Sözcü Plus Giriş
EGE CANSEN

Salgından önce salgından sonra

13 Mayıs 2021 Yazarlar

Koronavirüs salgını, Hindistan ve bir dereceye kadar Brezilya gibi kalabalık, nispeten az gelirli, gelir dağılımı çarpık ve kamu düzeninin zayıf olduğu ülkeler hariç, dünya çapında gerilemeye başladı. Bu beklenen bir sonuçtu. Aşı bulunmasa bile, her hastalanan doğal olarak aşılanmış olacağından “sürü bağışıklığı” kendiliğinden oluşacaktı.

Aşı bulunup uygulama başlayınca salgının gücü kırıldı. Hastalığın kaynaklandığı Çin, en çabuk toparlanan ülke oldu. Çin, zaten hemen her konuda herkesi şaşırtacak başarılara imza atıyor. Salgının ilk döneminde yüksek sayıda vaka, hastalık ve ölümlerin görüldüğü İngiltere, İtalya ve İspanya'da hayat normale dönmeye başladı. ABD'de bizdeki biçimde bir kapanma hiç uygulanmadı.

Belki de bu yüzden 335 milyonluk bu dev ülkede yaklaşık 600 bin kişi Covid-19'dan öldü. 68 milyon nüfuslu İngiltere'de toplam vefat sayısı ise 127 bin kişidir. ABD'deki “ölüm/nüfus” oranına yakın vefat olsaydı, Türkiye'de 150 bin insanın bu salgında hayatını kaybetmesi gerekirdi.

Resmi rakamlara göre bizde bu sayı 43 bin. %50 kadar “net hata ve noksan” eklense 60 bin kişi eder. Demek ki, vaka sayımız yüksek olsa da vefat sayısında elde etiğimiz sonuç pek de fena değil.

DÜNYA MİLLİ GELİRİ BÜYÜYECEK

Dünya milli geliri (GSYH) 2019'da %2.3 artmış, 2020 yılında %3.3 azalmış, 2021 yılında ise büyümenin %5.5 olacağı tahmin ediliyor. Sırası gelmişken söyleyeyim. Her ülkenin milli geliri, kendi para birimiyle ve cari fiyatlarla kendisi tarafından ölçülür. Kendi enflasyon hesabına göre “sabit fiyatlara” dönüştürür.

Zincirleme hacimsel endeks de böyledir. Rakamları IMF'nin veya başka bir uluslararası kuruluşun yayınlaması, sanıldığı gibi onları daha doğru yapmaz. Uluslararası istatistikler, hesabı yapan kuruma, hesabın yapıldığı tarihe göre farklılık gösterir. Dolayısıyla milli gelir rakamları birbirini tam tutmaz. Yukarıda verilen yüzdeler bence gerçeğe en yakın sayılardır. Zaten üç dört kaynaktan tahkik etmeden bir sayı yazmıyorum.

Türkiye'nin milli gelir büyümesi, pandemi sırasında maşallah (!) hiç eksiye düşmemiş. 2019'da %0.9, 2020'de %1.8 yükselmiş. Nüfus artışı hesaba katılırsa 2019'da kişi başına düşmüş, 2020'de ise aynı kalmış. 2021'de ise toplamda %5 dolayında büyümesi bekleniyor. Yani kişi başına %3.5 artacak.

MADEM Kİ MİLLİ GELİR ARTIYOR BU MİLLET NİYE AĞLIYOR

Öncelikle şunu belirteyim. GSYH veya yurt dışı gelirler de hesaba katılınca bulunan “milli hasıla” ile hane halkının eline geçen harcanabilir “milli gelir” aynı şey değildir. Eğer kamu harcamaları artar veya cari açık azalırsa, GSYH büyüse bile, halkın harcanabilir milli geliri düşmüş olabilir. Kural olarak GSYH büyümüşse, halkın geliri de büyümüştür. Ancak büyüme kadar milli gelir dağılımının değişmesi de önemlidir.

Pahalılıktan, yani “gelirlerinin fiyatlar kadar artmamasından” şikayet edenler, genelde “memur ve emeklilerdir”. Buna işsiz kalan emekçileri ve esnafı da ekleyebiliriz. Ancak GSYH gerçekten artmışsa, hayat pahalılığı herkes için artmış olamaz. Bizde de olmamıştır. Olmuş olsaydı, bu kadar ev cihazı, ev mobilyası ve binek arabası satılamazdı.

Kapanma ilan edilince “vatandaş” kendini Bodrum yollarına vurmaz, “halk” da “memleketine” gidemezdi.

Son söz: Durumun iyi olsa da şikayet et, yoksa haset çekersin.

YAZARIN TÜM YAZILARI