Loading ...

Bir önceki yazıda Rönesans grubunun yapıp işlettiği şehir hastaneleri işletmesinin, Danimarka merkezli ISS Facilities'e satış meselesini duyurduk.  Konu önemli. Devam edelim.

Önce Türkiye'deki şehir hastanelerinde sayısal üstünlüğü elinde tutan Rönesans Grubu'nun  portföyüne bakalım. Kamu özel işbirliği (KÖİ) modeliyle üstlendiği şehir hastanelerinin, yatak sayısı ve ve hastanelerin kurulduğu alanla ilgili bilgileri paylaşalım. Şirketin kendi sitesindeki verileri tabloya dönüştürdüm:

Bu “fotoğraf”, talip olunan hizmetlerin büyüklüğünü ve alıcı/satıcı bakımından potansiyel kâr hakkında bir fikir verdiği kadar, KÖİ modeliyle yapılan hastanelerin neden piyasa odaklı olduğunu da anlatıyor.

REKABET KURULU NİYE KALDIRDI?

Konuya dair can alıcı gelişmelerden biri, Rekabet Kurumu'nun devralma başvurusunu, gazetecilerin ilgisi üzerine siteden kaldırmasıydı. Ancak satışı kamuoyuna duyuran gazeteci Kerim Ülker, sayfanın ekran görüntüsünü sosyal medyada (iyi ki) paylaştı. Devralma başvurusunda, “Rönesans İşletme Hizmetleri Danışmanlığı A.Ş'nin hisselerinin tamamının ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş tarafından devralınması işlemi” yazıyor. 16 Haziran 2021 tarihli başvurunun dosya numarası 2021-3-27. Bu veri bir yerde dursun.

TEBLİĞ VAR

Geçen yazımda değindim. Rönesans/ISS başvurusunun sayfadan kaldırılmasıyla ilgili aldığım ilk bilgi, başvuru aşamasında itiraz olursa kaldırılabileceği yönündeydi. Bu bilgiyi de paylaştım. Ancak CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu aynı fikirde değil. Bekaroğlu, TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, 2010/4 sayılı Tebliğ'in 12. Maddesi'ne atıf yaptı. 7 Ekim 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ maddesine göre Rekabet Kurumu'nun kendisine bildirilen birleşme ve devralmaları internet sayfasında duyurmakla yükümlü olduğunu bildirdi. Ticaret Bakanı Mehmet Muş'a satış duyurusunu web sayfasından kaldıran kurum yöneticileri hakkında idari soruşturma açıp açmayacağını sordu ve devam etti: Duyurunun söz konusu siteden sonradan kaldırılma nedeni nedir?”

BAKANLIK NERESİNDE?

Bu sorular kadar önemli olan diğer soruyu da geçen yazımda yönelttim. Tekraren soruyorum: Sağlık Bakanlığı, bu devir işleminin neresinde? Sahibi gerçekte Hazine olan milyonlarca metrekarelik yurt sathında el değiştirecek ve ciroları çok yüksek hizmetlerden bahsediyoruz çünkü.

Not: Yazıyı gönderdikten sonra Rekabet Kurumu söz konusu devir işlemine izin verdiğini resmi sitesinden duyurdu.

Yassıada'ya neler oldu

İktidarın kamu özel işbirliği (KÖİ) modeliyle yaptırdığı projelerin yıkıcı sonuçları, bu köşede sıkça işlenir.

Nedir o yıkıcı sonuçlar? Bütçeye 20-25 yıl gibi süreler boyunca çıkarılan faturalar, doğanın geri dönülemez tahribi, ormanların yok edilmesi, kültürel ve tarihi mirasa verilen kalıcı zararlar. Türkiye'de daha çok; otoyol, tünel, köprü, hastane projelerinde kullanılan KÖİ modeli, alışılmadık bir projede daha uygulandı: Yassıada.

27 Mayıs 1960 darbesinin ardından DP'lilerin yargılanma mekanı olarak kullanılan; Başbakan Adnan Menderes, Bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idamına karar verildiği Yassıada, geçen yıl “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” adıyla açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatı ve onun tarafından. Bugün de ağırlıklı olarak iktidarın propaganda kürsüsü olarak kullanılıyor.

