın değişecek, bize pahalıya mal oldun' dedi. Apartmandan beni çıkardığı an arabaya bindirirken aniden ellerinden kaçtım yakınlardaki benzinliğe koşarak girdim, sığındım kurtarın beni diye yalvardım.

* Benzincideki ‘Çocuk abla bu halin ne sana ne yapmışlar' dedi. Uğradığım cinsel istismar ve darp olaylarının nasıl olduğunu burada anlatmak istemiyorum ama savcıya jandarmaya teker teker anlattım hepsi de doktor raporu ile sabit.

12-18 YIL HAPİS CEZASI İLE YARGILANIYOR

Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması bugün öğle saatlerinde yapıldı. Şiddet, darp, cinsel istismar ve tehdit suçlarından 12-18 yıl ceza istemiyle yargılanan Mutlu E.'nin duruşmaya SEGBİS yöntemi ile katıldığı belirtildi. Duruşma eksik belgelerin tamamlanması ve diğer tanıkların dinlenmesi için 3 Ağustos 2021 tarihine ertelendi.

“TECAVÜZ ÇETESİ CEZALANDIRILSIN” PANKARTI AÇTILAR

Sibel Y. duruşmaya, avukatı Eren Keskin, ailesi, akrabaları ile katılırken, Eğitim-Sen Bodrum Temsilcisi Yüksel Okyay, HDP Bodrum İlçe Eş Başkanı Zühal Macit, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği üyeleri ve avukatları ile Emek Partisi üyeleri destek için Bodrum Adliyesi önüne geldi.

Yaklaşık 3 saat süren duruşmanın ardından Sibel Y., avukatı Eren Keskin ve yakınları ile birlikte açıklama yaptı. Kadınlar adliye önünde yaptıkları açıklama sırasında ‘Erkek Adalet Değil Gerçek Adalet', ‘Tecavüz Çetesi Cezalandırılsın', ‘Tarafız' yazılı pankart açtı.

“TEK BİR ERKEĞİN İMZASIYLA HAKLARIMIZ ELİMİZDEN ALINDI”

Avukat Keskin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

* Sibel Y. davasında bugün ikinci duruşma gerçekleşti. Bir cinsel saldırı dosyası ve 1 yıl aradan geçtikten sonra başta Sibel'in çabalarıyla hep beraber, bizim de yardımlarımızla ve olayın kamuoyuna yansımasıyla suçlu Mutlu E. tutuklu yargılanıyor. Tutukluluğa devam.

* Burada bir kez daha hatırlatmak istiyorum, sanırım bütün avukat arkadaşlarımız aynı duyguyu hissediyor. Biz İstanbul Sözleşmesi'nden söz ederek bu tür davalarda taleplerde bulunuyorduk. 1 Temmuz'a kadar bu hakkımız var, daha sonra maalesef tek bir erkeğin imzasıyla bu hakkımız bizim elimizden alındı. Ama sonuna kadar bu sözleşmeyi geri almak sonuna kadar mücadeleye devam edeceğiz.

* Bu tür davalarda İstanbul Sözleşmesi'nin ne kadar önemli olduğunu, kadının beyanının esas olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Ve neden bu sözleşmeden vazgeçtiklerini bir kez daha anlıyoruz. Mücadeleye devam. Biz sadece Sibel'in yardımcılarıyız.

* Tek başına bütün delillerini toplayarak gerçekten büyük bir iş başardı. Ben bir kez daha Sibel'in tüm kadınlara, tüm şiddet gören kadınlara örnek olmasını diliyorum. İki kadın bir erkek olmak üzere diğer 3 sanık tutuksuz yargılanıyorlar.

* Ayrıca bu coğrafyada kadınların istemediği halde fuhuşa sürüklendikleri konusunda bir problem var ve bu konuda da bizim bir suç duyurumuz olmuştu. Kadınların zorla fuhuşa sevk edildikleri iddiasıyla bir çetenin varlığını biz ileri sürüyoruz. O soruşturmada devam ediyor.

“ESAS BİLGİLER ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞILDI”

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği avukatlarından Evrim İnan ise İstanbul Sözleşmesi’nin önemine değinerek şöyle konuştu:

* İstanbul Sözleşmesi'ne saldırıların, bize göre hükümsüz olan feshinin neden olduğunu, neden kaynaklandığını açık bir şekilde anlamış olduk. Heyet az önce mahkeme salonunda kadının beyanına esas edilmeyeceğine dair ifade kullandı.

* Dinlettiğimiz tanıklarımızdan bir tanesi daha önce Mutlu E. tarafından aynı şekilde saldırıya maruz kaldığını ifade ettiğinde hâkimin bu konudaki reaksiyonu maalesef şaşırtmayan bu örnek üzerine kuruldu.

* Aynı zamanda sanık vekilinin de cinsiyetçi bir yargılamayı araç olarak kullanarak bu davada esas bilgileri ört pas etmeye çalıştığına da tanık olduk. Yani erkek adalet değil gerçek adalet talebimizin boşuna olmadığını bir kez daha gördük.

* Biz bu konuda tabi ki şiddete maruz kalan kadının gayreti ve inadı ve bu konudaki ısrarına ancak destek olabiliriz. Bizde kadın hareketi olarak kendisinden güç alıyoruz. Bu nedenle mücadeleye devam edeceğiz. Mücadeleyi asla bırakmayacağız.