Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

OHAL, TEİAŞ ve 2023 seçimleri

14 Temmuz 2021 Yazarlar

OHAL (olağanüstü hal)  rejimi üç yıl daha uzatılıyor. 15 Temmuz 2016'daki kanlı darbe girişiminden sonra getirilen OHAL düzeni, üç yıllığına ilan edilmişti ve 18 Temmuz 2018'de sona ermesi gerekiyordu. Ancak öyle olmadı. OHAL yetkileri,  kritik bir seçim olan 24 Haziran 2018 seçiminin ardından AKP'nin adeta bir takım çantası gibi kullandığı torba kanunla üç yıl daha uzatıldı.

İşte birkaç hafta içinde bu uzatılmış üç yıllık süre de bitecek. Normal koşullarda OHAL rejiminin sona ermesi gerekiyor. Ancak darbenin üzerinden beş yıl geçmesine karşın normal koşullarda değiliz ve ülkeyi OHAL yetkileriyle yönetmek, AKP iktidarı için büyük kolaylık. (!)

Süresi bitmek üzere olan OHAL yetkilerini üç yıl daha, yani 2024 yılına dek uzatacak yeni bir torba yasa görüşmelerine TBMM'de başlandı. Bu da iktidarın Cumhuriyet'in 100. yılına rastlayan 2023 seçimlerine OHAL koşullarında girilmesi anlamına geliyor.

★★★

Yeni torba kanunla süresi üç yıl uzatılacak OHAL yetkileri nelerdi? Hatırlayalım:

Gözaltı süresi 12 güne çıkarılmıştı. AKP  “torba”sında, üç yıl daha sürdürmeye gerekçe olarak “terörle mücadelenin etkin bir şekilde sürdürülmesi” gösteriliyor. İnsanlık suçu olan işkencenin Türkiye'de özellikle son yıllarda yeniden “normalleştiğini” hatırlatalım.

İktidarın aynı gerekçeyle devam etmeyi planladığı öteki OHAL yetkis,i kamu görevlilerinin ihracı, uzaklaştırılması, meslek ünvanlarını kullanmaması  gibi düzenlemeleri kapsıyor. 15 Temmuz darbesinin ardından OHAL rejimi içinde 140 bine yakın kamu görevlisi ihraç edilmiş  bir iktidar partilisinin “ağaç kökü yesinler” sözüyle simgeleştiği üzere her türlü Anayasal haktan yoksun bırakılmışlardı.

TMSF'nin (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) şirketlere kayyım ataması uygulamasının üç yıl uzatılması da aynı torbada.

TEİAŞ özelleştirmesi niye tehlikeli

TMMOB'da ve EMO'da (Elektrik Mühendisleri Odası) başkanlık yapmış Teoman Alptürk'ten TEİAŞ özelleştirmesine ilişkin görüşlerini içeren bir e-posta aldım. Tane tane anlatmış. Birkaç başlık paylaşıyorum:

TEİAŞ özelleştirmesini tartışmak bile yanlış. Elektrik enerjisi ticari mal değildir. Öyleymiş gibi hareket ediliyorsa zorlama vardır.

TEİAŞ, ülkedeki elektrik santralarında üretilen elektrik  enerjisinin tüketim merkezlerine SÜREKLİ, DENGELİ ve GÜVENİLİR bir şekilde iletilmesini sağlar.

TEİAŞ elektrik sisteminin omurgasıdır. İçinde bulundurduğu yük tevzi (dağıtım) birimi Türkiye enterkonnekte sisteminin maestrosudur. Satarsanız yönetemezsiniz.

TEİAŞ ülke güvenliğinin ve bekasının önemli yapı taşlarındandır.

TEİAŞ'ın kâr ile bir işi yoktur. Bu nedenle TEİAŞ'ın blok satışı veya hisselerinin çoğunluğunun belirli çıkar gruplarını eline geçmesi  ülke güvenliği açısından çok tehlikelidir.

TEİAŞ'ın özelleştirilmesi kamu güvenliğini yok eder. (Seçim zamanı trafolara kedilerin doluşmasını sağlar)

YAZARIN TÜM YAZILARI