★★★

Yassıada projesine KÖİ modeli uygulanmasına rağmen, “ihaleden muaftır” denildiğini ve yatırım tutarını (140.5 milyon dolar) iki yıl önce Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın açıkladığı KÖİ Raporu'nda öğrenip bu köşede yazmıştık. (17 Haziran 2019)

Projede adı öne çıkan iki firma ise Mesa İnşaat ve AKP Milletvekili Çiğdem Karaarslan'ın ortağı olduğu mimarlık şirketi Arme Concept'ti.

İPA RAPOR HAZIRLADI

Projenin Yassıada'ya yaptığı tahribat, sınırlı da olsa kamuoyunda tartışıldı. Bugün, İBB bünyesindeki İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) yakın zamanda hazırladığı çalışmaya yer vereceğim. İPA bu konuyla ilgilenmiş çünkü Yassıada, idari açıdan Heybeliada'ya bağlı bir mahalle.

Yassıada raporu, projenin hukuksuzlaştırma sürecine, kapalı bütçesine, denetimsizliğe eğilerek şu temel soruya cevap arıyor:

“Yassıada iddia edildiği gibi gerçekten bir bellek mekanına dönüştü mü?”

ODALAR YIKILDI

Kısa cevap çalışmanın 6. sayfasında: “Demokrasi tarihi için bellek mekanı olarak takdim edilen projede Menderes ve arkadaşlarının kaldığı odalar tamamen yıkılmıştır. Yerlerine yenileri yapılmıştır.”

Yassıada 1. derece doğal sit alanıyken, aşama aşama tabi olduğu mevzuat dışına çıkarılmış. Önce Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizm amaçlı devrini talep ediyor, iki yıl sonra 1. derece doğal SİT durumu kaldırılıyor, 2013'te yatırıma yol veriliyor. Kırılma noktasını, projenin Mayıs 2015'te, bakanlıktan TOBB'a devri oradan da TOBB iştiraki Gümrük ve Turizm A.Ş'ye (GTİ) devri oluşturuyor. Yassıada'nın GTİ'den ana yüklenici olan Mesa İnşaat'a devir kısmı, ihale süreci yeterince açık değil. Açık olan şu: Bu süreç boyunca Yassıada'yı koruyan hukuksal “ayak bağlarından” kurtulmak için her şey yapılıyor.

NELER YAŞANDI?

Sonrasın neler olduğuna dair İPA raporundan bazı başlıklar:

Temmuz 2015:

Kültür varlıklarının tahrip edilmesi.

Adadaki korunması gereken kültür varlıkları, Mesa İnşaat'a bağlı şantiye ekipleri tarafından tahrip edildi.

Nisan 2017: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, denizin doldurularak genişletilmesi amacıyla yeni bir plan hazırlayarak askıya çıkardı.

Mayıs 2019: Adalar Belediyesi'nin ve imar uygulama planlarının iptali için açtığı davayı mahkeme reddetti.

DOLGU ALANI VE SAVARONA

İPA çalışmasını okudukça; uygulama imar planını sürekli değiştiğini, mercan yatakları üzerine deniz dolguları yapıldığını, dinamit kullanıldığını, balık yuvalarının yok edildiğini öğreniyorsunuz.

Deniz dolguları için yapılan plan revizyonunun gerekçesi neymiş biliyor musunuz? “Savarona yatının yanaşabileceği ölçüde bir limana ihtiyaç duyulması.”

ANAYASA İHLALİ

Çalışmanın temel tezlerinden biri şu: “Proje Anayasa'yı ihlal etmektedir. Çünkü Anayasa'nın 63. Maddesi devlete tarih kültür ve tabiat varlıklarının korunması sorumluluğunu yükler.”

Bu iddiaya yetkililerin bir cevabı var mı?

Cevaba ihtiyaç duyan başka sorular da var:

– Adada, projenin hayata geçirilmesi sırasında yok olan kültürel miras ögeleri nelerdir?

– Adanın vaat edildiği gibi bir bellek mekanı olarak kamuya nasıl açılacağı ile ilgili bir yönetim planı var mıdır?

– Adaya erişimle ilgili nasıl bir öneri getirilmiştir?

– TOBB'a gelir sağlayan şirketler Yassıada yatırımını onaylıyor mu?

– Mali ve idari denetim var mı?

Bu sorulara cevap gelme ihtimali düşük olsa da kayda girmesi önemlidir.

Yayınlanma Tarihi: