Son verin bu garabete!

23 Ağustos 2020 günü Giresun'u sel vurdu. Felaketin bilançosu ağırdı: 7 ölü!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 31 Ağustos 2020 günü Giresun'a gitti. Korona salgını yayılıyordu. Birçok alanda yasak vardı. Buna rağmen miting yaptı ve mitingin sonunda otobüsün üzerinden aşağıda toplanan kalabalığa “keyif çayı” attı.

26 Ekim 2020 günü, yer Malatya. 10 ay önceki Elazığ depreminin açtığı yaralar henüz sarılmamıştı. Korona salgını birçok esnafı vurmuştu. Servisçiler de mağdurdu. Karşısında Cumhurbaşkanı gören bir servisçi, “İşsiziz, eve ekmek götüremiyoruz” dedi. Erdoğan, bu cümleyi abartılı bulduğunu söyledi. Esnaf durumun kötülüğünü anlatmaya çalışırken Erdoğan esnafa çay paketini atıp, “Keyif çayı bu, bu çayı iç” diye seslendi.

15 Temmuz 2021 günü Rize'yi sel vurdu. Felaketin bilançosu ağırdı: 6 ölü!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 23 Temmuz 2021 günü Rize'ye gitti. Güneysu ilçesinde miting yaptı. Miting sonunda yine otobüsün üstünden aşağıdaki kalabalığa “keyif çayı” attı. Güneysu, Türkiye'nin en önemli çay üretim merkezlerinden biri.

28 Temmuz 2021 gününden itibaren başta Muğla, Antalya gibi turizm beldeleri olmak üzere ülkenin 20'den fazla şehrinde orman yangınları başladı. Devlet yangınları zamanında söndürmekte yetersiz kaldı. Yangının bilançosu çok ağır oldu: 5 ölü ve içindeki canlılarla birlikte yanıp kül olan büyük orman alanları!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 31 Temmuz 2021 günü, yangın felaketinin en çok vurduğu Marmaris'te gecenin karanlığında miting otobüsünün üzerinden yine “keyif çayı” dağıttı. Otobüsün üzerindeki anonsçu “çay atma seremonisi” öncesinde aşağıdaki insanlara şöyle sesleniyordu: “Sizlerin yanında olan, milletine hizmetkar, birlik ve beraberliğimizin teminatı sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a konuşmaları için teşekkür ediyoruz. Saygıdeğer hemşehrilerimiz, Cumhurbaşkanı'mız sizlere buradan çay ikram ediyor.”

Erdoğan felaket bölgesinde otobüsüyle gezerken de ön tarafta durup açık kapıdan yol kenarında gördüğü insanlara “keyif çayı” atmayı sürdürdü.

★★★

Bir değil, iki değil, üç değil. Nerede bir felaket varsa orada otobüsten insanlara doğru fırlatılmış bir “Orçay” paketi var.

Ne kadar önemliymiş bu Orçay arkadaş!

İnsanların evi barkı yanmış, yanan ormanlarla birlikte milletin ciğeri yanmış, yangını zamanında söndürecek bir uçağı dahi olmayan devlet seyirci kalmış, o hay hayda Orçay da Orçay.

Malatya'da yaşanan olaydan sonra Memleket Partisi lideri Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenirken “Çay harareti alır, sefaleti değil” demişti.

Gerçekten de öyle, o büyük felaketlerin yarattığı sefalet henüz ortadayken, o felaketi yaşayan insanların üzerine “keyif çayı” atmak onlara saygısızlıktır.

Lütfen yapmayın, son verin bu garabete artık!

Bravo Gazoz ailesi Bravo Göktuğ Hoca

Pazar gününe TRT Spor kanalında Japonya'da süren olimpiyatlarda okçuluk alanında altın madalya kazanan Mete Gazoz ve antrenörü Göktuğ Ergin'le yapılan söyleşiyi izleyerek başladım. İzlerken Mete'yle bir kez daha gurur duydum. Genç yaşına göre son derece olgun bir genç. Yetenekli olduğu kadar da eğitimli/donanımlı. Her şeyden önce kazandığı altın madalyada okçu olan ebeveynlerinin, antrenörünün, disiplinli ve programlı çalışmanın payının çok yüksek olduğunun farkında. Ayrıca, kendisini ifade edebilmekte de en az okçuluktaki kadar başarılı.

Bunda kendisini yetiştiren annesi Meral Gazoz (İstanbul Okçuluk Spor Kulübü Başkanı) ve babası Metin Gazoz'un (Türkiye Okçuluk Federasyonu altyapıdan sorumlu milli takım antrenörü) büyük katkısı olduğu açık. Küçük kardeş Melisa Gazoz'un da milli yarışlara katılan bir okçu olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Antrenörü Göktuğ Hoca da işinin ehli ve Atatürk'ü, imzasını ok atan bileğine kazıyacak kadar seven bir spor adamı. Adeta ailenin bir parçası olmuş ve bu işi canı gönülden yapıyor. Mete'yle sarsılmaz bir bağ kurmuş

Belli ki Mete'nin müsabakalardaki motivasyonunda Gazoz Ailesi'nin ve Göktüğ Hoca'nın katkısı çok büyük. O nedenle bu zor günlerde yaşamımıza bir nebze neşe katan Mete'yle birlikte Gazoz ailesi ve antrenör Göktuğ Ergin de çok büyük bir alkışı hak ediyor.

Loading...