Sözcü Plus Giriş

“Nüfusun yüzde 75’ini aşılamadan önleyemeyiz”

Coronavirüs salgınının ülkemizde başladığı günden beri halkı bilgilendiren ve mücadele eden Prof. Dr. Ünal, durumun ciddiyetinin altını çizdi. Salgın sürecini SÖZCÜ HaftaSonu’na anlatan Ünal, kritik dönem için kapanma şart dedi...

Deniz AYHAN
Güncellenme: 07:31, 11/04/2021
“Nüfusun yüzde 75’ini aşılamadan önleyemeyiz”

Pandemi sürecinin ilk başladığı günden bu yana halkı bilgilendiren isimlerden biri olan ve yoğun bakım aşamasında ön saflarda mücadele eden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Necmettin Ünal, salgında geldiğimiz son durumu değerlendirdi. Ünal, “Nüfusumuzun yüzde 75'ini aşılamadan bu salgının önüne geçemeyiz'' dedi. Salgında geçirdiğimiz bir yılı değerlendiren Ünal, şunları anlattı:

ÇİN'İ BİLE GEÇTİK

Başladığımız nokta ve kat ettiğimiz yolu kıyaslarsak, daha iyi bir noktada olmadığımız açık. Toplam vaka sayısı en yüksek 8. ülkeyiz. Dünyada en fazla günlük yeni vaka görülen 5. ülkeyiz. Her bir milyon nüfus için günlük yeni vaka sıralamasında Fransa ile birlikte dünya lideriyiz. Toplam ölümlerde 19. sırada, günlük yeni ölümlerde ise 12. sıradayız. Aktif vakalar açısından 10, bir milyon kişiye uygulanan toplam test açısından 70. sıradayız. Hastalığın ilk çıktığı Çin'de bugüne kadar tespit edilmiş toplam vaka sayısı 90 bin oldu. Biz 2-3 günde Çin'in bir senede karşılaştığı kadar yeni vaka tespit etmekteyiz. Çin'de toplam ölüm sayısı 5 bin, bizdeki resmi rakamlara göre ise 32 binleri geçti.

YÜZDE 75 GEREKİYOR

Ocak ayında başlayan aşılama kampanyasında geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın sadece yüzde 8.5'una çift doz aşı yapabildik. Pandemiyi önlemek için nüfusumuzun yüzde 75'ini çok hızlı şekilde aşılamak zorundayız. Bunun için de toplam aşı dozu 120-130 milyon civarında olmalı. Türkiye'ye şu anda girdiği belirtilen toplam aşı dozu ise 27 milyon kadar. Nüfusun yüzde 75'ini aşılama hedefine kısa sürede ulaşma olasılığının düşük olduğu da ortada. Ülkemizin aşı anlaşmalarını yapmakta gecikmesi ve birden fazla üretici ile anlaşma yapmamış olması, geride kalmamıza neden oldu. Her ne kadar yetersiz olsa da, aşı temini ve uygulamasında Türkiye yine de rölatif olarak daha iyi olan ülkeler kategorisinde kabul edilebilir. Bu konuda en başarılılar, vatandaşlarına en yüksek oranda çift doz aşılama yapan ülkelerdir. İsrail yüzde 60, ABD yüzde 17, Türkiye ise yüzde 8.4 oranları ile ilk 7-8 ülke içerisinde bulunuyor.

VARYANTLAR HIZLI BULAŞIYOR

Varyantların ülkemize girmesine ve yaygın hale gelmesine engel olunamadı. Ülkemizde yüzde 75 oranında hakim olduğu belirtilen İngiliz varyantının, orijinal varyanta göre daha bulaşıcı olması, vaka sayılarının hızla artmasındaki nedenlerden biridir. Bu varyantın ölümcüllüğünün de orijinal virüsten yüzde 60 daha fazla olduğunu gösteren araştırma sonuçları, yakın zamanda vefat sayılarının da artması, potansiyelini ortaya koymaktadır.

SALGININ SONU NE ZAMAN ?

Mevcut verilerle önümüzdeki günlerde hızlı bir iyileşme beklemek zor gibi görünüyor. Sona yaklaştığımız söylenemez. Bunun için, tüm dünyada benzer koşulların sağlanması gerekiyor. Şayet biz gerekenleri yaptığımız halde bunu başaramayan ülkeler var ise, o ülkelerle temaslarda (gidiş-gelişlerde) kuralların çok sıkı ve uzun süre daha uygulanması gerekecek gibi görünüyor.

3-4 haftalık kapanma uygulaması başlamalı

Tam kapanma uygulaması hiç gerçekleştirilmedi. Kısıtlama tedbirlerinin gerekçeleri, hedefleri ve hangi kriterler ile değerlendirileceği net olarak ilan edilip, anlatılamadı. Kısıtlama tedbirlerinin başlama, gevşeme ve sonlandırma ile alakalı kriterler oluşturulup, paylaşılmadı. Bazı sektörlerde kısıtlamalar olması gerektiği şiddet ve sürede uygulanmadı.

TEDBİRLER YETERSİZ

Kısıtlamalar yetersiz ve gecikmeli olarak uygulandığından istenilen hedeflere özellikle 2. pik sonrasında ulaşılamadı. Tedbirlerin inandırıcılığı azaldı ve uyum bozuldu. Kısıtlamaların gevşetilmesinde kademelendirme ve zamana yayma yapılmadı. Kısıtlama tedbirlerinin yetersiz olması nedeniyle kısıtlama süresinin uzaması, ekonomik-psikolojik gibi nedenlerle itiraz ve uyumsuzlukların artmasına neden oldu. Tüm ülkede 3-4 haftalık tam kapanma uygulaması başlamalı. Kapanma sonrası kısıtlamalar belirlenmeli, yeterli aşılama oranları sağlanıncaya kadar bu kısıtlamalar sürmeli. Kısıtlamalar, küçük adımlı ve sürece yayarak gevşetilmeli. Bu süreçte tüm veriler günlük ve tamamen şeffaf olarak paylaşılmalı. Uygulamalardan zarar gören tüm sektörler ekonomik olarak desteklenmeli. Aşı çeşitliliği ve gerekli aşı dozu sayısı, en kısa zamanda temin edilmeli ve hemen uygulanmalı. Çift doz aşı yapılan ve bunun üzerinden 3-4 hafta geçenlerin, yani bağışıklığı oluşanların aktiviteleri bir aşı kimliği ibrazı şartı ile kademeli olarak arttırılmalı. Ülkemize yurt dışından girişlerde aşı kimliği istenmeli. Bunun olmadığı şartlarda PCR ve karantina zorunlu hale getirilmeli.

Ülkelerin aşılama oranları

VATANDAŞ NE YAPMALI?

Kurallara uyum arttırılmalı, maske-mesafe-temizlik dışında, merkezi ve yerel kısıtlama kurallarına uyulmalı. Kısıtlama olmasına bakmaksızın kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınılmalı. Aşılanma konusunda istekli olunmalı. Özellikle sosyal medyada paylaşılan Covid ve aşılar ile alakalı yalan yanlış bilgilere değer verilmemeli… Covid ve aşıları ile ilgili  resmi açıklamalar ve güvenilir bilim insanlarının öngörüleri dikkate alınmalı.