Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Biri bizi gözetliyor!

Sevgili okurlarım, ertesi gün için yazı yazacaksınız… Bu nedenle çoğu gazeteleri okuyacak, internet haber sitelerine girecek, haberleri ve olanı biteni iyice izlemeye çalışacaksınız.

Dün internet sitelerinde yer alan haberleri okurken yandaş medyada karşıma ilginç bir başlık çıktı:

“Son dakika: CHP'li belediyeden TERÖR TAKVİMİ.”

Biliyorsunuz, iktidarın ve medyasının aylardan beri bir numaralı hedefi, irili ufaklı bütün CHP'li ve az sayıda bile olsa İyi Partili belediyeler.

Bakalım bu kez hangisini hedef seçmişler deyip haberi okumaya koyuldum. Özetliyorum:

(CHP'li) Esenyurt belediyesinin THKP-C ve TKP/ML terör örgütü liderleri Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya'nın ölüm yıl dönümlerinin anıldığı 2020 yılı takvimine inceleme başlatıldı.

İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen iki müfettiş tarafından ifadesi alınan Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt vatandaşların takvim ihtiyacını karşılama amacıyla takvim hazırlattıklarını, terör örgütünü övücü bilgilere yer verilmediğini öne sürdü.

Müfettişler 12 ay içerisinde yer alan ‘Tarihte bugün' kısmını tek tek inceledi.

İncelemelere göre 18 Mayıs tarihli takvim yaprağının arka yüzünde Mahir Çayan'ın yakalanışı ve cezaevinden kaçışına yer verildi.

İbrahim Kaypakkaya'nın yakalanıp işkence yapıldığı ve kurşunlanarak öldürüldüğü ifadeleri yer aldı…”

★★★

Esenyurt İstanbul'un önde gelen belediyelerinden biri…

Haberden anlaşıldığı kadarıyla müfettişler belediye başkanı Bozkurt'un yazılı savunmasını almışlar.

Başkan savunmasında “Söz konusu takvimde Türkiye ve dünyada yaşanan tarihi, siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişmelere yer verildiğini” söylemiş.

14 bin adet bastırılan takvim için belediyeden 84 bin lira ödenmiş.       

★★★

Takvimin çeşitli sayfalarında ayrıca şu alıntılara yer verilmiş:

-“9 Mart tarihte bugün: HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın dokunulmazlıklarının kaldırılması fezlekeleri TBMM'ye gönderildi.

-10 Nisan 1928, tarihte bugün: Türkiye'de devletin dini İslam'dır cümlesi anayasadan çıkarıldı.

-11 Haziran 2008: Norveç Parlamentosu eşcinsel çiftlerin evlenebilmelerine ve evlat edinmelerine olanak tanıyan yasayı kabul etti.

-14 Haziran 2013. Ankara'daki Gezi eylemleri sırasında polis tarafından başından vurulan Ethem Sarısülük hayatını kaybetti…”

365 gün her yıl dönümünde bir sürü haber… Spor, magazin, siyaset, sağlık, doğal afetler, takvimde ne ararsanız var.

★★★

Kendilerinden olmayan belediyeler üzerinde nasıl baskı kurduklarının en güzel örneği işte bu gibi müfettiş soruşturmaları.

Takvimin hiçbir yerinde, hiçbir cümlesinde ve sayfasında terörü öven, destek veren bir tek cümle bile yok.                   

★★★

Kendi belediyelerinin yıllardır yapmakta olduğu vurgunları görmezler, sonra da kendilerinden olmayan belediyelerin üzerine gidip müfettiş gönderirler!

Amaç yıldırmak, baskı altına almaktır.

İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya, Artvin, Ardahan, Bolu, Kırşehir ve daha niceleri…

Tabii ki en başta gelen hedef İstanbul ve Ankara…

Özellikle bu iki Büyükşehir'i yitirmenin acısını henüz içlerinden atamadılar!

Sorun şimdiki belediye başkanlarına kendilerinden önce yapılan vurgunları, yandaş zengin etmeleri size anlatsınlar.

Bazıları sorunlarını ve geçmiş dönemde nasıl borç sarmalına sokulmuş olduklarını kentin işlek caddelerine ve binalarına büyük pankartlar asarak anlatmaya çalışıyor.

Sayıştay bu vurgunlara, soygunlara ve israfa her gün raporlarında yer veriyor ama kim takar!

Aslında Sayıştay'ın yolsuzluk raporları suyun üzerine yazılıyor.

★★★

Şimdi efendim neymiş!..

İstanbul'daki Esenyurt belediyesi tarafından bastırılan takvimde teröre yer verilmişmiş!

Yani buradan yola çıktığınızda iş terör övücülüğüne geliyor!..

Hani, nerede, hangi cümlede?..

★★★

Sevgili okurlarım bu ülkede, bu iktidar döneminde bazı görevler var ki, sonunu düşününce o mesleği yapanları rahatlıkla ruh hastası yapabilir.

Varsayalım siz İçişleri Bakanlığı müfettişi olarak görev yapıyorsunuz ve böyle bir ilk inceleme görevi size verildi.

Bunun anlamı şudur:

“Bak haa, sana şimdi CHP'li belediyeyi veriyoruz. Orasını da şimdi bir anlamda İmamoğlu yönetiyor. Git oraya, incele ve raporunu ona göre yaz!..”

Başka bir talimat verilmesine hiç gerek yok.

Böylesine bir baskı ortamında hangi müfettiş “Ben inceledim ama suç yok” diyebilir!..

İsterse desin, başına gelecekleri önceden kabul etmiş olur.

Suç, israf, savurganlık, ihale yolsuzluğu vesaire, bir şeyler bulmaya eli mahkûmdur.  

Müfettiş raporunun nasıl ve hangi doğrultuda olacağını yakında hep birlikte görürüz!

Bu devirde müfettişlik bile zor zanaat oldu kardeşim!