Ercan Taner
Ercan Taner

Farklı yenilgi sarsar

Açılış maçlarında müthiş anlar yakalamak zordur. Takımlar, ilk maçlarda tedbiri kesinlikle bırakmazlar.

Eskiden, oyun tarzı daha çok ani ataklara bağlı olan ev sahibi İtalya. Özellikle Mancini'nin döneminde rakip sahaya yerleşen görüntüsünü oyuna yansıtmak istedi. Bizim takımın zaman zaman yaptığı ön alan baskısıyla rakip kaleye gitme planımız, ilk yarının büyük bölümünde gerçekleşmedi.

Barella, Jorginho, Locatelli, orta sahada iki yönü iyi oynayan oyuncular. Baskı yedik ve İtalya, bir ara yüzde 70 topla oynama oranına ulaştı.

Bu tarz orta sahalara, aynı şekilde cevap vermek gerekiyor. Bu yanıtı vermekten uzak kaldı takım ve yıllarca İtalya'nın tercih ettiği savunmaya döndük. Tek umudumuz çabuk ataklardı.

İtalya hücumun şut, duvar pası girişimi ve kanat organizasyonları gibi bütün prensiplerini denedi. Uğurcan ve savunmamız ile beraber, ilk yarıyı kazasız, belasız atlattık. Pas istasyonu kuramazsanız, rakip sizi geriye çekilmeye zorlar ve kendi yarı sahanızda çok kalırsınız. Hiçbir hücum reaksiyonu gösteremezsiniz, bu yüzden.

İkinci yarı, yine yarı sahamıza yerleşti İtalya. Bu tarz oyunlarda gol yemek kaçınılmaz olur. Merih'in kendi kalesine attığı golle, işimiz zora girdi. Yediğimiz golden sonra, İtalya yine baskıya devam etti. Atak girişimlerimiz bile olumlu olamadı, çoğu anda. İlk yarıda, iyi gördüğüm oyun disiplininden kopunca, İmmobile, İtalya'nın ikinci golünü attı. Maçta, dümen hep ev sahibinin kontrolünde kaldı.

Turnuvaya mağlubiyetle başladık. İnsigne'den üçüncü golü yiyince moralimiz çok bozuldu. Galler ve İsviçre maçlarını yeni başlangıç olarak görmeliyiz.