Ercan Taner
Ercan Taner

Futbolda dün yoktur

Turnuva öncesi pembe tablo çizmiştik. Bizim takım, büyük işler başarmıştı. Elemelerdeki gruptan çok kolay çıkmıştık. Genç bir kadromuz vardı. Takımın çoğunluğu, Avrupa'nın önemli liglerinde oynuyordu. Kamuoyu, haklı olarak büyük beklentiye girdi. Rakiplerimizden kesinlikle çekinmiyorduk. Sonra Antalya kampı başladı. Kamptan gelen haberlere göre mükemmel çalışıyorduk. Hazırlık maçları oynadık. Neredeyse herkes denendi kadroda.

Hazırlık maçlarında bir şey dikkatimi çekti. Oyunumuz ışık vermiyordu sanki. “Olabilir, hazırlık maçları ölçü değildir” kalıp cümlesine kaptırdım kendimi, Almanya'ya gittik. Son hazırlık maçımızı oynadık. Yine iyi değildik. Bir durgunluk vardı sanki. “Olsun, daha var” dedim turnuvaya.Sonra İtalya ile açılışa çıktık. Sahada resmen ezildik. “Olabilir, bu ilk maç, Galler ve İsviçre'yi geçeriz” dedik. Fakat, takım savunmasında yaptığımız hatalar, öyle hemen düzelecek durumda değildi. Galler, bize bunu gösterdi. Ellerini kollarını sallayarak, çok rahat yendiler bizi. İkinci defomuz ortaya çıktı. Çabuk teslim oluyorduk. Savunma ağırlıklı orta alan oyuncularımız Ozan ve Okay'ın aklı karışmıştı. Onlar başlıyor, sonra oyundan alınıyor ve son maça Ozan başlıyordu.

BAZEN OYUNCUYU OYNATMADAN BİTİRİRSİN

Sakatlanan sol bek Umut'un yerine Mert görev alıyor, genç Rıdvan ise bazen tribünde, son maçta ise kulübede oturuyordu. Bazen oynatmadan bitirirsin oyuncuyu. Aldıysan, oynatmalısın. ‘Tecrübeli değil, daha genç, havayı görsün’ diye bir oyuncu en önemli turnuvalardan biri olan Avrupa Şampiyonası'na götürülmez. Bizim ligde sezonu iyi geçiren, gerçekten tecrübeli oyuncularımız var.

Abartmıyorum, 30 tane net pozisyon verdik rakiplerimize. İsviçre cephesi bizi yendikleri maçtan sonra “Daha farklı yenemedik” diye hayıflanıyordu. Bu, uluslararası turnuvalarda kabul edilemeyecek bir husus. Kanatlarımız çalışamadı. Orta alan organizasyonlarında sınıfta kaldık. Savunmamızın ortası, ne kadar yetenekli olursa olsun, çaresiz kaldı. Bizim grubun en çok kurtarış yapan kalecisi Uğurcan. Demek ki kalecimiz biraz kötü olsa, ortaya büyük bozgunlar çıkacaktı.

Bence biz, rakip analizi, kendi taktiğimizi uygulama, maç anı değişkenleri gibi konularda başarılı olamadık. Hep geçmişte kazandığımız başarıları konuşup övünüyoruz. Reklamlar bile öyle. Futbolun felsefesinde çok önemli bir gerçek var halbuki: Futbolda dün yoktur!