Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

İki ayrı amiraller olayı

14 Nisan 2021 Yazarlar

Sevgili okurlarım, memlekette bir kaşık suda koparılan son fırtınayı hep birlikte izledik.

Bazı emekli amiraller Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni konu alan bir basın duyurusu nedeniyle gözaltına alındılar…

Aradan günler geçti, ifade verdiler ve hepsi yargı tarafından serbest bırakıldı.

Neler demedi onları suçlayan iktidar kesimi!..

Metnin başlığında “Yüce Türk Milleti” deniliyormuş ve bu, bir darbe çağrısı imiş…

Ayrıntılara girmeye gerek yok.

Söz konusu darbeyi emekli amiraller demek ki gemilere binip yapacaktı…

Ve dünya üzerinde ilk kez denizciler, hem de emekli denizciler tarafından yapılan bir darbeyi Türkiye yaşayacaktı!

★★★

Neyse ki filmin sonu iyi bitti…

İki gün önce bu konuya özgürce değinmek mümkün olsaydı şöyle bir tahmin yürütürdüm:

“Hepsi olmasa bile çoğu tutuklanacak!”

Yani bir düşünün, Türkiye'nin bu ortamında, yargı bağımsızlığının yok edildiği, savcıların ve hakimlerin özgürce karar veremediği koşullarda başka ne beklenebilirdi?

Sanırım şimdi bunları okuyanların büyük çoğunluğu da böyle düşünüyordu ama yazmak ve söylemek asla mümkün değildi.

★★★

Şimdi gelelim “Öteki amiral” olayına…

O amiral Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görev yapıyor.

Tekke veya mescit olduğu söylenen bir yere makam aracıyla gitmişti.

Başında takke ve sarık, sırtında cübbe vardı.

Poz poz resimleri çekildi.

Kayda geçtiğinden acaba haberi var mıydı, yok muydu?

Cübbeli sarıklı üniformasıyla namaza durdu…

Ve çekimler medyaya yansıdı.

Olay büyüdü.

★★★

İktidar ne yapacağını şaşırmıştı…

Böyle bir şey geçmişin Atatürkçü Türk ordusunda (bilindiği kadarıyla) ilk kez oluyordu.

Sarıklı cübbeli amirale yüksek yerlerden talimat verildi:

“Sakın ağzını açıp konuşma. Gerekirse biz bir şeyler söyleriz!..”

Amiral Bey, olay ortaya çıktığından bu yana hiç konuşmadı, hiçbir şey söylemedi!

★★★

O, aldığı talimatı yerine getiriyor…

Ya “Yüksek yerler, yüksek makamlar ne yaptı” diye soracak olursanız, bildiğimiz kadarıyla hiçbir şey yapmadılar.

Aradan yaklaşık bir ay geçti.

Amiral Bey'in bağlı olduğu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ağzını açamadı.

Onun bir üst makamı olan Genelkurmay Başkanlığı da öyle.

Milli Savunma Bakanlığı derseniz, soruşturma başlatmış!

Öyle denildi!

Sarıklı cübbeli, ibadet etmeye devletin tek yıldızlı, forsu çekilmiş arabasıyla giden tuğamiralin bu yaptıkları normal midir?

Madem soruşturma başlatılmış, aradan geçen yaklaşık bir ay içerisinde karar nerede?

Ya da karar ne zaman verilecek?

★★★

İstedikleri zaman jet hızıyla çalışır ve kendi amaçları doğrultusunda gereken neyse onu yaparlar.

Eğer istemiyorlarsa, kağnı hızına bürünürler!

Memlekette ne yapılacak ve nasıl yapılacaksa, her şeyi onlar belirler.

★★★

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar zamanında Genelkurmay Başkanı olarak görev yapmıştı.

Yani Türk ordusunu hepimizden çok daha iyi tanımış olması gereken biridir.

Dikkat ediniz!..

Amiral Bey konusunda o da suskun.

Şimdi sorsak “Soruşturma devam ediyor” diyecektir.

Olay ortada, olay belli.

Kamera çekimleri var, bugüne kadar kimse tarafından yalanlanması mümkün olmadı.

★★★

Basın duyurusuna imza atan amiraller jet hızıyla gözaltına alındı, poliste ve yargıda günlerce sorgulandı.

Takkeli cübbeli amiral ise bildiğimiz kadarıyla görevini aynen sürdürmekte…

Belki amirleri tarafından kendisine bazı hususlar sorulmuş olabilir.

Hepsi o kadar!

Ne olacaksa, ne yapılacaksa bir an önce karar versinler diye bekliyoruz.

Gerekirse “Amiral Bey suçsuz bulunmuştur” desinler, artık ona da razı olacağız!

Yeter ki bu acayip suskunluk, adamına göre muameleler son bulsun.

YAZARIN TÜM YAZILARI