Güçlü kemiklere sahip olmanın etkili yolları

“Kemik sağlığı için sadece D vitamini ve kalsiyumun yeterli olduğu zannedilir. Oysa bu düşünce son derece yanlıştır” diyen Erk, osteoporoza karşı önerilerde bulundu.

Güçlü kemiklere sahip olmanın etkili yolları

Kemiklerin yeniden yapılanma süreci yaklaşık 30 yaşına kadar devam eder. Bu dönemde kemik yapısının ve kütlesinin en güçlü olduğu noktaya ulaşılır. 40 yaş civarında ise kemik kütlesi yavaş yavaş azalmaya başlar. “Ancak bilinçli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile kemik sağlığını korumak mümkün” diyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, bu konuda merak edilen noktalara açıklık getirdi ve önerilerini şöyle sıraladı:

En iyi kalsiyum kaynağı süt mü sebze mi?

Yaygın inanışın aksine, süt ve süt ürünleri en yoğun kalsiyum kaynakları değildir. Yeşil yapraklı sebzelerdeki kalori başına kalsiyum miktarı, süt ve süt ürünlerinden daha fazladır.  Başta et, süt, yumurta olmak üzere hayvansal proteinler asidik karakterdedir. Fazla miktarda tüketildiklerinde vücutta asidik madde birikimine neden olurlar. Asit fazlalığını gidermek için kemiklerde var olan kalsiyum ve fosfat kana geçer, bu da osteoporoz riskini artırır. Sebze (özellikle yeşil sebzeler) ve meyveler başta olmak üzere bitkisel gıdalar ise zengin protein içeriklerine rağmen bazik yapıları nedeniyle sağlıklı kalsiyum kaynaklarıdır. Dolayısıyla kemik yoğunluğunu artırırlar.

Batı tarzında besleniyorsanız dikkat!

Asya ve Afrika ülkelerinde süt tüketimi Amerika ve Avrupa ülkelerine göre çok az olmasına rağmen, osteoporoz ve kemik kırıkları en fazla süt tüketen Amerika ve Avrupa ülkelerinde yaşanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre en fazla süt ürünü tüketen ülkelerde osteoporoz (kemik erimesi), prostat ve göğüs kanseri, diyabet ve alerji gibi hastalıklar yüksek oranda görülmektedir. Batı tipi diyette hayvansal protein, rafine şeker, tuz ve kafein fazla; sebze ve meyve ise yetersizdir. Bu tarz diyetin en olumsuz yanı idrarla fazla miktarda kalsiyum atılımının gerçekleşmesi ve osteoporozun ortaya çıkmasıdır. Günlük tüketilmesi önerilen kalsiyum miktarı 1000-1500 mg'dır. Bu miktarın çok altında kalsiyum tüketilen Çin, Japonya, Kore ve Afrika ülkelerinde osteoporoz ve kemik kırıkları, günlük önerilen miktarların çok üzerinde kalsiyum tüketen Amerikalı kadınlardan çok çok azdır.

Kalsiyum alımı ile kaybı dengeli olmalı

Alınan kalsiyum ile vücuttan atılan kalsiyum arasında belirli bir denge şart. Alınan kalsiyum miktarı, idrarla atılan kalsiyum miktarından az olursa vücut dengeyi sağlamak için kemik dokusundaki kalsiyumu kullanmak zorunda kalır. Bu durumda osteoporozun ortaya çıkması kaçınılmaz olur. Çeşitli araştırmalar osteoporozun az kalsiyum alımı nedeniyle değil, idrar yolu aracılığıyla fazla kalsiyum kaybı sonucunda ortaya çıktığını net olarak ortaya koymuştur. Yani gıdalardaki kalsiyumun azlığıyla birlikte, alınan kalsiyumun böbrekler yoluyla kaybedilmesi osteoporozun en önemli nedenidir.

İşte reçete

Kemik sağlığı için D vitamini ve kalsiyumdan çok daha fazlasına ihtiyaç vardır. Çünkü düzenli egzersiz (en azından her gün tempolu yürüyüş ve koşu), yeterli miktarda kaliteli protein, mineral (fosfor, magnezyum, çinko, potasyum), vitamin (A, B6, B12, C, D, K vitaminleri, folik asit), Omega 3, östrojen-testosteron hormonları, sebze ve meyve ile normal kan pH'ı da güçlü kemiklerin olmazsa olmazlarıdır…